11. Hukuk Dairesi 2018/4940 E. , 2020/2410 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/03/2015 gün ve 2010/253-2015/144 sayılı kararı onayan Daire'nin 27/06/2018 gün ve 2016/11352- 2018/4861 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine d…
**11. Hukuk Dairesi 2018/4940 E. , 2020/2410 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/03/2015 gün ve 2010/253-2015/144 sayılı kararı onayan Daire'nin 27/06/2018 gün ve 2016/11352- 2018/4861 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ihbar ve ihtar edilmeksizin davalı tarafın sermaye artımı yapması sebebiyle müvekkilinin sermaye artırımındaki haklarını kullanamadığını ileri sürerek 2003 yılından sonra müvekkiline haber verilmeksizin yapılan tüm sermaye artışı ve ortaklar arasındaki devir işlemlerinin mutlak butlan ile yok hükmünde olduğunun, sermaye artımı olarak ödenen bedellerin usulsüz işlemler olduğunun ve bu işlemlerin mutlak butlan ile yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas sermaye artırımının kural olarak bir ana sözleşme değişikliği olduğu, hak düşürücü sürenin bulunmadığı, sermaye artırımı yapılan genel kurulda toplantı nisaplarının kanun emredici hükmüne uygun olduğu, sermaye artırımına ilişkin olarak davalılarca yapıldığı belirtilen ödemelerin defter kayıtlarında önce banka hesaplarına giriş daha sonra bankadan çekilerek kasaya giriş yapıldığı, davacıya Türkiye Cumhuriyeti Rotterdam Başkonsolosluğu aracılığı ile tebligat yapıldığı, sermaye artırımına dayalı genel kurul kararlarının butlana dayanılarak 7 yıl sonra geçersiz sayılmasının işlem güvenliği ve Medeni Kanun’un 2. maddesi hükümleri çerçevesinde uygun olmayacağı gerekçesiyl, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye, 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.