İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl ve birleşen davalarda verilen karar ile davacıların şirketten haklı nedenle çıkmalarına, ayrılma akçesine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar kesinleşmiştir. Karar kesinleştikten sonra davacılar vekilleri; "Asıl ve birleşen dava davacılarının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... Sicil numarasıyla kayıtlı ... Ltd Şti'den haklı nedenle çıkmalarına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde masrafı davacılara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/191 KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/10/2025 (Ek Karar) NUMARASI : 2024/254 Esas - 2025/343 Karar DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ: 24/04/2024 Birleşen İstanbul 18. ATM'nin 2024/665 Esas - 2025/75 Karar sayılı dosyası; DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ: 07/11/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl ve birleşen davalarda verilen karar ile davacıların şirketten haklı nedenle çıkmalarına, ayrılma akçesine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar kesinleşmiştir. Karar kesinleştikten sonra davacılar vekilleri; "Asıl ve birleşen dava davacılarının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... Sicil numarasıyla kayıtlı ... Ltd Şti'den haklı nedenle çıkmalarına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde masrafı davacılara ait olmak üzere kararın tescil ve ilan edilmek üzere İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine" karar verildiğini , ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kararın tescil ve ilanı yapılmadığı yönünde müzekkereye cevap verildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü her ne kadar, şirket tarafından karar alınması akabinde başvuru yapılması yönünde görüş bildirilmiş ise de ortaklar karar alabilse idi huzurdaki açma zaruriyeti hasıl olmayacağını,kararın infazındaki tereddütün giderilmesi amacıyla kararın tavzihine karar verilmesini mahkemece aksi kanaat hasıl olur ise ticaret sicil müdürlüğüne hükmün aynen infazının sağlanması için müzekkere yazılmasını" talep etmiştir.Mahkemece; ortaklıktan çıkma istemli açılan davada yalnızca ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi hakkında karar verilebilecek olup, çıkan ortağın sermaye payından ne şekilde tasarruf edileceğine dair karar verilmesi mümkün olmadığı, davacıların, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanınını talep etmesine rağmen talebin reddi halinde TTK 34-35 Maddeleri uyarınca Ticari Sicil Müdürlüğü kararına karşı itiraz yoluna başvurması gerektiğini belirterek asıl ve birleşen dosya davacılarının tavzih istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Davacı ... ve ... vekili ayrı ayrı verdikleri dilekçelerde; "Ticaret Sicil Müdürlüğü ile yaptıkları görüşmede tarafımıza şifahi olarak dile getirilen uygulamadaki sorun şu şekildedir; mersis sistemine geçilmeden önce ticaret sicil müdürlüklerinin mahkemeler tarafından verilen bu şekildeki ortaklıktan çıkma kararlarında ortaklıktan ayrılan ortağın payını diğer ortaklara resen paylaştırmak suretiyle tescil işleminin yapıldığı ancak mersis sistemine geçilmesi ile birlikte artık sisteminin buna ekran üzerinden imkan vermediği, bu konuda uygulamada çok büyük mağduriyetler yaşandığı ancak fiilen bir çözüm bulunamadığı belirtildiği, aynı konuda açılmış ve sonuçlanmış olan emsal başka bir dosyada ticaret sicil müdürlüğünün aynı gerekçe ile ortaklıktan çıkma kararının tescil talebini reddi nedeniyle davacı vekili tarafından yapılan tavzih başvurusu üzerine İstanbul Anadolu 7.ATM'nce 2020/681 esas, 2023/921 karar sayılı dosyasında 01.10.2025 tarihli ek karar ile ortaklıktan haklı nedenle ayrılan davacı ortağın payının şirketin diğer ortağı adına tescili yönünde tavzih kararı verildiğini ileri sürerek "ortaklıktan çıkan davacılara ait sermaye payının ne şekilde tasarruf edileceği ve bu payın kime kaldığı hususu" gerekçesiyle İstanbul Ticaret Müdürlüğü tarafından mahkeme kararı icra edilemediğini, davacıların payının şirketin diğer ortakları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl ve birleşen davada davanın kabulü ile davacıların davalı şirketten çıkmalarına izin verilmiş,ayrılma akçesi talepleri olmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar kesinleşmiştir. Şirketten çıkmasına karar verilen ortakların paylarının akıbetinin ne olacağına karar verilmediğinden kesinleşen kararın İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından tescil edilmemesi üzerine tescilin sağlanması için her iki davacı eski ortağın paylarının diğer ortaklar adına tescil edilmesi istemiyle ek karar verilmesini talep etmişler, mahkemece yazılı gerekçeyle istem red edilmiştir.Somut olaya emsal olabilecek bir kararda "Çıkma istemi kabul edilen ortağın payının kime intikal edeceği hususunda bir açıklık olmadığından kesinleşmiş kararı ticaret siciline tescil etmediği, davalı şirketi tescile davet ettiği davalı şirketin kaçınma sebeplerini bildirdiği bunun üzerine re'sen tescili sağlamak üzere elde ki talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Çıkma kararında ayrılan ortağın paylarının ne olacağı belli olmadığından tescil yapılmamış ise de şirketin ayrılan ortağın paylarını devretme veya esas sermayenin azaltılması yoluna da gitmesi mümkündür. Koşulları var ise Ticaret Sicili kesinleşen mahkeme kararına göre işlem yapmakla yükümlü olup çıkan ortağın paylarının şirketçe iktisap edilip edilmeyeceği veya şirket tarafından üçüncü şahıslara veya diğer şirket ortaklarınca devralınıp alınmayacağı hususları şirket genel kurulunun yetkisindedir.Kesinleşen hükümde payların kime devredileceği hususunun belli olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketi tescile davet üzerine kaçınma sebeplerinin bildirildiğini bildirerek mahkemeden re'sen tescil talebinde bulunmanın yasal dayanağı bulunmamaktadır. Somut olayda talep mahkeme ilamının tesciline ilişkin olmayıp, şirketten çıkan ortağın hisselerinin kime devredileceği veya intikal ettirileceğine ilişkin karar istenilmektedir. Mahkemenin hükme dayanak aldığı TTK nın 612.madde ise şirketin kendi paylarını iktisap etmesi hali için geçerlidir. Ticaret Sicil Müdürlüğünün istemi üzerine şirketin kendi payını iktisap talebi varmışçasına %20 payın şirket adına tesciline karar verilmesi yerinde olmadığından kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir." (Dairemizin 2018/963 Esas, 2019/866 karar sayılı 25.06.2019 tarihli kararı ve bu kararı onayan Yargıtay 11. HD nin 2019/4301 Esas 2020/2660 Karar sayılı, 08.06.2020 tarihli ilamı ) Haklı nedenle çıkma davasında; çıkartılan ortağın paylarını tasarruf yetkisi şirket genel kurulunda olduğundan, çıkmaya izin verilmesi davasında paylarının akıbeti hakkında bir karar verilmesi gerekmediğinden, ticaret sicilinde yaşanan sistemsel sorunun yine ilgili müdürlükçe giderilmesi gerektiği, bu gerekçeyle tavzih talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından davacı ... tarafından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacı ...'ten alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2026