11. Hukuk Dairesi 2022/5834 E. , 2024/1960 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1010 Esas, 2022/943 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/346 E., 2022/63 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulün
**11. Hukuk Dairesi 2022/5834 E. , 2024/1960 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1010 Esas, 2022/943 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/346 E., 2022/63 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin "nevaya" ibaresini 5. ve 10. sınıfta tescili için yaptığı marka başvurusuna, müvekkilinin tanınmış "NIVEA" markalarına dayalı olarak iltibas, tanımışlık iddiasıyla yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkalığı tarafından kısmen kabul edilerek dava konusu başvurusunun 5. sınıf ve 10. sınıfın 07 alt gurubunda yer alan mallar yönünden reddine karar verildiğini, davalı başvuru sahibinin bu karara itirazının ise YİDK tarafından kabul edildiğini, oysa müvekkilinin tanınmış markaları ile dava konusu marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunu, somut olay bakımından aynı Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve beşinci fıkrasındaki koşulların da oluştuğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 10.11.2018 tarih ve 2018-M-9532 sayılı kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescili halinde 5. sınıfta yer alan “Göz için farmasötik müstahzarlar hariç olmak üzere insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, göz ile ilgili olanlar hariç olmak üzere tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, göz ile ilgili olanlar hariç olmak üzere tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, göz ile ilgili olanlar hariç olmak üzere ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” ve 10.sınıftaki “Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar” malları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait marka adı altında sadece doktorlar tarafından düzenlenen reçete ile satılabilen ve ancak sağlık uzmanı tarafından kişiye uygulanabilen Tıbbi Cihaz Yönetmeliğine bağlı ilaç niteliğindeki ürün dağıtımının yapıldığını, diz kapağında sıvı azalması sonucu gerçekleştirilen tıbbi hastalıkların ilaç satımını gerçekleştirdiğini, davacıya ait markaların bu malları içermediğini, taraf markaların renk ve yazımlarının farklı bulunduğunu, taraf markaların hitap ettiği müşteri kitlesi ve seviyesinin de benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2017/57154 sayılı "nevaya şekli" ibareli marka başvuru ile itiraza dayanak gösterilen davacının “NIVEA” ibareli markaları arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik olduğu, davacı markaları 03. ve 05. sınıflarda tescilli iken, davalı marka başvurusu kapsamında ilan edilen çekişmeli malların 05. ve 10. sınıflarda olduğu; başvuru kapsamında yer alan 05. sınıftaki “Göz için farmasötik müstahzarlar hariç olmak üzere insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, göz ile ilgili olanlar hariç olmak üzere tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, göz ile ilgili olanlar hariç olmak üzere tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, göz ile ilgili olanlar hariç olmak üzere ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” malların aynı/benzer ve birbirleri ile ilişkili olduğu; davaya konu olan markanın 10. sınıfta yer alan “Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar” malları ile davaya mesnet gösterilen markanın 03. sınıfta yer alan malları arasında bir ilişkinin söz konusu olduğu; dolayısıyla bu kapsamda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının davaya mesnet gösterdiği NIVEA markalarının toplumda yüksek tanınmışlık düzeyine sahip olduğu; dolayısıyla tanınmış markanın aynısı veya benzerinin aynı ve/veya farklı mal ve hizmetlerde kullanılmasının, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında, tanınmış markanın ayırt edici karakterine zarar verebileceği, itibarının zarar görmesine ve haksız yarar sağlanmasına neden olabileceği ve bu durumun tescil için engel oluşturduğu, ancak davacının tanınmışlık itirazının sadece hükümsüzlük davasında değerlendirilebileceği TÜRKPATENT YİDK tarafından tesis edilen 10.11.2018 tarih ve 2018/M-9532 sayılı kararın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince kısmen iptali gerektiği, hükümsüzlük koşullarının ise 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve beşinci fıkrası gereğince davaya konu tüm mallar yönünden oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütünsel algılamada ortalma tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzer bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, markalar arasında benzerlik olmadığını, taraf markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin farklı bulunduğu, müvekkilinin markası altında sadece doktor tarafından reçete edilen ve sağlık uzmanı tarafından kişiye uygulanabilen Tıbbi Cihaz Yönetmeliği'ne bağlı ilaç niteliğindeki ürünlerin dağıtımını yaptığını, bu ürünlerin sadece eczanelerde satıldığını, hitap ettiği tüketici kitlesinin de farklı bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... ile Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar bütünsel algılamada ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik taşımadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı müvekkile ait marka ile davaya konu marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, her iki markanın içerdiği mal ve hizmetlerin birbirinden tamamıyla farklı olduğunu, davalıya ait marka sadece doktor tarafından düzenlenen reçete ile satılabilen ve ancak sağlık uzmanı tarafından kişiye uygulanabilen tıbbi cihaz yönetmeliğine bağlı ilaç niteliğindeki ürün dağıtımı yapıldığını, markaların benzer olmadığı, makul düzeyde bilgili, dikkatli ve özenli olduğu kabul edilen ortalama tüketici tarafından karıştırılması ya da ilişkilendirmesi ihtimalinin olmadığını, bunun yanında müvekkile ait marka ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.