11. Hukuk Dairesi 2021/2037 E. , 2022/6335 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.03.2019 tarih ve 2018/10 E. - 2019/75 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2019/571 E. - 2020/996 K. sayıl…
**11. Hukuk Dairesi 2021/2037 E. , 2022/6335 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.03.2019 tarih ve 2018/10 E. - 2019/75 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2019/571 E. - 2020/996 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "GRATİS" ibareli tescilli markalarının olduğunu, davalı şirketin 2016/107547 başvuru numaralı "Seratis" ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, "Gratis" ibareli markaların tanınmış olduklarını ve bu nedenle başvurunun tescilinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2017-M-9624 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türk Patent vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusunun 5. sınıfta yer alan mallara ilişkin olduğunu, bu sınıfın ilaçlar ve tıbbi amaçlı kimyasal ürünleri kapsadığını, davacı markalarının ise farklı sınıftaki mal ve hizmetleri içerdiğini, marka işaretleri arasında da iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı markası ile davalı markası arasında markalar birbirine benzemediği dolayısıyla karıştırılma ihtimali olmadığı, 556 sayılı KHK 8/1-b gereğince davacının itirazının yerinde olmadığı, 556 sayılı KHK 8/4 maddesi gereğince davacı itirazda bulunmuş ise de taraf markaları arasında iltibas olmadığı dolayısıyla şartları oluşmadığından bu itirazın da yerinde olmadığı, KHK 8/5 madde itirazının da, davacı unvanının davalı tarafından kullanılmadığı, dolayısıyla bu itirazın da yerinde olmadığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.