T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/240 - 2026/617 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/240 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/818 E 2025/664 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 04/05/2026 YAZILDIĞI TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/240 - 2026/617 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/240 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/818 E 2025/664 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 04/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, taraflar arasında davalının iskontolu olarak müvekkiline cam satmayı taahhüt ettiği protokolün imzalandığını, davacı tarafından yapılan talebe rağmen protokol kapsamındaki miktarda cam tesliminin yapılmadığını, davacının başka bir firmadan cam temin etmek zorunda kaldığını ve fazla bedel ödediğini belirterek taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında teslim edilmeyen camların müvekkiline teslim edilmesine, aksi halde uğranılan zararlara karşılık olarak şimdilik 7.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 09/11/2021 tarihli açıklama dilekçesinde, davalının cam tedarikini durdurması nedeniyle piyasadan yüksek fiyattan alım yapılması sonucu 27/03/2020 tarihli protokoldeki birim fiyatlarla aradaki farktan kaynaklanan zarar nedeniyle şimdilik 7.400,00 TL’nin ve müvekkilinin taahhüdü altındaki işleri tamamlayamaması sonucunda müvekkiline kesilecek gecikme cezaları nedeniyle uğradığı zararlara karşılık şimdilik 100,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, protokol kapsamında sabit fiyat garantisi ve taahhüdünün bulunmadığını, talep üzerine davacı tarafından davalıya cam teslim edileceğinin kararlaştırıldığını ve birim fiyatlarının belirlendiğini, sözleşme kapsamında belirlenen birim fiyatının sözleşme tarihi ve sözleşmede belirtilen süre içerisinde geçerli olduğunu, davacının sözleşme ile kararlaştırılan miktarda alım taahhüdünün yerine getirmediğini, ayrıca sözleşme kapsamında ödeme yapılması halinde sevkiyatın yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, hakkında icra takibi yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sipariş edilen ama teslim edilmeyen ürünlerin üçüncü kişilerden temini nedeni ile davacının fazladan ödeme yaptığı miktar bilirkişi raporu ile belirlenmiş ise de, davacının süresinde ödeme yapma yükümlülüğüne, davalının ise süresinde ve talep edilen kadar cam teslim etme yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu hali ile her iki tarafında sözleşmenin feshinde kusurları bulunduğu, kısmen dahi olsa kusurlu olan tarafın karşı taraftan zararlarını talep etmesinin mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Davalı tarafın 27/03/2020 tarihli cam sipariş formuna aykırı davranarak formda kararlaştırılan birim fiyatlar üzerinden fatura düzenlemediği hususunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, müvekkili tarafından taraflar arasındaki sözleşme kapsamında cam tedariki yapamadığı için davalı dışında başka firmalardan cam tedarik ederek fazla fiyat ödediğini ve zarara uğradığını, ayrıca sözleşme kapsamında bazı teslimatların belirlenen 3 günlük süreden sonra gerçekleştirildiğini, sözleşme kapsamında müvekkiline eksik cam teslim edildiği hususunun ihtilafsız olduğunu, 24/08/2020 ve 26/08/2020 tarihli siparişlerin tesliminin yapılmadığını, mahkemece müterafik kusur nedeniyle müvekkilinin zarar talebinde bulunamayacağı kabul edilmiş ise de bu hususun sadece indirim sebebi olabileceğini, sözleşmesel ilişkiyi ilk sekteye uğratanın davalı yan olduğunun gözden kaçırıldığını, müvekkili tarafından ödemelerin süresinde yapıldığını, aşamalarda mutabakat için müvekkili tarafından davalı yana başvurulmasına karşın mutabakatın engellendiğini, sözleşmede kesin vade tarihi bulunmadığından müvekkilinin davalı tarafından temerrüde düşürülmesi gerektiğini, sözleşmenin birim fiyat garantili bir sözleşme olduğunu, müvekkilinin cam alımına dair diğer firmaların kampanyalarından istifade edemediğini, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/548 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğunu bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davacının eksik teslim edildiği iddia edilen malların ifası olmadığı takdirde sözleşme yükümlülüklerinin davalı yanca ihlal edilip edilmediği ve var ise davacının zararının kapsamı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında imzalanan satım sözleşmesine ilişkin protokol hükümlerinin yerine getirilmesi, mümkün olmadığı takdirde oluşan zararın ödenmesi talebine yöneliktir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 27/03/2020 tarihli sipariş formu başlıklı belgenin bir örneğinin incelenmesinden, davalının alıcı, davacının tedarikçi olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun tedarikçi tarafından alıcının talep ettiği protokol kapsamındaki camların belirlenen bedeller ile karşılanması olduğu, sözleşme süresinin imza tarihinden itibaren Ağustos 2020 ayı olarak belirlendiği, bitiş ayına ilişkin olarak gün belirlemesi yapılmaması nedeniyle bitiş tarihinin 31/08/2020 olarak kabul edilmesinin gerektiği, sözleşmede alıcı tarafından cam talebinin ne şekilde yapılacağına ilişkin bir belirleme bulunmadığı, alıcının camların teslimine müteakip C/H’da mutabık kalınan tutar için ortalama 120-150 gün vadeli çekler ile ödeme yapacağı, camların alıcının talebi ile 3 gün içinde sevk edileceği, alıcının projelerinin durumuna göre camları 31/08/2020 tarihine kadar peyderpey alacağı hususlarının belirlendiği anlaşılmış olup, 31/08/2020 tarihinden sonraki taleplerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 22/11/2024 tarih 2022/1860 E. 2024/1427 K. sayılı kararı ile “Mahkemece dosya kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesi hususunun bilirkişi raporu alınmış ise de tarafların ticari defterlerinin birbiri ile karşılıklı olarak incelenmediği ve alınan bilirkişi raporlarının tarafların arasındaki sözleşmede taraflara yüklenen yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği, sözleşmenin ifasında tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarına cevap vermediği anlaşılmıştır. Davacı yanca taraflar arasındaki sözleşmenin birim fiyat garantili bir sözleşme olduğu iddia edilmiş olup, davalı yanca bu hususa itiraz edilmiştir. Mahkemece tarafların ticari defterlerinin karşılıklı olarak incelenmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin birim fiyat garantili bir sözleşme olup olmadığı hususu belirlendikten sonra sözleşme kapsamında mal tesliminde davalı yanın gecikmesinin olup olmadığı, teslimden sonra 120-150 gün vadeli çekler ile ödeme hususunun kararlaştırıldığı gözetildiğinde davacı yanca düzenlenen çeklerin bu kapsamda kalıp kalmadığı, edimlerin karşılanmaması sebebi olarak gösterilen davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davacı yanın 26/08/2020 tarihli talebinin sözleşmenin ifasının peyderpey istenebileceğine dair sözleşme hükmünü ihlal edip etmediği ve ihlal etmiyor ise var ise zararının kapsamı hususlarını izah eden ek rapor alınması gerektiği” gerekçesiyle kaldırılmıştır. Mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi kurulundan kök ve ek rapor alınmıştır. Davadaki taleplerin dayanağı her iki taraf yetkililerinin imzalarını taşıyan sipariş formu başlıklı belgedir. Belgenin içeriği incelendiğinde, davacı şirketin cam alıcısı davalı şirketin cam üretim ve teslimi ile yükümlü olduğu belgede hangi proje için hangi cinste, ne miktarda, hangi tür camın hangi birim fiyat ile satılacağı, indirim oranı ile birlikte toplam satış bedelinin KDV dahil 1.951.681,00 TL olduğu, bu fiyatların sözleşmenin sona ereceği 2020 Ağustos ayı sonuna kadar geçerli olacağı belirlenmiş olup, bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi satış ve temin işinin sabit garantili fiyat ile yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Taraf kayıtlarını inceleyen bilirkişilerin tespitlerine göre, sözleşmenin 4.maddesinde "camlar siparişi takip eden 3 gün içerisinde sevk edilecektir." şeklindeki kararlaştırmaya rağmen davalının raporlarda belirtilen miktarda camı siparişe aykırı olarak geç veya eksik teslim ettiği, davacının 26/08/2020 tarihli siparişinin ise davalı tarafından hiç karşılanmadığı anlaşılmıştır. Davalı işletmesinin üretim kapasitesi ve davacının 26/08/2020 tarihli siparişinin miktarı itibarı ile davalının bu talebi karşılayabilecek kapasiteye sahip olması nedeni ile son siparişin sözleşmenin peyderpey teslim şeklinde yapılacağına ilişkin hükmünü ihlal etmediği, siparişin davalıyı zora sokup sözleşme hükümlerini ihlal etmesini sağlamak için kasıtlı olarak yapıldığının kabul edilemeyeceği, davacının bu siparişin açıklanan nedenlerle iyiniyet kurallarına aykırı olmadığına yönelik mahkemenin kabulünün dosya kapsamına sunulan belgeler ve tarafların kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporu doğrultusunda yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davacının ödemelerini nasıl yapacağı sözleşmenin 4. maddesinde "alıcı camların teslimine müteakip C/H de mutabık kalınan tutar için ortalama 120-150 gün vadeli çekler ile ödeme yapacaktır." şeklindeki kararlaştırma ile düzenlenmiştir. Taraflar üzerinde mutabık kalınan cari hesap mutabakatının varlığını ispat edememiştir. Her ne kadar hesap mutabakatı sonrası 120-150 gün vadeli çekler ile davacının ödeme yapacağı karalaştırılmış ve mutabakat ile ilgili belgeye ulaşılamamış ise de davacı yanın bilirkişi kurulu tarafından raporunda belirtilen çekleri davalıya vermek sureti ile ödeme yapmış olmasının, ödemeye konu çek bedellerine konu miktarlar kadar borçlu olunduğu konusunda mutabakata varıldığını, çeklerinde üzerinde mutabakata varılan borç miktarı kadar düzenlendiklerini kabul etmeyi gerekli kıldığı, bazı çekler ile yapılan ödemenin sözleşmede belirlenen vadeden sonra olması nedeni ile davacının da sözleşmeye uygun ödeme tarihlerini içeren çekleri vermediği için ödeme yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabul edilmesine yönelik mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişkinin teslim ve ödemelerdeki gecikmelere rağmen devam ettiği, davacı tarafça Ağuston 2020 içerisinde verilen siparişlerin davalı tarafça teslim edilmemesi ve tarafların bedel konusunda uyuşamamaları nedeniyle sürecin ihtilaflı hale geldiği anlaşılmış olup, bu kapsamda taraflarca sözleşmenin feshedilmediği, sözleşme süresinin 31/08/2020 tarihi itibariyle sona erdiği, davacı yanca sözleşme süresi içerisinde talep ettiği edimlerin davalı yanca yerine getirilmemesi nedeniyle öncelikle edimin yerine getirilmesi, mahkemece aksi kanaatte olunacak olur ise 09/11/2021 tarihli açıklama dilekçesinde talep edilen zararların davalı yandan tahsili talep edilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda cam tedarikinin durdurulması nedeniyle piyasadan yüksek fiyattan alım yapılması sonucu 27/03/2020 tarihli protokoldeki birim fiyatlarla aradaki farktan kaynaklanan zarar nedeniyle davacının 105.073,68 TL zararın bulunduğu belirlenmiştir. Davacı yanın ikinci zarar kalemine yönelik dava dışı şirket tarafından davacı aleyhine Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/548 E. sayılı dosyası kapsamında yargılama yapılmış olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kararın halen istinaf incelemesi aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece davacı yanın ikinci zarar kalemine yönelik davacı aleyhine açılan Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/548 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/818 Esas, 2025/664 Karar ve 14/10/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."