(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/13081 E. , 2013/11062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 28.02.2013 tarihli "tevdii" kararımıza verilen cevap nazara alındığında; gıyabi hükmün köy muhtarı-azası yerine tebligatı almaya ehil olmayan ...'a tebliğ olunması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine aykırı bir tebliğ işlemi sözkonusu olduğundan, sanığın öğrenme üzerine 11.11.2010 havale tarihli dilekçesiyl
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/13081 E. , 2013/11062 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 28.02.2013 tarihli "tevdii" kararımıza verilen cevap nazara alındığında; gıyabi hükmün köy muhtarı-azası yerine tebligatı almaya ehil olmayan ...'a tebliğ olunması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine aykırı bir tebliğ işlemi sözkonusu olduğundan, sanığın öğrenme üzerine 11.11.2010 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyizinin yasal süresi içinde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Ceyhanlı köyünde taşınmaz komşusu olan sanık ile katılanın amca-yeğen oldukları, esasen İstanbul'da oturan katılanın yaz aylarını geçirmek için köyündeki evine abisi Muammer ile geldiğinde, kendi taşınmazının sınırını belli etmek için malzeme alıp, işçi tutup demir kazıklar çaktırdığı, ancak bunların sanık tarafından sökülüp atılması suretiyle "mala zarar verme" suçunun işlendiği iddia olunan somut olayda;Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; katılanın abisi olduğu belirtilen tanık ...'in talimat yoluyla alınan 14.12.2009 tarihli beyanında; aşamalardaki sair anlatımlarının aksine "demir kazıkların sanığın oğlu ... ve eşi tarafından sökülüp atıldığını" söylemekle, anlatımları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi, sanığın 18.09.2009 havale tarihli yazılı savunmasında "demir kazıkların sökülmesinden sonra" katılanın oğlunu yaraladığını ve bu hususta şikayetçi olduğunu bildirdiğinden, haksız tahrik hükmünün uygulanabilirliğinin tartışılabilmesi için bu konuda adli soruşturma-kovuşturma yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi, Akkuş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/150 E sayılı dava dosyasının getirtilip ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin onaylı örneklerinin alınması, taşınmazların kadastro görmüş tapulu yerler olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, sanığın sabıkasına konu tüm ilamların kesinleşme ve infaz tarihleri de belli olacak şekilde intikalinin sağlanması ve silinme koşullarını haiz olup olmadıklarının karar yerinde tartışılması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.