TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVA : Ortaklıktan Çıkmaya İzin verilmesi DAVA TARİHİ : 02/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma ve çıkma bedeli işlemli davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1322 Esas 2025/1125 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1322 KARAR NO : 2025/1125 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVA : Ortaklıktan Çıkmaya İzin verilmesi DAVA TARİHİ : 02/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma ve çıkma bedeli işlemli davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murislerinin 01/11/2007 tarihinde vefat etmesi üzerine davalı şirkette paydaş duruma geldiklerini bu süreçten sonra şirketin atanan müdürleri ile yaşanan sorunlardan kaynaklı olarak davacıların şirketin faaliyetleri, mal varlıkları ve diğer konularda bilgi edinme ve denetim haklarını fiilen ortadan kalktığını, davalı şirketin mesul müdürlüğü ve tüm yönetsel kararları diğer ortaklar ... ve ... tarafından alındığından davacıların yönetim ve denetim yetkilerini ellerinden alındığını, Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/165 esas sayılı dosyasında davacıların müşteki, şirketin mevcut mesul müdürleri ... ve ...'in sanık olduğunu, Ankara 6. Ticaret Mahkemesinin 2024/919 esas sayılı dosyasında şirket adına kayıtlı taşınmazların tasfiyesi amacıyla şirketin ihyasının talep edildiğini ve anılan dosyada karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğunu belirterek dava dilekçesinde açıklanan nedenler ile davacıların şirket ortaklığından ayrılmaları için haklı nedenlerin oluştuğunu iddia ederek davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmalarına ve çıkma payının tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada davalı şirket üzerine kayıtlı tüm malvarlığının kaydına davanın mahiyeti gereği teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 03/07/2025 tarihli ara karar ile, şirket adına kayıtlı mal varlığı değerleri bildirilmemiş olduğu gibi anılan malvarlığı değerlerinin uyuşmazlık konusu olmadığı, değildir, açıklanan olgular ve dava dilekçesine ekli belgeler gözetildiğinde ihtiyati tedbir bakımından gerekli şartların oluşmadığı gerekçeleriyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan belgelerin ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yeterli olduğunun, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleştiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, HMK'nın 390/3.maddesi gereğince davacı yanın yaklaşık olarak ispata elverişli deliller sunması gerektiği, dosyaya sunulan bilgi belgelere göre istemin yaklaşık olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin gerekçesi de göz önünde bulundurularak yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 17/10/2025 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...