11. Hukuk Dairesi 2011/1982 E. , 2012/8474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2010 tarih ve 2009/929-2010/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be
**11. Hukuk Dairesi 2011/1982 E. , 2012/8474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2010 tarih ve 2009/929-2010/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin iletişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı tarafından temin edilen pos cihazını kullandığını ancak davalının tek taraflı fesih işlemi ile söz konusu cihazı işleme kapattığını, yaptıkları başvuruya banka tarafından verilen cevapta çok ciro yapılması sebebiyle cihazın söküldüğü cevabının verildiğini, müvekkilinin pos cihazını amaç dışı kullanıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını, davalının bu işlemiyle ticari itibarının zedelendiğini satış potansiyelinin de düştüğünü ileri sürerek, 20.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili banka tarafından yapılan tespitler sonucunda, davacı şirketin gerçek satışlar yerine fiktif satışlar yaptığı konusunda şüpheler uyandığını, alınan ve satılan mallara ilişkin yapılan incelemede bu durumun ortaya çıktığını, davacı şirketin kişilik haklarının herhangi bir saldırıya uğramadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, yapılan sözleşme gereğince davacı iş yerindeki pos cihazının kullanımı ile ilgili olarak gözetleme hakkına sahip olduğu, davacı şirketin de yaptığı işlemlerde basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda bulunduğu, davacı şirketin iletişim sektörüyle ilgili kart hamillerine ait kredi kartları ile yüksek tutarlı işlemler yaptığı ve bu işlemlerle ilgili olarak da önceki ekstrede yer alan borç tutarlarının tamamının tek kalemde ödendiği, bu şekilde davacı şirketin banka pos cihazını kendi amaç ve menfaatleri doğrultusunda kötüye kullandığı ve amacına aykırı olarak faaliyet gösterdiği, dosya içerisine mevcut üye işyeri sözleşmesine ek mail order sözleşmesinin 12nci maddesi uyarınca bankanın hiçbir süreye bağlı kalmaksızın ve sebep göstermeksizin tazminatsız olarak sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu, davalının bu şekilde sözleşmede belirlenen hakkını kullandığı ve herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı tarafından kullanılan pos cihazının davalı banka tarafından tek taraflı işlemle kullanıma kapatılmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin iletişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili ile davalı banka arasında yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı tarafından temin edilen pos cihazını kullandığını ancak davalının tek taraflı fesih işlemi ile söz konusu cihazı işleme kapattığını, yaptıkları başvuruya banka tarafından verilen cevapta yüksek miktarlı ciro yapılması sebebiyle cihazın söküldüğü cevabının verildiğini, davalının bu işlemiyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ve satış potansiyelinin düştüğünü ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğinde davalının tek taraflı fesih hakkının bulunduğu ve davacının davaya konu edilen pos cihazını kötüye kullandığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Buna karşın davalı bankanın söz konusu tek taraflı fesih hakkının dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı hususu araştırılmadığı gibi bu durum karar yerinde de tartışılmış değildir. Bu durumda mahkemece davalı bankanın söz konusu fesih hakkını dürüstlük kuralarına uygun olarak kullanıp kullanmadığı hususu, davacı iddiaları kapsamında araştırılıp değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.