4. Ceza Dairesi 2016/16596 E. , 2016/14645 K. "" Tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/05/2016 tarihli ve 2015/94664- 2016/22886-19396 sayılı iddianamenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair, Ankara 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2016 tarihli ve 2016/798 sayılı kararına yönelik itirazın reddine…
**4. Ceza Dairesi 2016/16596 E. , 2016/14645 K.** **"İçtihat Metni"** Tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/05/2016 tarihli ve 2015/94664- 2016/22886-19396 sayılı iddianamenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair, Ankara 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2016 tarihli ve 2016/798 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2016 tarihli ve 2016/716 D.iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2016 gün ve 368349 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 11/10/2011 tarihli ve 2011/14137-626 sayılı kararındaki, “Her ne kadar, 5271 sayılı Kanunun 170. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, mağdurun kimliği iddianamede bulunması gereken unsurlar arasında sayılmış ise de; bunun yapılan soruşturma sonucunda mağdurun kimliğinin elde edilmesi durumuna ilişkin olduğu, yapılan bütün araştırma ve soruşturmaya rağmen mağdurun kimliğinin tespit edilememesinin şüpheli hakkında iddianame düzenlenmesine engel durum oluşturmayacağı açıktır. Ceza yargılaması için diğer asli unsurların bulunduğu bir durumda, zorunluluktan kaynaklanan bu eksiklik ceza yargılamasının yapılmasına engel teşkil etmeyecektir.” şeklindeki hükümler ile şüphelinin "Olay esnasında başka çocuklar vardı. Onlar para vermediler ve gittiler. Tahminim ... ve...bu çocuklardandı" şeklindeki beyanı ve diğer mağdur beyanları ile dosya da bulunan diğer deliller karşısında, şüphelinin üzerine atılı suçu gerçekleştirdiği yönünde kuvvetli şüphenin oluştuğu, mağdurların açık kimliklerinin tespit edilememesinin suçun oluşumunu etkilemeyeceği cihetle, iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “ denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Sanık ... hakkında, tehdit suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ankara 35.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Mahkemece yapılan inceleme sonucunda , iddianamede sehven müşteki ya da suçtan zarar görenlerin isim ve kimlik bilgilerinin yazılmamış olması gerekçesiyle, iddianamenin iadesine karar verildiği, karara yönelik itirazın Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmesi üzerine bu karara karşı, Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: İddianamede, mağdur ya da suçtan zarar görenin kimliğinin yazılmamasının iddianamenin iadesi sebebi olup olmayacağının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: