İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili, müvekkilleri ........ AŞ'nin ortağı olduğu diğer müvekkili.... ... .. Şti (eski unvanı: .... Şti.) eski genel müdürü ve (A) grubu imza yetkilisi davalı ...'nun kanuna, esas sözleşmeye, yönerge ve talimatlara aykırı davranarak şirketi zarara …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/457 KARAR NO: 2026/310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/10/2024 NUMARASI: 2020/661 Esas - 2024/817 Karar DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan ve Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili, müvekkilleri ........ AŞ'nin ortağı olduğu diğer müvekkili.... ... .. Şti (eski unvanı: .... Şti.) eski genel müdürü ve (A) grubu imza yetkilisi davalı ...'nun kanuna, esas sözleşmeye, yönerge ve talimatlara aykırı davranarak şirketi zarara uğrattığını, buna göre şirket müşterisi dava dışı ....... ... AŞ ile "..... özel artırma sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme uyarınca dava dışı şirkete ait araçların tüm sorumluluğu o şirkete ait olmak üzere müvekkili.... .......... Şti. tarafından açık arttırma usulüyle satıldığı, en son sözleşmeyle de 446 adet toplam bedeli 23.174.900-TL olan araçların ihale sistemi ile 3. kişilere satımının yapıldığını, müvekkili şirketin de bu satıştan komisyon aldığını, satım ücretlerinin aracı satın alan 3. kişilerden tahsil edildiğini, araçların devri yeni maliklere yapılmadan önce 446 adet aracın bedellerinin tamamının dava dışı...... AŞ'ye ödendiğini, bu arada ... ... AŞ'nin .... ATM'nin 2018/789 esas sayılı dosyasıyla konkordato başvurusunda bulunduğunu, araçlar üzerindeki rehinler ... ... AŞ tarafından kaldırılmadığından, araçların 3. kişilere devrinin yapılamadığını ve 446 adet araç bedeli 23.174.900-TL'nin müvekkili şirket tarafından ihaleye katılıp araç satın alan kişilere ödenmek zorunda kalındığını, davalı eski genel müdürün sözleşme tutarı nedeniyle şirketin ortaklar kurulu kararı alınmadan kendi iradesiyle böyle bir sözleşmeyi yaptığından zarardan sorumlu olduğunu; diğer davalı sigorta şirketinin .......... nolu yönetici sorumluluk sigortası poliçesiyle müvekkili şirketlerin yönetici ve/veya yetkililerinin ihmali/kusurlu davranışlarına dayalı iş ve işlemleri neticesinde, müvekkillerinin zararına karşı teminat sağladığını ve sorumluluk sigortacısının da zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 22,831.302,30-TL'nin davalı ...'ndan 07/03/2019 ve diğer davalı sigorta şirketinden de poliçe teminatı ile sınırlı olarak 11/02/2019, tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, davacı.... .......... Şti. ile ... ... AŞ arasındaki ticari ilişki kapsamında 2017 yılına kadar hiçbir yazılı sözleşme akdedilmediğini ve ortaklar kurulu kararı alınmadığını, yıllar boyu böyle bir uygulama olmadığı için davalının sorumlu tutulamayacağını, ... ... AŞ ile 2007 yılından beri uygulanan iş modelinin hep aynı olduğunu, .... ......... Şti.'nin bu çalışma modelini mevcut risk ve ağır koşulları bilerek isteyerek kabul ettiğini,zararın müvekkilinin karar ve talimatlarıyla ilgisi olmadığını, davacının iş modeliyle ilgisi olduğunu, diğer müşterileriyle de bu şekilde çalıştığını, müvekkilinin imzaladığı sözleşmelerde yetki aşımı yapılmadığını,zararın sözleşmenin akdedilmesinden değil, müşterinin iflas ederek ödeme güçlüğüne düşmesinden kaynaklandığını, ... ... AŞ operasyonu için belirlenen iş modelinden, mevcut ve olası risklerden davacılar yönetiminin en başından beri haberdar olduğunu, mevcut risk hakkında yönetimin bilgilendirildiğini, davacıların ... ... AŞ operasyonlarının durdurulması talimatlarına aykırı davranılmadığını, yönetimin mevcut çalışma modelinin durdurulması yönünde talimat verdiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin farklı çalışma modeli getirilmesi yönündeki teklifinin şirket tarafından reddedildiğini, müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını ve diğer müvekkili sigorta şirketi bakımından da zararın poliçe teminatı kapsamında kalmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacı ... ..... Şti. tarafından açılan sıra cetveli davası kapsamında dava dışı ... ... AŞ'nin iflas tasfiyesinin yürütüldüğü .... İflas Dairesi'nin... nolu dosyasında 24.258.824,12-TL alacağın sıra cetveline kaydedildiği, davacının aynı zarardan dolayı işbu davada en son akdedilen 2018 tarihli ........ sözleşmesi gereği toplam 446 araç bedeli 23.174.900-TL'lik kısımdan 22.831.302,30-TL talepte bulunduğu, yani davacının hem yöneticinin sorumluluğu hükümlerine dayanarak hem de iflas masasına alacağını yazdırarak alacağını tahsil etmeye çalıştığı, bu nedenle davacıların alacağını iflas masasından tahsil edip edemediği ayrımının yapılması gerektiği, ancak her halükarda alacağın tahsil edilmesi veya edilememesi durumundan sonra bu davanın değerlendirilmesi gerektiği, eğer davacılar iflas masasına kaydedilen alacağını tahsil ederse bu davanın konusunun kalmayacağı, diğer ihtimalin ise tahsil edilememesi durumu olacağı, ancak her halükarda davacıların iflas dairesinin yapacağı işlemlerinin sonucunu bekledikten sonra bir dava açma hakkı doğacağı;davacıların iflas idaresi işlemleri sonunda alacaklarını tahsil edememesi durumunda eski genel müdür aleyhine yöneticinin sorumluluğun dan kaynaklı tazminat davasının dinlenebilir olması nedeniyle erken açılan bir dava olduğu, HMK'nın 114/1-h bendi uyarınca iflas dairesinin işlemlerinin sonucu beklenilmeden bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili, davalı ...'nun dava dışı şirketle imzaladığı sözleşme sonucunda müvekkillerinin zarar gördüğünü, zararın davalının sözleşmeyi yetkisini aşacak şekilde aldığı risk ve hatalı yönetimi sebebiyle meydana geldiğini, ... ile çalışmanın durdurulması talimatı verilmesine rağmen davalının inisiyatifiyle araç satışlarından gelen paraları dava dışı şirkete göndermeye devam ettiğini, ancak araçların alıcılara devredilememesi sebebiyle araçlar için ödenen 22.831.302-TL zararın doğduğunu, şirket iflas sürecine girince her ne kadar diğer davalı sigorta şirketine hasar başvurusu yapılmış ise de sigorta değerlendirme sonucu gelene kadar hem kendisinin hem de sigortacının rücuya yönelik hak kaybı olmaması için .... İflas Dairesi'nin... iflas (eski dosya no: 2018/16) sayılı dosyasına kaydını yaptırdığını ve zararın sıra cetvelini geçmesini sağladığını, zamanaşımının iflas sürecinde kesileceği-bekleyeceği yönünde düzenleme olmadığını, TTK 560'taki süreler dikkate alındığında müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu, iflas dairesine başvuru kısmen reddedilince kayıt kabul davası açıldığını, İstanbul 3. ATM'nin 2019/699 esas sayılı dosyasındaki kesinleşmiş kararla müvekkilinin zararının 22.831.302,30-TL olduğunun mahkeme kararıyla belirlendiğini ve şüpheli ticari alacağa dönüştüğünü, 2018 yılı kurumlar vergisi beyanında ticari zarar olarak girildiğini; TTK 1448'e göre müvekkilinin, sigortacının rücu haklarının korunabilmesi için imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlü olduğunu; olayda VUK çerçevesinde değil TBK kapsamında yöneticinin haksız fiili ve ihmalleriyle neden olduğu zararın olduğunu, iflas dosyasına kaydedilen tutarın sadece VUK çerçevesinde zarar tutarı olduğunu; müvekkillerinin finansal tablolarında bu kalemin ticari kâr kaybı ve dövize endeksli kazanç kaybı olarak paylaşıldığını, müflis şirketin aktifi bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin zararını tazmin etmesinden sonra TTK 1448/2 uyarınca iflas dosyasındaki sırayı alıp ödediği tutarı kendisinin tahsil etmeye çalışabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacı.... ...... Şti.'nin eski genel müdürü olan davalılardan ...'nun eyleminden dolayı uğradığı iddia edilen zararın ve aynı zarar iddiası kapsamında davacılardan ...'in sigortalısı diğer davalı sigorta şirketinin de sigortacısı olduğu yönetici sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında aynı zararın davalılardan müteselsilen tazmini istemine ilişkindir. Dava dışı ... ... AŞ'nin 06/09/2018 tarihinde .... ATM'de konkordato başvurusu yaptığı, 06/11/2018 tarihinde mahkemece konkordato başvurusunun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, kesin mühlet talebinin reddine, 11/09/2018 tarihli geçici mühlet kararının kaldırılmasına, geçişi mühlet kararıyla verilen tedbirlerin kaldırılmasına, şirketin iflasının 06/11/2018 günü saat 16:14'te açılmasına karar verildiği; kararın Yargıtay 6. HD'nin 21/09/2021 tarihli ilamıyla kararın bozulmasına karar verildiği; .... ATM'nin 2021/825 esas, 2022/110 karar sayılı ve 10/02/2022 tarihli kararıyla yeniden aynı gerekçeyle, konkordato tasdik talebinin reddine ve 10/02/2022 günü saat 16:18 itibariyle şirketin iflasının açılmasına karar verildiği; kararın Yargıtay 6. HD'nin 28/12/2022 tarihli ilamıyla onanarak iflas kararının 08/03/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı.... ... Ltd. Şti.'nin, dava dışı şirkete İstanbul .... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasında 8.173.000-TL (takip tarihi: 07/08/2018) ve ... esas sayılı dosyasında 6.218.200-TL (takip tarihi:29/08/2018) cari hesap alacağı için takip başlattığı, takiplerin kesinleştiği; 06/11/2018 tarihli ilk iflas kararından sonra 17/12/2018 tarihinde müflis şirketin tasfiyesini yürüten ....... İflas Dairesi'nin ....esas sayılı dosyasına başvurarak 23.732.258,14-TL alacağın iflas masasına kaydının istenildiği, ancak 8.440.107,30-TL talebin reddedildiği; bunun üzerine davacı şirketin İstanbul 3. ATM'nin 2019/....... esas ve 2021/...... karar sayılı dosyasında reddedilen tutarın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini istediği, mahkemece 24/06/2021 tarihli kararla davanın kabulüne ve davacının 8.440.107,30-TL alacağının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildiği; kararın istinaf edilmeden 02/12/2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. İkinci iflas kararından sonra başlatılmış .... İflas Dairesi'nin... iflas sayılı dosyasından getirtilen belgelere göre, iflas idaresinin 28/11/2022 tarihli kararıyla davacı.... ... Ltd. Şti.'nin 24.258.824,12-TL'lik alacağının kabulü ile İİK'nın 206. maddesi kapsamında 4. sıraya alınmasına karar verildiği görülmüştür. İflas dosyasının UYAP'ta yapıdan yapılan incelemesinde, tasfiyenin halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı.... ... ...... Şti.'nin eski genel müdürü ...'nun dava dışı şirket ile 02/01/2018 tarihinde imzalanan "...Sözleşmesi" kapsamında, davacıların zarara uğradığı, bu zarardan adı geçen davalı şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazmin etmesi gerektiği; diğer davalı sigorta şirketinin de davacı ...in sigortalısı olduğu mesleki sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında tazmin etmesi gerektiği iddia edilmektedir. Yani eldeki davada davacılar bir davalıya karşı yöneticinin sorumluluğuna ve diğer davalıya karşı da sigortalının sorumluluğuna dayanmaktadır. Mahkemece davacıların davayı açmakta hukuki yararı olmadığına dair yapılan değerlendirmede ise, davacı.... ... .... Şti.'nin sözleşmede karşı akidi ... ... AŞ'nin yaptığı konkordato başvurusu sonucunda hakkında iflasına kararı verildiği, bu kararın kesinleştiği, müflisin iflas masasına yapılan başvurunun kısmen kabul edilen 15.292.150,84-TL'nin ve reddedilen miktar için açılmış İstanbul 3. ATM'nin 2019/699 esas ve 2021/377 karar sayılı dosyasındaki 02/12/2021 tarihinde kesinleşmiş kararla iflas masasına 8.440.107,30-TL'nin kayıt ve kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davacıların eldeki davayı açmakta hukuki yararı olmadığı kabul edilmiştir. Mahkemenin gerekçesini dayandırdığı iflas masasına kaydedilen alacağın hukuki dayanağı, davacı.... ... ... Şti. ile dava dışı müflis şirket arasındaki sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsil edilmemesidir. İİK'nın 193. maddesi uyarınca, iflasın açılmasıyla davacı şirketin müflis şirkete başlattığı her iki takip de durmuş ve kesinleşmesiyle düşmüştür. Bu durumda davacının hak kaybına uğramamak için yapabileceği tek işlem alacağının iflas masasına kaydı başvurusu ve akabinde kayıt kabul davası açmaktır ki, davacı da öyle yapmıştır. Görüldüğü gibi davacı eldeki davada farklı; akidi olan dava dışı şirketin iflas masasından olan talebinde ise farklı hukuki sebeplere dayanmaktadır ki, bunu engelleyen bir kural olmadığından davacının böyle bir imkanı vardır. Zira davacı, bir akit kapsamındaki alacağını akidin diğer tarafı olan şirketten (iflas masasından) ve aynı alacağın doğumuyla şirket-ortağa karşı yükümlülüklerini kusuruyla ihlal ettiğinden oluşan zararı ise, sorumlusu ile onu teminat altına alan sigortacıdan isteyebilecektir. Kaldı ki bir alacağın iflas masasına veya sıra cetveline kaydedilmesi, o alacağın tahsil edilmesi sonucunu doğurmamaktadır. Somut olayda dava 17/12/2020 tarihinde açılmış, dava dışı şirket hakkındaki .... ATM'nin 10/02/2022 tarihli iflas kararı Yargıtay 6. HD'nin onamasıyla 08/03/2023 tarihinde kesinleşmiştir. Yine davacı.... ... ...... Şti.'nin müflis şirkete karşı 04/12/2019 tarihinde açtığı kayıt kabul davası, 24/06/2021 tarihinde kabul edilmiş, 02/12/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sunduğu Yargıtay 11. HD'nin 2014/15468 E., 2015/2322 K. sayılı ve 20/02/2015 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, davacının uğradığını iddia ettiği zararın tamamı veya bir kısmı, dava dışı şirketten tahsil edilemediğinden, işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesi, hatalı bulunmuştur. Buna göre davalı yöneticinin TTK'nın 553. maddesi kapsamındaki eylemi nedeniyle sorumluluğuna yol açan davacılara verdiği zararın bulunup bulunmadığı ve varsa bu zararın yönetici davalı ile sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden istenip istenemeyeceği belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Tabidir ki yargılama sonucunda alacak tespit edilir ise, söz konusu Yargıtay ilamında belirtildiği üzere, aynı alacağın dava dışı şirketin iflas masasına kayıtlı olduğu gözetilerek, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla varsa davacıların alacağının tahsiline hükmedilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../10/2024 Tarih 2020/.... Esas 2024..... Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2026