İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 09/10/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/761 Esas 2025/521 Karar sayılı ilamına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kayden maliki olduğu ... plakalı aracın dava dışı üçüncü kişi ... sevk ve idaresind…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1524 KARAR NO : 2025/1768 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2025 NUMARASI: 2024/761Esas- 2025/521Karar DAVANIN KONUSU: Sisbis Kaydının Silinmesi İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 09/10/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/761 Esas 2025/521 Karar sayılı ilamına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kayden maliki olduğu ... plakalı aracın dava dışı üçüncü kişi ... sevk ve idaresindeyken ... tarihinde tek taraflı trafik kazasına karıştığını ve davalı kasko sigortacısı şirket nezdinde 2023.K.27821 sayılı dosya ile dosya açıldığını, müvekkilin hasarının sigorta şirketince karşılanmadığı gibi müvekkili adına SİSBİS kaydı düşüldüğünü, Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (SİSBİS)'in üçüncü şahıslardan ve sigorta şirketlerinden sağlanan "Yanlış Sigorta Uygulamaları" ve sigorta suistimaline konu olabilecek verilerin tutulduğu merkezi bir veri tabanı olduğunu, müvekkilinin kayden maliki olduğu ve ... plakalı araçla ilgili olarak sigorta şirketi tarafından sigorta teminatının suistimal edildiği gerekçesiyle müvekkili hakkında bahse konu kaydı düştüğünü, bunun sonucunda müvekkilinin kasko teklifi alırken çok yüksek rakamlar teklif edildiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığından bahisle davanın kabulü ile müvekkili hakkında haksız ve mesnetsiz olarak düşülen sisbis kaydının kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sisbis kaydına mesnet olayın İstanbul ili, ... ilçesinde meydana gelmiş olmasından dolayı davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu, ayrıca iptali talep edilen sisbis kaydına ilişkin işlemi tesis eden Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi Merkezi'nin adresinin ... olması nedeniyle de davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili ve görevli olacağını, ayrıca müvekkili şirketin genel müdürlüğünün İstanbul / ... adresinde bulunduğundan davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili ve görevli olduğunu, davacının sisbis kaydının düşülmesine sebep olan hasar dosyasının incelenmesinde; "Davacı araç sahibi ...’nın Kayseri’de yaşadığı, Kuzeni ...’ün ... sayılı plaka araç ile İstanbul’da kaza yaptığı, Yapılan görüşmelerde, ... sahasında tabelayı fark etmeyerek çarptığı, herhangi bir tutanak tanzim etmediği, aracın hasar resimlerini çektiği, aradan 2-3 ay geçtikten sonra tekrar kaza yapması ile eski hasarı da yazdırmak için beyan verdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca şirkete verilen beyanın aslında kaza ile ilişkisi olmadığı, asıl kazayı yapan şahsın ... olduğu bilgisi alınmıştır. Sigortalı aracın poliçesi incelendiğinde, aracın ticari amaçla kullanılmaması üzerine karşılıklı anlaşma sağlandığı, kullanılması ve kaza olması durumunda teminat dışı olarak değerlendirileceği ibaresi görülmüştür." bilgilerinin yer aldığını, bahse konu araştırma raporu ve yazılı beyanlar üzerine davacı ... tarafından ... tarihli kazaya ilişkin olarak tüm kanuni haklarından kendi isteği ile vazgeçtiğine ilişkin ekli feragatname verildiğini, davacının sahibi bulunduğu aracın karıştığı kaza ile ilgili kazayı kendisi yapmadığı halde kendisi yapmış gibi beyan etmesi, hasar tarihini, hasar yerini gerçekten farklı olarak bildirmesi ve ifadelere göre araç ticari olarak kullanıldığı halde bu hususun poliçe tanzim edilirken bildirilmemesi sureti ile suistimal edildiğini, belirtilen suistimal vakısının tespit edilmesi üzerine durumun yanlış sigorta uygulaması olduğu anlaşıldığını ve yönetmelik gereği sisbis'e bildirimde bulunduğunu, müvekkili tarafından tespit edilen yanlış sigorta uygulaması ile ilgili veri tabanına işlenmiş olan bilginin doğru ve yerinde olduğunu, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, esasa girilmesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Mahkemece celp edilen kayıt ve belgelerden davacı ...'ya ait aracın 18/06/2021 - 18/06/2022 tarihleri arasında davalı ... A.Ş nezdinde ... - ... - ... numaralı ... kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ... plakalı aracın davacının kuzeni ... sevk ve idaresinde iken İstanbul ili, ... ilçesinde bulunan ... sahası içerisinde tabelaya çarpmak sureti ile tek taraflı trafik kazası yaptığı, kazaya dair her hangi bir tutanak tanzim edilmediği gibi mahkememizce ... A.Ş'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta da bahse konu kazaya ilişkin hiçbir kaydın bulunmadığının bildirildiği, davacı ...'nın dava dilekçesinde aracı kaza sırasında ...'ün kullandığını beyan etmesine rağmen sigorta şirketin vermiş olduğu 03/04/2023 tarihli ifade beyanında, ... tarihli kazada aracı kendisinin kullandığını beyan ettiği, 26/04/2023 tarihinde ise bu kez ...'ün kazada kendisinin aracı sevk ve idare ettiğini söylediği, dolayısıyla davacının sahibi bulunduğu aracı kendisi kullanmadığı halde kazayı kendisi yapmış gibi beyanda bulunarak hasarın tarihini/yerini gerçekten farklı olarak bildirdiği, bunun üzerine davalı sigorta şirketince yapılan bildirim üzerine sigorta bilgi gözetim merkezi tarafından davacı aleyhine SİSBİS kaydı eklendiği, davacının bu kaydın haksız yere konulduğunu ispat edemediği gibi davalı sigorta şirketince de sürücü değişikliği yapılması nedeniyle ilgili kaydın eklendiği ispat edildiğinden.." gerekçesiyle Davanın REDDİNE karar verilmiştir. İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Her ne kadar yerel mahkeme davanın reddine karar vermişse de mevcut hüküm açık, gerekçeli ve denetlenebilir nitelilkte olmadığını, yerel mahkeme davanın ispat edilemediğine gerekçesinde yer vermiş olmakla birlikte dava konusu sigorta su-i istimalinin hangi gerekçeye ile kayıt altına alındığı, sigorta su-i istimalinin ne olduğu ve hangi eylemlerin su-i istimale sebebiyet verdiği, somut olay özelinde müvekkilin sehven yaptığı ve herhangi bir kastının olmadığı sürücü değişikliğine ilişkin beyanının suis-istimal niteliğinde olup olmadığının ispat yükü davalı sigorta şirketine ait olduğunu, yargılama safahatinde ispat yükü yer değiştirmiş de olmadığını, yerel mahkeme; davalı yanın iddiaları ve dosyaya sunduğu belgeler karşılığında ikame edilen davanın ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddi cihetine gittiğini, aynı zamanda mevcut bilgilerin zaten halihazırda davalı yanın tuttuğu ve kayıt altına aldığı bilgi ve belgeler olduğu gözetildiğinde ikame edilen davanın bir yönden de amacı sigorta su-i istimali kaydının yasal mevzuata ve hukuka uygunluğunun denetlenmesi olduğunu, bu sebeple yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiğini, tek başına sürücü değişikliği beyanında bulunulması, hasarın sigorta poliçe teminatı kapsamında kalmadığı anlamına gelmemekle birlikte bunun delaletiyle SİSBİS kaydı düşüleceği anlamına da gelmediğini, kasko sigorta poliçesi titizlikle incelendiğinde teminat kapsamının yalnızca tek sürücüye özgülendiğine ilişkin bir hüküm olmadığı gibi , kasko poliçesi araca özgülendiğini, yerel mahkemece sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, aynı zamanda davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığını, mübayenet oluşturan sürücü değişikliği hususundan kaynaklı olarak aydınlatılamayan yargılamada davalı yanın yemin deliline başvurup başvurmayacağı da hatırlatılması gerektiğini, müvekkilin kasıtlı olarak ve sigorta su-i istimaline sebebiyet verecek hiçbir eylemi bulunmamakla beraber müvekkil bunun böyle bir sonuca yol açacağını dahi bilmediğini, bu sebeple bir kastı olmadığını, araç kendi adına kayıtlı olduu için bu yönde bir beyanda bulunmuş olmakla beraber yukarıda da ifade ettiğimiz gibi müvekkilin gizlediği yahut peçelediği bir eylemi yahut amacı bulunmadığını, sonrasında zaten sürücünün kim olduğunu açıkça beyan ettiğini, sadece araç kendi adına kayıtlı olduğu ve hasar dosyası da kendi adına açıldığı için kastı olmaksızın bu yönde beyanda bulunduğunu, İstinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına , akabinde yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Cevap dilekçesinde izah edildiği üzere, Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı Ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca sigorta ilişkisi içerisindeki taraflardan ya da bu ilişkide rol oynayan kişilerden bir veya birkaçına haksız menfaat sağlamaya yönelik her türlü fiil “yanlış sigorta uygulaması” olarak tanımlandığını, anılan Yönetmelikte sigorta şirketlerinin yanlış sigorta uygulaması tespiti halinde Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorunda oldukları açıkça düzenlendiğini, bahse konu Yönetmeliğin Bildirim yükümlülüğü başlıklı 11. Madde hükmü gereği Sigorta şirketleri, yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu, Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorunda olduklarından; müvekkil şirket tarafından tespit edilen yanlış sigorta uygulaması ilgili veri tabanına işlendiğini, dava konusu olayda suiistimal vakasının tespit edilmesi üzerine, söz konusu durumun yanlış sigorta uygulaması olduğu anlaşılmış ve yönetmelik gereğince sigorta şirketlerinin yanlış sigorta uygulamalarını kurulan veri tabanına (SİSBİS'e) bildirme yükümlülüğü bulunduğundan, müvekkil şirket tarafından tespit edilen yanlış sigorta uygulaması ilgili veri tabanına işlenmiş olup; yapılan işlem doğru ve yerinde olduğunu, mevzuat gereği sigorta şirketinin suistimali Sigorta Bilgi Merkezi'ne bildirmesi gerekliliği, mevcut bildirimler çerçevesinde Merkezin, yanlış sigorta uygulamasının suç mahiyetinde olduğunu tespit ettiği durumlarda keyfiyeti ilgili adli mercilere ve Müsteşarlığa iletmekle mükellef olduğu hususunun yönetmelikte açıkça düzenlendiği izahtan vareste olup; somut tespit ve verilere dayanan soruşturma raporu ile tespit edilen suistimalin SİSBİS veri tabanına kayıtlanması müvekkil şirket açısından bir mükellefiyet olmakla, müvekkil şirket tarafından yürütülen tüm iş ve işlemler Kanuna, Yönetmeliğe, ilgili yasal mevzuata uygun olarak yapıldığını, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu, mahkeme kararı ile de teyit edildiğini, diğer yandan istinaf dilekçesinde alıntılanan Yargıtay kararların somut olayla herhangi bir ilgisi bulunmadığını, dava dilekçesinde sürücünün ... olduğunu beyan eden davacı, istinaf dilekçesi kapsamında doğru beyanda bulunmadığını açıkça ikrar etmekte ama bunu yaparken kasten hareket etmediğini söylediğini, bu çelişki ve kabul beyanı da davanın reddinin hukuken doğru olduğunu ortaya koyduğunu, yasal mevzuat ve yükümlülükler kapsamında, SİSBİS (Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sitesi) sitesindeki metnin çıkartılması, kaydın kaldırılması talebinin kabulü mümkün olmayıp, müvekkil şirketin uygulamasının hukuki ve yerinde olduğu ve istinafa konu dava konusu taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğu açıkça ortada olduğunu, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle müvekkil şirket tarafından yürütülen tüm iş ve işlemler mevzuata uygun olmakla, davacı tarafın davası haksız olup, yerel mahkeme tarafından verilen karar, hukuka uygun, doğru ve yerinde olduğunu, bu sebeple mevzuata aykırı iddialarla öne sürülen istinaf talebinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, 18.06.2021 tarihinde kasko sigortası ile sigortalanan aracın karışığı ... tarihli tek taraflı trafik kazası neticesinde davalı tarafından SİSBİS veri tabanında hatalı ve hukuka aykırı kayıt oluşturulmasına sebep olunması nedeniyle açılan kaydın silinmesine ilişkindir. Dava Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik gereğince oluşturulan SİSBİS kaydının silinmesi istemine ilişkindir. Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesi uyarınca "Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar." Davanın davacıya ait ve davalıya ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalanan aracın karıştığı ... tarihli tek taraflı trafik kazası neticesinde davalı tarafından SİSBİS veri tabanında hatalı ve hukuka aykırı kayıt oluşturulmasına sebep olunması nedeniyle açılan kaydının silinmesine ilişkin dava olduğu, yukarıda atıf yapılan Yönetmelik hükmü uyarınca sigorta şirketleri tarafından veri tabanına işlenmesi gereken durumun "yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebinin reddedilmesi" haline münhasır olduğu, yukarıda da ortaya konulduğu üzere, her ne kadar beyan ile olayın uyumlu olmadığı, kazada hasar/sürücü bilgisi yanlış bildirilmişse de hasar dosyasında neticede zarar görenin tazminat talebinden feragat etmiş olması nedeniyle davalı tarafından SİSBİS veri tabanına işlenen verinin hukuki dayanağının bulunmadığı ve silinmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü gerekirken reddi yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü gerekmekle bu husus ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılarak, hükmün bu yönleriyle HMK.353/1-b.2 mad gereği düzeltilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/761 Esas 2025/521 sayılı kararına karşı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-HMK 353/1-b.2 md. gereğince, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/761 Esas 2025/521 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Düzeltilerek yeniden karar verilmesine, buna göre; 3-"1-Davanın kabulü ile davacı adına oluşturulan SİSBİS kaydının silinmesine 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafın yaptığı peşin harç 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL ve posta masrafı yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, " 4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafın istinaf aşamasında yapmış olduğu 480,00TL istinaf posta giderinin ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- İşbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 09/10/2025