T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1612 - 2025/1665 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1612 KARAR NO : 2025/1665 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2025 NUMARASI : 2025/61 E. - 2025/385 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/05/2025 Tarih ve 20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1612 - 2025/1665 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1612 KARAR NO : 2025/1665 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2025 NUMARASI : 2025/61 E. - 2025/385 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/05/2025 Tarih ve 2025/61 Esas - 2025/385 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının müvekkili nezdinde araçlarına muhtelif tarihlerde zorunlu koltuk sigortası ve trafik sigortası yaptırdığını, poliçe bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 32. İcra Dairesi'nin 2018/12146 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili duruşmadaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının dava konusu ettiği sigorta poliçe primlerini acentesi olduğu ilgili sigorta şirketlerine ödediği, bu hali ile acente olan davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davalı adına sigorta poliçelerinin düzenlenmiş olduğu ve geçersizliğine ilişkin bir savunma bulunmadığı, davalının ödeme hususunu da ispatlayamadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı, bilirkişi raporunda poliçe bedelleri ile ödeme tarihleri gözetilerek işlemiş faiz miktarının hesap edildiği, bilirkişi raporunun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Ankara 32. İcra Dairesi’nin 2018/12146 esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan 6.973,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının katif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti için sigorta şirketlerine müzekkere yazılmasının talep edildiğini, ancak mahkemece sigorta şirketlerine müzekkere yazılmaksızın karar verildiğini, davacının prim tahsiline yetkili olup olmadığının da dosya kapsamı ile anlaşılamadığını, davacını acentenin müvekkilinden alacaklı olabilmesi için poliçelerde rizikoyu üstlenen sigorta şirketlerine sigorta primlerini ödenmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, sigorta acentesinin, sigorta priminin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu poliçe primlerinin davacı acente tarafından, acentesi olduğu ilgili sigorta şirketlerine ödendiğinin mahkemece yazılan müzekkere cevaplarından anlaşıldığı, bu hali ile davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davalı tarafça davaya konu poliçelerin geçersizliği ve poliçe primlerinin ödendiği savunulmadığı gibi ispat da edilmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.848,12-TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 712,03-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.136,09-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.