11. Hukuk Dairesi 2008/7700 E. , 2010/3309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2007 tarih ve 2005/361-2007/689 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23..03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları din
**11. Hukuk Dairesi 2008/7700 E. , 2010/3309 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2007 tarih ve 2005/361-2007/689 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23..03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı 1.800 karton, 21.600 kg. ağırlığındaki kuru incir cinsi emtianın Türkiye-Aydın’dan Almanya’ya nakledilmek üzere 27.09.2004 tarihli CMR senedi ile davalıya ait 34 PYR 35 / 34 MZD 95 plakalı kamyona tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, emtiaların bulunduğu aracın Gemlik’te 28.09.2004 tarihinde trafik kazasına karışıp yola devam edememesi nedeniyle sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda davalıya ait 34 KGT 22 plakalı başka bir araca aktarıldığını, aracın Regansburg/Almanya’da bulunan alıcı firmaya ulaşması akabinde emtia araçtan tahliye edilmeden evvel araç üzerinde yapılan ilk kontrollerde sigortalı emtianın tamamının ıslak olduğu 505 karton emtianın ıslanmadan dolayı ciddi bir şekilde hasarlandığı görülerek CMR senedi üzerine hasara ilişkin şerh düşülmek suretiyle derhal imha edildiğini, daha sonra yapılan kontrollerde 1295 karton emtianın muayenesinde ise karton kutuların ciddi oranda nemli ve bazılarının kurumuş olduğu, paketlerde küf oluştuğunun görülüp, emtianın tamamen nihai tüketiciye satılma vasfını yitirdiğinin tespit edildiğini, araçta yapılan incelemede emtianın yüklü olduğu araç dorsesinin brandasında tavan kısmına denk gelen bir yerde yırtık olduğu, bu yırtıktan sızan suyun hasara sebebiyet verdiğinin görüldüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (110.237,57) YTL’nın sigortalısına ödeme tarihi olan 17.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasarın gemiye kadar olan taşıma kesitinde meydana geldiğini kanıtlayan hiçbir delil bulunmadığı, bunu gösteren sürücünün katılması ile düzenlenmiş usulüne uygun bir belgenin de olmadığı, müvekkilinin olsa olsa CMR'nin 23/3. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluğu olabileceğini, satışın FOB olması karşısında zararın mal alıcısına ait olup davacının sigortalısına hatalı ödeme yaptığını, alıcı şirketin 19.10.2004 tarihli fatura ile müvekkili şirketten gördüğü zarar karşılığı sadece 15.225,60 Euro talep ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. ../.. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi rapor ve ek raporları ile ibraz edilen faturaya göre satış şekli FOB olarak belirlenmişse de, İzmir Gümrük Müdürlüğü beyannamesinden satışın mal mukabili olduğunun anlaşıldığı, Finansbank Topkapı Şubesi yazısına göre de satıcı davacının sigortalısına alıcının mal bedelini ödemediği, buna göre davacının sigortalısının satılan mal üzerinde menfaatinin bulunduğu, CMR’nin 17. maddesi uyarınca taşıyıcının yükün kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, hasara dorsenin brandasında yer alan yırtığın neden olduğu, hatta bu yırtıktan Almanya’daki tespitte dahi su aktığının tespit edildiği, taşıyıcının hasarın oluşmasında ağır kusurunun bulunduğu ve sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, davaya konu yükün 505 kolisinin hemen imha edildiğinin belgelerden belirlendiği, kalan 1.295 kolinin imha edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmuyorsa da Almanya’daki ekspertiz raporundan yükün tamamının rutubetten etkilendiği ve küflenmeden dolayı Alman Gıda Yasası’na göre satışının mümkün olmadığının anlaşıldığı, bu durumda yükün tamamının hasarlandığının kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile (109.789,68) YTL’nın 17.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, tam ziyaa uğrayan mal bedelinin davalı taşıyandan rücuen tazmini istemine ilişkindir. CMR’nin 1. maddesi uyarınca uyuşmazlığa Karayolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Antlaşma (CMR) hükümlerinin uygulanacağı tartışma konusu değildir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece yerinde olarak davalının ağır kusurlu olduğu kabul edilerek CMR’nin 29. maddesi uyarınca davalı taşıyanın sorumluluğunu sınırlayan hükümlerden yararlanabilme imkanı bulunmadığı belirlenmişse de, davalının sorumlu olduğu zarar miktarının belirlenmesinde CMR’nin 23. maddesinin (1), (2) ve (4). bentlerinin esas alınması gerekirken, bu maddede öngörülen esaslar haricinde kalan TTK’nun 1284. maddesi uyarınca umulan karın makul haddinin dahi davalı sorumluluğuna dahil edilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalının sorumlu olduğu zarar miktarının CMR’nin 23. maddesinin 1, 2 ve 4. maddeleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.