T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1841 - 2026/179 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1841 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2026/179 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2022 ESAS NO : 2016/258 E 2022/858 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İpta…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1841 - 2026/179 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1841 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2026/179 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2022 ESAS NO : 2016/258 E 2022/858 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili asıl ve birleşen davada; davalıların kefaletiyle dava dışı ... Mobilya ve Doğal Gaz Elekt. Penc. Sist. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili ... Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama A.Ş. arasında 03.08.2009 tarihinde ... Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzalandığını, davalıların kefaletinin 1.000.000,00-TL kısmını borçlu ile birlikte müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, dava dışı ... Mob. … Ltd. Şti.’nin davacıya olan borçları karşılığı olan çeklerin ödenmemesi üzerine bakiye borcu olan 282.952,59-TL için Sincan 7. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12357 Esas dosyası ile icra takibine geçildiğini, bu takibin sonuçsuz kalması nedeni ile aynı miktar alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, bu takip sonunda da ipotekli taşınmazın satıldığını ve alacağın tamamının karşılanmadığını, 16.10.2015 günlü 381.513,63-TL tutar için “Rehin Açığı Belgesi” alındığını, rehin açığı belgesindeki alacağın tahsili için davalılar hakkında girişilen takibe itiraz edildiğini belirterek itirazının iptaline, takibin devamına, tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl ve birleşen dava da davalı ... vekili; davacının dayandığı sözleşme ve kefaletnamaler altındaki imzaların kendilerine ait olduğu ancak tarihin sonradan davacı tarafından 03.08.2009 tarihi olarak doldurulduğu, oysaki sözleşme ve kefaletnamelerin 1998 tarihinde imzalandığı, ayrıca kefaletnamelerde miktarında ve bazı bölümlerin kendi iradeleri dışında davacı tarafından sonradan doldurulduğu, bu nedenle söz konusu dayanak belgelerin geçersiz ve borçlardan sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; davacının icra takibine dayanak olarak sunduğu sözleşme ve kefaletnamelerin senet mahiyetinde olduğu, davalıların sözleşme ve kefaletnamelerdeki tarihin ve bazı kısımlarının davacı tarafından kendi iradeleri dışında sonradan doldurulduğu iddiasına yönelik talebin; mürekkep yaşı incelemesinin bilimsel olarak yapılmasının mümkün olmadığı, davalılarca imzaların inkar edilmediği, taraflar arasında 21.07.1998 tarihinden itibaren süregelen “Yetkili Satıcılık Sözleşmesi”nin bulunduğu, bahsi geçen sözleşmeye bağlı olarak da teminat olmak üzere taşınmazlara ipotek tesis edildiği hususunun kabul edildiği, Ankara 18. Noterliğince düzenlenen 25.04.2014 tarih ve 14199 yevmiye nolu ihtarnamede, tarih belirtilmeksizin yetkili satıcılık sözleşmesinin varlığının kabulü ile buna dayanarak borcun ödenmesinin istenildiği, bu hususun sözleşmenin tarihinin sonradan doldurulduğu iddiasını ispatını sağlayacak mahiyette olmadığı ve şirket ortaklarının tarihi yazılmayan sözleşme ile kefaletnameleri imzaladıkları iddiasının basiretli tacir yükümlülüğü ile uyuşmadığı, davalıların iddialarını ispata yönelik sunmuş oldukları delillerin yukarıda açıklanan senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kapsamında senet mahiyetinde olmadığı, davalıların iddialarını ispatlayamadıkları, bu nedenle davacının icra takibine dayanak belgeler ile sözleşme ve kefaletnamenin geçerli olduğu, asıl ve birleşen davalar yönünden davalılar tarafından icra takibine yapılan itirazların iptaline, birleşen dava davalısı ...'ya takip öncesi ihtarname gönderilmediği, temerrüt oluşmadığı, birleşen dava yönünden işlemiş faize hükmedilemeyeceği, davanın kısmen kabulüne, asıl dava yönünden davanın kabulüne her iki davada da alacak likit olduğundan ancak her iki davalının da tek bir icra takibinde borçlu olması nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hükmedilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına oy çokluğu ile karar verilmiş, hükme karşı asıl dava davalısı ve birleşen davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ek karar ile davalı ... ‘in istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava dışı asıl borçlu şirket ile 22.06.2005 tarihinde ortaklık ilişkisinin kesildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihi ve kefalet sözleşmesi davacı tarafça kötü niyetle doldurularak olmayan bir borç ilişkisini gerçekte varmış gibi gösterme gayretine girişildiğini, sözleşmenin ve kefaletname tarihinin sonradan doldurulduğunu mürekkep yazı izi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, kefalet ilişkisinin sona erdiğini, bayilik sözleşemesinin 1998 yılında imzalandığını ortaklık ilişkisinin sona ermesinden sonra kefaletnamenin eksik unsurları doldurularak 03/08/2009 yazılarak müvekkilinin kötüniyetle borçlandırıldığını bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık davalının dava dışı şirkete verdiği kefaletin geçerli olup olmadığı, kefaletname altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; yetkili satıcılık sözleşmesi ve bu sözleşmenin dayanak olduğu davalı tarafından imza altına alınan kefalet sözleşmesi ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu düzenlenen rehin açığı belgesine dayalı alacağın tahsili için davalı kefil hakkında girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Birleşen davada davacı vekili ; dava dışı ve aslı borçlu ... Mobilya ve Doğal Gaz Elekt. Penc. Sist. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında 03.08.2009 tarihinde "... Yetkili Satıcılık Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşmeyi davalı ...'nın 03.08.2009 tarihli kefaletname ile müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla kabul ve taahhüt ettiği, sözleşmeden doğan borçların süresinde ödenmemesi üzerine davalı hakkında Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2015/25817 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dayanak Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2015/25817 Esas sayılı takip dosyasında, 25.11.2015 tarihli takip talebinde 271.194,04 TL Rehin Açığı Belgesi Diğer Alacaklar ve 7.322,24 TL İşlemiş Faiz, 110.319,59 TL Asıl alacak ve 19.857,53 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 408.693,40 TL üzerinden işleyecek yıllık % 60 faiz üzerinden Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2014/9376 Esas sayılı dosyası Rehin Açığı Belgesi ve 03.08.2009 tarihli ... Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ile Kefaletnameler dayanak gösterilerek ilamsız takip yapıldığı, söz konusu takibe davalı borçlu tarafından süresi içerisinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre birleşen davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalının icra takibinden önce usulüne uygun temerrüde düşürülmediği gözetilerek 6098 sayılı yasanın TBK 121 maddesi gereğince takip tarihinden itibaren asıla alacağa faiz yürütülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte temerrüt faizi olarak davacının icra takibinde talep ettiği yıllık %60 temerrüt faiz oranı taraflar arasındaki sözleşmeye göre tayin edilen akdi faiz oranı olmadığı gibi taraflarca ayrıca akdi faiz oranı tayin edilmediği anlaşılmakla tarafların tacir olduğu uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığı gözetilerek temerrüt tarihi olan takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizine karar verilmesi gerekirken davacının takip talepnamesinde talep ettiği % 60 faiz oranı üzerinden takip talepnamesindeki koşullarla devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Temerrüt olgusunun bulunmadığı ve davacının takip tarihinden itibaren talep edebileceği asıl alacağa avans faizi uygulanarak, davacının talep edebileceği alacak kaleminin 381.513, 63 TL olduğu gözetilerek davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle birleşen davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının asıl dava yönünden hüküm aynen muhafaza edilerek birleşen dava yönünden HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/258 Esas, 2022/858 Karar ve 22/12/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-a)Davanın KABULÜ İLE; Ankara 11.İcra Müdürlüğü'nün 2015/25817 Esas sayılı icra dosyasına davalı/borçlu ...'in yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı miktar ve şartlarda devamına, b)İİK 67 maddesi gereğince tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla toplam alacak olan 408.693,40-TL'nin %20'sinin davalıdan alınara davacıya verilmesine, c)Alınması gerekli karar ve ilam harcı 27.917,84-TL olduğundan peşin alınan 4.470,57-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.447,27-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, d)Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 60.217,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Davacı tarafından yapılan toplam 2.328,48-TL (dava açılış masrafı, tebligat ve posta gideri olmak üzere) yargılama gideri ile peşin harç olarak yatırılan 4.470,57-TL harcın birleşen dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f)Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN 1-a)Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2015/25817 Esas sayılı dosyasına davalı ...’nın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak olan 381.513,63 TL üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin bu miktar takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi uygulanarak kaldığı yerden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Kabul edilen miktarın, %20'si olan 76.302.72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c)Alınması gerekli karar ve ilam harcı 26.061,19-TL olduğundan peşin alınan 6.979,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.081,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, d)Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 56.411,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Davacı tarafından yapılan 2.328,48-TL (dava açılış, tebligat ve posta gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 2.173,40-TL yargılama gideri ile davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 6.979,47-TL'nin asıl dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, f)Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere20/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."