7. Hukuk Dairesi 2023/4365 E. , 2023/6031 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2023/328 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen baz istasyonunun kaldırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı tarafında…
**7. Hukuk Dairesi 2023/4365 E. , 2023/6031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2023/328 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen baz istasyonunun kaldırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kendi taşınmazının bitişiğindeki 19 No.lu apartmanın çatısına baz istasyonu kurulduğunu, baz istasyonunun ailesine vereceği zarardan endişeli olduğunu, uykularının kaçtığını ve psikolojilerinin bozulduğunu ileri sürerek; TMK'nın 737 nci maddesi gereğince baz istasyonunun kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından kullanılan tüm baz istasyonu teçhizat ve antenlerin CE markasına sahip olduğunu, CE markasının Avrupa topluluğu tarafından çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi olmadığı ve ilgili standartlara uygunluğunun yapılan testlerle kanıtlanan ürünlerde ürün güvenilirlik belgesi olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz açıldığını belirterek, davanın reddini savumuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2015/298 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararı ile dava konusu baz istasyonunun 21 Nisan 2011 tarih ve 27912 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan "Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslar Arası Standartlara göre Maruziyet Limit Değerinin Belirlenmesi, kontrolü ve Denetimi hakkında Yönetmelik" ile belirlenen üst sınır değerlerin limitlerinin altında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.05.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 23.09.20219 tarihli ve 2016/13831 Esas, 2019/5660 Karar sayılı kararıyla; "mahallinde yapılan 11.12.2015 tarihli keşifte harita mühendisi, çevre sağlık teknisyeni ve elektrik teknisyeni hazır bulundurulmuş olup, bu kişilerce davaya konu baz istasyonuna dair güvenlik mesafesi ile limit değerlerinin tespitine ilişkin 29.01.2016 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiği, keşfin “Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliği”nin 12 nci maddesi ve bu yönetmelik gereğince çıkarılan tebliğe göre ölçüm sertifikası bulunan uzman bilirkişiler marifetiyle yapılması gerekirken elektrik teknisyeninin katılımıyla keşif yapılarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda yapılan keşif neticesinde dava konusu baz istasyonunun 21 Nisan 2011 tarih ve 27912 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan "Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslar Arası Standartlara göre Maruziyet Limit Değerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik" ile belirlenen limitlerinin altında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; sağlık sorunları nedeniyle engelli hâle geldiklerini ileri sürerek kararın bozulmasın talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Baz istasyonları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 37 nci maddesi gereğince BTK tarafından bu konuyu düzenleyen Yönetmelikteki yer, ölçü ve limit değerlere göre verilen güvenlik sertifikası gereğince kurulan, günümüzde haberleşme ve iletişimin sağlanmasında önemli bir yeri olan, genel olarak alıcı/verici antenleri sayesinde elektromanyetik dalgaları (sinyalleri) alma ve gönderme işlemi yapan sistemlerdir. Konuşmanın az olduğu kırsal alanlarda 35 km’lik, konuşma trafiğinin daha yoğun olduğu şehir merkezlerinde ise 1-2 km’lik bir mesafe içinde hizmet verebilen, çıkış güçleri oldukça düşük olan cihazlardan oluşmaktadır. 2. Ulaşılan son teknolojik gelişmelere göre, telefonla haberleşme ve iletişimin sağlıklı ve verimli olarak gerçekleştirilebilmesi için baz istasyonlarının bal peteği benzeri hücresel bir yapıda ve her bir peteğin içinde de en az bir baz istasyonu bulunacak şekilde kurulması zorunludur. Her bir istasyon kapasitesi itibarıyla belirli sayıda abonenin haberleşmesini sağlayabileceğinden nüfusun yoğun olduğu yerleşim merkezlerinde daha çok sayıda baz istasyonu kurulması gerekmektedir. Şehirlerin dışına çıkartılmaları hâlinde hücresel yapı bozulacağından haberleşme ve iletişimin sağlanabilmesi için gerek baz istasyonlarından abonelere gerekse abonelerden baz istasyonlarına karşılıklı olarak gereğinden çok yüksek elektromanyetik dalgalar gönderilmek zorunda kalınacak, toplum sağlığı olumsuz yönde etkilenecektir. 3. Diğer taraftan, 05.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanun'u ve bu Kanun gereğince çıkartılan Yönetmelik uyarınca baz istasyonlarının sağlığa zarar vermeyecek şekilde; nerede, nasıl, hangi ölçü ve limitler dahilinde kurulacağını belirleme ve kurallarını koyma işlemleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının (BTK) görev ve yetkisindedir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı asilin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.