T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1560 Esas KARAR NO : 2025/1457 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2024/534 Esas (Derdest) TARİHİ : 30/06/2025 İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN TALEP : İhtiyati haciz TALEP EDİLEN MİKTAR : 4.725,00 Euro KABUL EDİLEN MİKTAR : 4.725,00 Euro ( 169.450,79 TL ) GÜVENCE MİKTARI : 33.890,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1560 Esas KARAR NO : 2025/1457 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2024/534 Esas (Derdest) TARİHİ : 30/06/2025 İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN TALEP : İhtiyati haciz TALEP EDİLEN MİKTAR : 4.725,00 Euro KABUL EDİLEN MİKTAR : 4.725,00 Euro ( 169.450,79 TL ) GÜVENCE MİKTARI : 33.890,16 TL (Kabul edilen alacağın % 20' si) ( 4.725,00 Euro = Dava tarihi olan 23/07/2024 günü TCMB Gösterge Niteliğindeki Döviz Kurları tablosunda 1 Euro efektif satış miktarı olarak belirlenen 35,8626 TL baz alınmak sureti ile hesaplanan karşılığı 169.450,79 TL'nin % 20' si ) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; Davacı tarafça davalı adına başlatılan İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, Mahkemeniz dosyasında müvekkilinin ticari defterlerinin incelendiğini ve buna ilişkin bilirkişi raporunun sunulduğunu, müvekkilinin alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini belirterek; davalının yedinde ve üçüncü şahısta olan taşınır taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının 4.725,00 Euro karşılığı ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/06/2025 tarih ve 2024/534 Esas sayılı ara kararında; "......Uyuşmazlık konusunun alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş ise de henüz davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmemiş olduğu hususları dikkate alınarak davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile, ''İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, Ara kararın davacı vekiline tebliğine,'' karar verilmiş ve ara karara karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz taleplerinin uyuşmazlığın itirazın iptaline ilişkin olduğu, yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş ise de henüz davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmemiş olduğu gerekçeleriyle reddedildiğini, Öncelikle 30.05.2025 tarihli bilirkişi raporu incelemesinin yerel mahkemenin talimatı ile Mersin 2. Asliye Ticaret Mh. 2024/169 Talimat sayılı dosyasından davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlendiğini, bu nedenle mahkemenin davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadığıdeğerlendirmesinin maddi hatadan kaynaklandığını, Müvekkilin davalı lehine tanzim etmiş olduğu nakliye aracılığı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında bakiye prim borcu alacağı nedeniyle İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini,Mahkemenin yukarıda numarası yazılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış olduğunu, 30.05.2024 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, işbu bilirkişi raporu ile müvekkilin alacağının talebin de üzerine çıkarak 4.742,90 Euro olduğunun davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan inceleme ile tespit edildiğini, böylelikle dava konusu alacak yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmiş olduğunu, ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen İİK m.257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyatı haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların dosyada oluştuğunu, İhtiyati haciz taleplerinin henüz davalının ticari defterlerinin incelenmediği gerekçesi ile reddedildiğini, ancak 30.05.2024 tarihli bilirkişi raporunun davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlandığını, müvekkil şirketin davalıdan alacaklı olduğunun bizzat davalının ticari defterlerinden tespit edildiğini, dolayısıyla yaklaşık ispat şartının da gerçekleştiğini, İhtiyati haciz uygulanabilmesi için yargılamanın gerekmesi gibi bir şartın mevcut olmadığını, ihtiyati haciz için kesin değil yaklaşık ispat aranacağını, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmiş olduğunu, aksi halde ihtiyati haciz için yaklaşık değil kesin ispat aranmış olacağını, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir nitelikte olması gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddinin yasaya aykırı olduğunu, davalının malvarlığını kaçırma ihtimali bulunduğundan, ileride doğacak telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek itirazlarının kabulü ile davalı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının 4.725,00 EURO karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, sigorta poliçesi prim borcundan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay 19. HD 2016/18235 E. 2018/731 K.) Yerel mahkeme gerekçesinde, herne kadar davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmediği belirtilmiş ise de sehven yanlış yazıldığının tespit edildiği, davalı tarafın ticari defterlerinin talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle rapor alındığı, talimat mahkemesince aldırılan alınan bilirkişi raporunda; Davalı şirketin, davacı şirkete 22.11.2022 tarihi itibarıyla dolayısıyla icra takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla 84.157,22 TL miktarında borçlu olduğu kayıtlarında yer aldığını, taraflar arasındaki Sigorta Poliçesi işleminin EUR üzerinden yapıldığı görülmekte olup poliçe üzerinde 7.875,00 EURO bedelin Türk Lirası karşılığının belirlenmediğini, döviz faturalarında Türk Lirası karşılığı müşteri ve satıcı arasında belirleneceğini ancak taraflar arasında belirlenmiş olan bir Türk Lirası karşılığı yoksa Merkez Bankası tarafından açıklanan döviz alış kurunun geçerli sayıldığını, davacı şirket tarafından düzenlenen 7.875,00 EURO bedelli sigorta poliçesi davalı şirketin kabulünde olup, ticari defter kayıtlarında davacı şirkete borçlanma işlemi olarak 142.816,28 TL karşılığında kayda alındığını, İcra takibinin EUR üzerinden başlatılmış olduğu dikkate alındığında, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer alan ödemelerin EUR karşılığı hesaplanarak poliçe bedelinden düşülmesiyle borcun EURO karşılığının hesaplandığını, davalı şirket ticari defter kayıtlarından Sigorta Poliçesi bedeline karşı 12.09.2022 Tarihinde 36.150,58 TL, 22.11.2022 Tarihinde 22.508,48 TL. Şeklindeki ödemelerin yapıldığı tespit edilmiş olup, 12.09.2022 ve 22.11.2022 tarihindeki Türk Lirası ödemelerin EURO karşılığı Merkez Bankası tarafından açıklanan döviz alış kuru üzerinden hesaplandığında, davalı ticari defter kayıtlarında Türk Lirası olarak tespit edilen borcun EUR karşılığının 12.09.2022 Tarihindeki ödeme -1.953,65 EURO, 22.11.2022 Tarihindeki ödeme -1.178,45 EURO olduğu, poliçe bedelinden toplam yapılan ödemeden düşüldüğünde davalı tarafın 4.742,90 EURO borçlu olduğunun hesaplandığını, davacı tarafın icra takibinde 4.725,00 EURO miktarında alacak talep ettiği belirtilmiştir. Somut olayda, takip dayanağı sigorta poliçesi prim borcundan kaynaklı cari hesap alacağıdır. Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu sigorta poliçesi, davacı tarafa ait cari hesap ekstresi, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle talimat mahkemesince aldırılan 30/05/2025 tarihli bilirkişi rapor ve içeriğindeki tespitler yaklaşık ispata yeterlidir. Buna göre, mahkemece alacağın varlığı ve muacceliyeti hakkında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, İİK 257. maddesi gereğince teminat karşılığında asıl alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde olmayıp talep eden davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç itibariyle, talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İDM.'nin 30/06/2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak talep eden davacının ihtiyati haciz talebinin asıl alacak üzerinden kabulü ile 4.725,00 EURO asıl alacağın dava tarihindeki TCMB gösterge niteliğindeki Döviz Kurları tablosunda 1 EURO efektif satış miktarı olarak belirlenen kur baz alınmak sureti ile hesaplanan TL. karşılığı yönünden takdiren % 20 teminatla davalı/ borçlunun alacağa yeter taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 30/06/2025 tarih ve 2024/534 Esas sayılı (Derdest Dava Dosyası) ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2- Talep eden davacının ihtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince davalı - borçlunun 169.450,79 TL.'lik (4.725,00 Euro ) borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı alacaklı tarafından İİK.259, HMK.87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 33.890,16 TL. tutarında nakdi veya mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde, talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/09/2025 tarihinde İİK'nın 258/2. ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.