T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:03/10/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ D…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:03/10/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, işbu dosyası kapsamında, uyuşmazlığa konu ... Ticaret Limited Şirketi’nin şirket hisseleri üzerine mahkemece ihtiyati tedbir kararı konulduğunu, tedbir kararının verilmesinden sonra davalının, şirket üzerinde fiili tasarruf imkanını kaybettiğini, bu nedenle müvekkilini anlaşmaya zorlamak amacıyla tehdit etmeye başladığını, davalının, “Benimle anlaşmazsan şirketin çeklerini keseceğim, şirketi borçlandıracağım” şeklinde tehditlerde bulunduğunu, şirket adına çek düzenleyip piyasaya sürmeye başladığını, davalının bu eylemlerinin, şirketin mali yapısını ve itibarını doğrudan zarara uğratma riski taşıdığı gibi, davanın konusunu da tamamen işlevsiz hale getireceğini, davalının halen şirket müdürü sıfatını kullanarak işlem yapmaya devam ettiğini, bu sıfatla üçüncü kişilerle şirketi borçlandırabilecek durumda olduğunu belirterek, davalının şirket müdürü sıfatıyla şirket adına işlem yapmasının ihtiyaten kısıtlanmasına, şayet bu talepleri mahkemece yerinde görülmezse şirkete, davalının kötüye kullanımlarını engellemek amacıyla bağımsız bir temsilci/kayyım atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Eldeki davanın korkutma gabin nedeniyle pay devrinin iptali ve tazminat davası olduğu, davacı vekilinin talep dilekçesinde davalı şirket müdürünün işlem yapmasının ihtiyaten kısıtlanmasına, kısıtlanması kabul görmezse kayyım atanmasının talep edildiği, bu talepler bakımından değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusu olmadığı, ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, eldeki dava yöneticinin azline ilişkin olmadığı, yöneticinin azline ilişkin açılmış bir dava olmadığı, pay devrinin iptaline ilişkin davada şirket müdürünün görevinin kısıtlanması ya da şirkete kayyım ataması talep edilemeyeceği, kayyım atanması için kanunda aranan şartlar da oluşmadığından davacı vekilinin taleplerinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir kararı verilmesinden sonra davalının şirket üzerinde fili tasarruf imkanını kaybettiğini, bu nedenle müvekkilini anlaşmaya zorlamak amacıyla tehdit etmeye başladığını, davalının benimle anlaşmazsan şirketin çeklerini keseceğini, şirketi borçlandıracağım şeklinde tehditlerde bulunduğunu, davalının bu eylemlerinin şirketin mali yapısını ve itibarını doğrudan zarara uğratma riski taşıdığı gibi davanın konusunu da tamamen işlevsiz hale getireceğini, davalının halen şirket müdürü olarak işlem yapmaya devam etmesi nedeniyle 3.kişilere şirketi borçlandırabilecek durumda olduğunu, bu nedenle tedbir kararıyla işlem yapmasının kısıtlanmasına karar verilmesi gerektiğini, bu talepleri uygun görülmezse müvekkilinin mali haklarının korunabilmesi ve şirketin zarar görmemesi için şirkete bağımsız bir temsilci atanmasının zorunlu olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 03/10/2025 tarihli karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...