Hukuk Genel Kurulu 2021/668 E. , 2023/191 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin tüm kadının sair istinaf itirazlarının reddine, yoksulluk nafakasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece …
**Hukuk Genel Kurulu 2021/668 E. , 2023/191 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin tüm kadının sair istinaf itirazlarının reddine, yoksulluk nafakasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden kaldırılarak bu konuda yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden kaldırılarak bu konuda yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği karar davalı-karşı davacı vekilinin temyizi nedeniyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu tekrar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili 09.06.2017 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 16.01.2001 tarihinde evlendiklerini, ortak iki çocuklarının bulunduğunu, davalının eşine sözlü ve fiziksel şiddet uyguladığını, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, eşi ve çocukları ile ilgilenmediğini, müvekkiline hitaben “sen karım değilsin, ölene kadar yatmayacağım senle” şeklinde söylemlerde bulunduğunu, eşler arasında son bir yıldır özel hayatın yaşanmadığını, davalının son olarak 25.02.2017 tarihinde sabaha karşı eve geldiğini, müvekkilinin karnının aç olup olmadığını sorması karşısında “sana ne lan, git başımdan, defol yatağına” boynundaki morluğu soran eşine hayatında başka bir kadın olduğunu söylediğini, bu olaydan sonra ortak eve gelmediğini, evliliğin devamı sırasında davalının ihtiyaç nedeniyle davacıdan ziynet eşyalarını aldığını, bir daha geri vermediğini, müvekkilinin ev hanımı davalının ise ekonomik durumunun iyi olduğunu ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velayetlerin anneye verilmesine, her bir çocuk yararına 750,00 TL tedbir-iştirak, müvekkili yararına 1.500,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 70.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine ve ayrıca belirtilen ziynet eşyalarının aynen iadesine, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA