11. Hukuk Dairesi 2010/11868 E. , 2012/15540 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2009/54-2010/106 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan Sanovel İlaç Sanayi ve Tic…
**11. Hukuk Dairesi 2010/11868 E. , 2012/15540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2009/54-2010/106 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan Sanovel İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinden Nobel’in 5 ve 16. sınıf ürünleri içeren "NOBEL" ibareli tanınmış ve 5. sınıf ürünleri içeren ANOBEL, ATOBEL, CİNOBEL, ENOBEL, NEOBEL ve TOBEL ibareli markaların, diğer müvekkili Ulkar’ın da 5. sınıf ürünleri içeren BİOBEL, LANSOBEL, RANOBEL ve SİPROBEL ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin her iki müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet verebilecek, onların serisi içerisine sızacak biçimde İSOBEL ibareli, 5 ve 16. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusuna karşı her iki müvekkilinin başvurunun reddi istemiyle gerçekleştirdiği itirazların nihai olarak YİDK’nın kararıyla reddedildiğini ileri sürerek, YİDK.kararının iptali ile davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili ile davalı şirket vekilli, davacıların markaları ile başvuru konusu işaretin iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer bulunmadığını, bu nedenle davacıların itirazlarının reddine dair kurum kararının hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.