Hukuk Genel Kurulu 2024/728 E. , 2025/261 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1625 E., 2024/1940 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 29.02.2024 tarihli ve 2023/4488 Esas, 2024/1952 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki usulsüz tebliğ şikâyeti isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Böl…
**Hukuk Genel Kurulu 2024/728 E. , 2025/261 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1625 E., 2024/1940 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 29.02.2024 tarihli ve 2023/4488 Esas, 2024/1952 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki usulsüz tebliğ şikâyeti isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. TALEP Borçlu vekili; alacaklı vekili tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilâmsız takipte ödeme emrinin müvekkiline usulsüz tebliğ edildiğini, tebliğ memurunun borçlu şirketin adreste bulunmama nedenini mazbataya yazmadığı gibi tebligatın kanunun hangi maddesi uyarınca yapıldığını da mazbataya yazmadığını, ayrıca müvekkilinin mazbatada adı geçen ... isimli kişiyi tanımadığını, haber kağıdının müvekkilinin kapısına yapıştırılmadığını, tebligat zarfı ve mazbatasının kanun ve yönetmelikte yazılı unsurları taşımadığını, müvekkilinin 18.09.2020 tarihinde banka hesaplarına haciz geldiğine ilişkin bankadan mesaj gelmesiyle icra takibinden haberdar olduğunu ileri sürerek usulsüz tebliğ şikâyetinin ve ıttıla tarihinin 18.09.2020 olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili; ödeme emrinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini belirterek şikâyetin reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2021 tarihli ve 2020/199 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararı ile; ödeme emrinin şikâyetçi borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21/1. maddesi uyarınca 02.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, hükmi şahıslar adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatların 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre yapılmış olması hâlinde tebliğ memurunun tebliğ tarihi itibarıyla yürürlükte olan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin (Yönetmelik) 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığı, 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesinin uygulanma yerinin de bulunmadığı gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF