Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1700 E. , 2024/5098 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1700 Karar No:2024/5098 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “... T
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1700 E. , 2024/5098 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1700 Karar No:2024/5098 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “... TV” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 12/07/2021 tarihinde saat 11:00'de yayınlanan "..." isimli programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendininde yer verilen "Yayın hizmetleri ... kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 37.669,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; yayında konuk tarafından sarf edilen ifadelerle bir dini ibadetin ve dolayısıyla bir dinin değil tespihi anılan ifadede belirtilen şekilde çekenlerin eleştirildiği, söz konusu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer verilen yayın ilkesini ihlal eder bir unsurun bulunmadığı, dava konusu işlemin ifade özgürlüğü ve demokratik bir toplumun gerekleriyle bağdaşmadığı anlaşıldığından, dava konu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ifade özgürlüğünün haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerdiği, mutlak ve sınırsız olmadığı, ihlale konu yayında sunucu ve konuk tarafından sarf edilen sözlerin toplumun dini hassasiyetlerini zedeleyici, manevi değerlerini küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olduğu, izleyicileri yanlış bilgilendirecek içerikler taşıdığı anlaşıldığından, dava konu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihlale konu yayında sarf edilen sözlerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, programın genelinde dine saygılı olunması gerektiğinin ifade edildiği, siyasi eleştiri yapıldığı, programın bir bütün halinde değerlendirilmediği, söz konusu ifadelerin bağlamından koparıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ihlale konu yayında sarf edilen sözlerin eleştiri hakkının kullanımında gözetilmesi gereken ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı, eleştiri hakkının sınırlarının aşıldığı, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sorumlu yayıncılık anlayışı ile bağdaşmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunda bulunulmamış sayılmasına dair kararda usul hükümlerine aykırılık bulunmadığından, anılan kararın kaldırılarak işin esası hakkında verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen "yargılamanın açık ve duruşmalı" yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle, hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biridir. Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki "aleni yargılamanın" varlığı, zorunlu olarak "sözlü yargılama" hakkını da içerir. Bununla birlikte, bu hak mutlak olmayıp 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargılamanın özellikleri gözetilerek öngörülen duruşmaya ilişkin kurallar çerçevesinde değerlendirme yapılmalıdır. 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince, dava dilekçesinde istemde bulunulmasına rağmen uyuşmazlık konusu miktarın tek hakimle görülme sınırında olduğu gerekçesiyle duruşma yapılmaksızın karar verilmiş ise de 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinde iptal davaları bakımından duruşma yapılması için belirli bir miktar sınırının öngörülmediği, bakılan uyuşmazlığın da bir iptal davası olduğu gözetildiğinde, taraflardan birinin istemi halinde duruşma yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırı olduğundan, duruşma yapılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.