7. Hukuk Dairesi 2022/6787 E. , 2022/7984 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.05.2022 gün ve 2021/7179 Esas-2022/3519 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Karar düzeltme dil…
**7. Hukuk Dairesi 2022/6787 E. , 2022/7984 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.05.2022 gün ve 2021/7179 Esas-2022/3519 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar daha önce temyiz nedeni yapılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay bozma ilamı uyarınca bozmaya uygun olarak verilen mahkeme kararı gerekçesine göre, ilamımız usul ve yasaya uygun olup, düzeltilmesini gerektirir bir neden bulunmadığından, HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HUMK’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren, 660,00 TL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, ret harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 22.12.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı tarafından açılan, maliki olduğu parselde ıslah imar planı uygulaması sonucu, davalılar lehine tesis edilen imar ipoteğinin bedeli ödenmesi karşılığında kaldırılmasına ilişkin davada, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce temyizen incelenmesi sonucu, sayın çoğunluk tarafından verilen onama kararına karşı muhalefetim aşağıdaki şekilde açıklanmıştır. 1. Mevcut davada İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi davanın kabulüne dair verdiği 09/07/2015 tarihli ilk karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından önce 28/03/2019 tarihli ilam ile onanmış, bilahare karar düzeltme talebi üzerine, bu sefer 30/06/2020 tarihli ilam ile önceki kararın kaldırılması ve ilk derece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma gerekçesinde “kadastral parseldeki mülkiyet hakkına dayalı olarak imar parselinde tesis edilen kanuni ipotek, ancak kaydın eski hale getirilmesi (kadastral parselin ihyası) durumunda terkin edilecektir.” açıklaması yapılmış ve neticeten davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 3. İlk derece mahkemesi bozma ilamına uymuş ve 21/10/2020 tarihli yeni kararında, davanın reddine karar vermiştir. 4. Bozma kararında bir takım değerlendirmeler yapılmış isede, neden dolayı dava açılamayacağı tam olarak gerekçelendirilmemiş bir anlamda parsel üzerindeki ipotek kaydı yönünden belirsizlik oluşturulması, ihtilaf yönünden konunun meçhule bırakılması gibi bir durum oluşmuştur. 5. Benzer olaylarda, benzer gerekçelerle farklı sonuçlara ulaşıldığı (örneğin 14. Hukuk Dairesi, 06/04/2021 tarihli, 2018/1889 Esas, 2021/2537 Karar) dikkate alındığında esasen, emsal bir karar bulunmadığı açıktır. 6. Bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hak doğduğu düşünülebilir ise de, bu hakkın geçerli olmadığı durumların bulunduğu hususu yine yargı içtihatları ile açıklanmıştır. 7. Özellikle HMK. 373/6 maddesi bu durumlardan birini teşkil etmekte olup, olayımızda mevcut ihtilaf yönünden ret kararının bozulması yönünde sebeplerin varlığı karşısında, bozmaya uyularak verilen kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması imkanı bulunduğu ve konunun buna cevaz verdiği dikkate alınarak, yeniden bozma kararı verilmesinde herhangi bir engel bulunmadığı kanaatindeyim. 8. Somut uyuşmazlıkta; anılan imar uygulaması işlemi idare mahkemesi kararı ile iptal edilmiş ise de kadastral parsel henüz ihya edilmemiş olduğundan davacının ipotek bedelinin depo ettirilmesi ve ipoteğin kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. 9. Neticeten mahkemece verilen ret kararının bozulması ve mahkemece yeniden araştırma yapılarak, yukarıda 5. bentde belirtilen Dairemiz içtihatı doğrultusunda inceleme yapılarak yeniden karar tesisi için dosyanın mahalline gönderilmesi gerekirken, mahkeme kararının onanması hatalı olmakla, sayın çoğunluğun görüşüne karşılık, karşı oyumu açıklıyorum.