TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :11/02/2025 NUMARASI : 2022/863 Esas 2025/121 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/11/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/758 Esas 2025/1479 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/758 KARAR NO : 2025/1479 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :11/02/2025 NUMARASI : 2022/863 Esas 2025/121 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/11/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bankanın müşterisi olduğunu, 10/09/2021 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve izni dışında hesabından ... Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.'ye 1.000,00 TL gönderildiğini, yatırım hesabındaki 4000 adet ... isimli hissenin tamamının aralıklarla satıldığını, bu durumu bankaya hemen bildirerek paranın çekilmemesi için hesaba hemen bloke konulmasını talep ettiğini bankaya bildirdiğini, aynı gün müvekkili ile aynı sıkıntıyı yaşayan üç veya beş vatandaşın da bankaya şikayette bulunduğunu, bu durumun bankadan kaynaklanan bir güvenlik zaafı olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkilinin durumu 10/09/2021 tarihinde internet bankacılığı üzerinden hesaplarını kontrol ettiğinde fark ederek hemen aynı gün Savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin ayrıca, banka hesabından bilgisi ve izni dışında hisse senedinin satıldığını, kendisinin suç tarihinde banka hesaplarında ve internet bankacılığında hiçbir işlem gerçekleştirmediğini, şifreyi kimseyle paylaşmadığını, ancak bankanın yeterli araştırmayı yapmadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 4.000 adet ... hissesinin davalı bankadan alınarak aynen yerine konulmasını, temettü (kar payı) 20.000 TL'nin 10/09./021 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen hususları kabul etmediklerini, davacının 10/09/2021 tarihinde saat 11:40:24'de kullanmış olduğu mobil bankacılığından cep imza ile onay vererek internet bankacılığına erişimine olanak sağladığını, dava konusu olayda davalı Banka ile davacı arasında akdedilen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde belirtilen tüm yükümlülüklerin Banka tarafından yerine getirildiğini, zarara uğradığını ileri süren davacının, bu zararın davalı Bankanın kusurundan kaynaklandığını ve dolayısıyla illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu işlemlerin davacının mobil bankacılığına Cepİmza onayı ile giriş yapılarak gerçekleştirildiği, bu durumda dava konusu işlemleri gerçekleştirdiği ifade edilen üçüncü kişilerin davacının TCKN/müşteri no, İnternet/mobil bankacılık parolası (Cepİmza parolası) bilgilerine haiz oldukları, davacının telefonuna bulaşmış olan bir zararlı bankacılık yazılımı (casus yazılım) davacıya ait bilgilerin ve/veya SMS ile gönderilen şifrelerin elde edilerek davacının hesabına mobil ve internet bankacılığı ile giriş yapıldığı ve dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği, davalı bankanın alınabilecek tüm önlemleri aldığı, ilave güvenlik önlemi almasını gerektirecek bir durum bulunmadığı, davacının hisse senedi satışından kaynaklı hesabına geçen tutarı 20/09/2021 tarihinde dava dışı ... Bankası nezdindeki hesaplarına transfer edip, akabinde çok sayıda hisse alış satış işlemi yapmak sureti ile parasını değerlendirdiği,davacının fiilen zararı bulunmadığı , davacının satışı gerçekleşen 4.000 lot ... hisse senedinin aynen yerine konulması/hesabına iadesi hususunda davalı bankaya vermiş olduğu dilekçe/ihtarname vs. bulunmadığı/varsa sunulmadığı, dava konusu olayda davalı Banka ile davacı arasında akdedilen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde belirtilen tüm yükümlülüklerin davalı Banka tarafından yerine getirildiği, davacının davaya konu yatırım hesabına ilişkin iddialarının ve uğradığı zararın kanıtlanamadığı gibi, bir zarar oluşmuş ise bunun kendi kusurundan kaynaklandığının tespit edilmiş olması karşısında davacının davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ... yatırım hesabın da bulunan 4000 adet ... hissesi 14 Eylül tarihinde altı parça halinde satılmış olup bildirimleri açık olmasına rağmen bankada kayıtlı bulunan mail adresine ve cep telefonuna satış işlemlerine dair herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, bu sebeple satış işlemlerine dair davacının bilgisi bulunmadığını, söz konusu banka bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 10/09/2021 tarihinde davacının hesabına başkaları tarafından bankanın zaafiyeti doğrultusunda erişim sağlandığı açık olup davacının ... hesabına banka tarafından 10/09/2021 tarihinde bloke konulmasına ve sisteme giriş yapmaya çalışırken en yakın şubeye geliniz uyarısına rağmen 14-15/09/2021 tarihlerinde savunma ekinde yer alan IP adreslerinden nasıl erişim sağlanarak dijital şifre oluşturulduğunun anlaşılamadığını, davalı bankanın güvenlik zafiyeti bulunduğunu, ilk derece mahkemesi kararının tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacının davalı bankadaki yatırım hesabından bilgisi ve izni dışında 4.000 adet ... isimli hissesinin tamamının aralıklarla satılması nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" şeklinde düzenlenmiştir. Aynı yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde,"Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olak üzere her türlü sözlşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Tüketici işlemi kavramının sözleşme kapsamındaki her türlü hukuki ilişki kıstasına göre mi yoksa sözleşme ilişkisi olmasa bile tüketiciye yönelik her türlü hukuki işlem ve uygulamanın tüketici işlemi sayılıp sayılmamasına göre mi belirleneceği hususu tartışılmalıdır. 6502 sayılı yasanın 3. maddesinde "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" olarak tanımlanan hukuki işlem madde gerekçesinde; "Buna göre tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklinde yeniden tanımlanmıştır. 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının davalı bankadaki yatırım hesabından 10/09/2021 tarihinde bilgisi ve izni dışında 4.000 adet ... isimli hissesinin tamamının aralıklarla satıldığı, davalı bankanın internet bankacılığı üzerinden davacının bilgisi ve izni dışında yapılan söz konusu hisse satış işlemine engel olmadığı iddiasıyla söz konusu hissenin davalı bankadan alınarak aynen yerine konulması ve 20.000,00 TL temettü (kâr payı) faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, hesap sahibi davacının gerçek kişi tüketici olduğu dikkate alındığında artık davacı tüketici ile banka arasında kurulan ilişkinin bir sözleşme ilişkisi olduğunun kabulü gerekeceği, davanın açıldığı 11/11/2022 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının yatırım hesabı açmasının ticari amaçla hareket ettiği şeklinde yorumlanamayacağı dikkate alındığından davanın ticari veya mesleki olan amaçlarla hareket etmemesi nedeniyle tüketici, dava konusu bankacılık işlemlerinin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü ile, HMK'nun 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nun 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜ ile, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/02/2025 tarih ve 2022/863 Esas 2025/121 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından peşin alınan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde anılan davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -