İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/10/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacının 23/12/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; hakkında, Kayseri 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 28.000 Euro luk icra takibi başlattıldığını, takibin halen devam etmekte olduğunu, takip konusu bonoyu kendisinin yoğun olduğu bir sırada yardım talebi üzerine o an ki ruhsal durumu nedeniyle vakfın başkanı ...'e vakfa yardım etmek için …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1680 KARAR NO: 2025/1874 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/01/2022 ESAS NO: 2021/731 KARAR NO: 2022/39 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/10/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacının 23/12/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; hakkında, Kayseri 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 28.000 Euro luk icra takibi başlattıldığını, takibin halen devam etmekte olduğunu, takip konusu bonoyu kendisinin yoğun olduğu bir sırada yardım talebi üzerine o an ki ruhsal durumu nedeniyle vakfın başkanı ...'e vakfa yardım etmek için verdiğini, ancak daha sonra vakfa yardım etmekten vazgeçtiğini, senedin tarafına iade edilmediğini, aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, borç para verme ve alma durumunun da olmadığını, sadece yardım için verilen bir senet olduğunu, davalının kötü niyetli olarak senedi takibe koyduğunu belirterek öncelikle takibin dava sonuna kadar durdurulmasını, borçlu olmadığının tespitini, senedin iptalini, kötü niyetli takip yapıldığından %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Vakfı vekilinin 09/01/2020 tarihli cevap dilekçesi özetle; müvekkili tarafından, davacı borçlu ... aleyhine, düzenleme tarihi 09.02.2016, vadesi 27.02.2017 olan 28.000 Euro'luk bonoya dayalı olarak, Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla, 05.04.2018 de kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, davacı borçlu, 24.04.2018 tarihinde , Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/324 E. Sayılı dosyasıyla imzaya, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/324 E., 2019/448 K. Sayılı ilamı ile borca ve imzaya itirazın reddine karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, kendisinin bizzat imzaladığı senedi reddederek, kötüniyetli bir şekilde gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, davacı borçlunun, alacaklı müvekkil ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından bahisle, borca ve ferilerine itiraz etmekte olduğunu, senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisinin , asıl ilişkiden mücerret olduğunu, asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borcun sona ermediğini, kıymetli evrakın soyut (mücerret) oluşu, Ticaret Hukuku'nun kendine özgü bir kavram olduğunu, senet düzenleyenin, düzenlediği senetle borçlanmasının doğal sonucu olan, temel borç ilişkisindeki sakatlığı ileri sürememe hali; yani soyutluk ilkesi, yalnızca kıymetli evrakta mevcut olduğunu, davacının, müvekkili Vakfa daha önce bir bağış yaptığını belirtmekte olduğunu, davacının, ...'e senedi imzalayarak verdiğini, ...'in senedi müvekkili vakfa ciroladığını, senedin protesto edildiğini, ancak davacı tarafından ödeme yapılmadığını, borçlu davacının, senedin farklı bir hukuki ilişkiye dayandığını iddia etmekte olduğunu, davacının müvekkili vakfa bağış yapma niyetinde ise ; neden senede bu kaydı koymamış ve neden vakfı lehtar olarak göstermediğini, davacı borçlunun iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek borçlu davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı tarafça takibe konu bono nedeni ile davalılara borçlu olunmadığı belirtilmiş ise de, sebepten mücerret olan kambiyo senetleri yönünden ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına yönelik yapılan yargılama neticesinde Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine karar verildiği, davacının iddiası gereği senedin bağış için verilmesi halinde davalı vakıf adına verilmesinin hayatın olağan akışı içinde gerekmesine rağmen bu şekilde vakfın senette lehtar olmadığı, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki iddiasının da bulunmadığı, davacının senedi bağış için verdiği iddiasını ve diğer tüm iddialarını yazılı deliller ile ispat edemediği görülmekle davacının delilleri arasında yemin delilinin olması nedeni ile yemin delilinin hatırlatılmasına rağmen yemine başvurmadığı ve bu şekilde davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı asıl tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Her ne kadar mahkemece davanın reddrine karar verilmiş ise de verilen karar yerinde olmadığını, zira ben alacaklı vakıf ... başkanı olan davalı ... adına seneti bağış olarak verdiğini, ancak daha sonra kendilerine başka tasınmaz verdiğini, benim ekonomik durumu bozulunca bağıtsan vazgeçtiğimi belirttiğini, ancak o sırada senedi bulup vermediklerini, daha sonra takibe koyduklarını, bu nedenle senedi iade etmelerini istediğini, senedini iade etmediğini, senet karşılıksız olduğunu, senedin karsılığı olduğunu alacaklının isbat külfeti de olduğunu, neden dolayı nakten ödeme yapılıp bu senedin alındığını açıklaması gerektiğini, Yargıtay kararı olduğunu, bana para vermiş isede dekontunu göstermesi gerektiğini, mal verdiyse malın faturasını göstermesi gerektiğini, davacının isbat külfeti olduğunu söylemekte ise de davalınında bu yükümlüğü olduğunu, Yargıtay kararı ile bu yükümlüğü sabittir.bu alacağına karsılık ne sekilde nasıl bir ödeme yaptığını ispatı ve açıklaması gerektiğini, yemin tekilfine gelince ben yemin teklifinden kaçınmadığını, şahsın yemine gelmeyeceğini düsündüğini ve duruşmaya da katılmadığını, bu hakkını simdi kullanmak istediğini, şahsa, Allahına, namusunu, en kutsal saydığı değer ülzerine bu senedin bağış senedi olup olmadığı hususunda yemin teklif ettiğini, bana bu senet karsılığında bir mal ve para verdiğine dair yemin teklif etiğini, para ve mal verdi ise bu konuda verdim diye yemin eda etmesini istediğini, usulüne uygun bir tebligat yapıldığını, eksik adresine gönderildiğini, yapılan Tebligat Kanunun 221-2-e maddesine aykırı olduğunu, kendisine haber verilmediğini, komsusuna haber verilmediğini, muhtara bırakılmadığını, protestoyu kabul etmediğini, bunun da usulsüz olduğunu, 10 yıldır oturmadığın eski adrese tebligat gönderildiğini, oysa adresinin güncel olduğunu, 2018 yılından sonra Türk Lirasını Koruma Kanunu çıktığını, buna göre euronun senet olarak yazılmasının yasadan çıkartıldığını, TL olarak yazılması gerektiğini, buna göre de TL olarak istenmesi gerektiğini, bu hususa da uyulmadığını, tamamlama harcına göre davanın esas alınmasını istediğini, ...'e davetiye gönderildiğini, duruşmaya katılmadığını ve yemini eda etmediğini, taşınmazlarının 5 tanesine haciz konduğunu, taşkın haciz olduğunu, bu nedenle mahkemece konulan hacizlerden 1'inin kaldırılması ve diğer 4'ünün üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, takipten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının takibe konu bonodan kaynaklı borçlu olmadığını yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/01/2025 tarih ve 2021/731 E - 2022/39 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2025