11. Hukuk Dairesi 2012/18514 E. , 2013/9797 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.01.2012 tarih ve 2006/296-2012/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tuta
**11. Hukuk Dairesi 2012/18514 E. , 2013/9797 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.01.2012 tarih ve 2006/296-2012/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile dayısı olan davalı ...'in Ös Orman Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasını kurduğunu ve uzun süre ortak olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu şirketin faaliyette bulunması için ... ... köyünde bulunan 15 parsel noda kayıtlı 2550 metre kare araziye kereste fırını ve eklentilerinin inşa edildiğini, davalı ...'in arazisinin kendisi tarafından şirkete sermaye olarak konulduğunu, arazinin şirkete devredileceğini ve böylelikle şirket ortağı olarak müvekkilinin de arazi üzerinde hak sahibi olacağı konusunda telkinleri üzerine müvekkilinin sermaye olarak inşaatları üstlendiğini, davalı ...'in müvekkilinin yurtdışında bulunduğu 19997-2003 yılları arasında şirketi tek başına yöneterek bu dönemde edinilen kar payından müvekkiline vermediğini, kar payına karşılık ...'in şirketteki hisselerini müvekkiline devretmeyi kabul ettiğini, ancak hisselerin devri sırasında dava konusu araziyi de muvazaalı olarak yakını olan davalı ...'ya sattığını, ...'nın da diğer davalı ...'ya sattığını, davalı ...'in taşınmaz ve üzerindeki imalatın değerinin tespiti için mahkemeye başvurusu üzerine alınan raporda arsa değerinin 51.000 TL, imalat değerinin ise 190.600 TL tespit edildiğini, müvekkilinin MK'nun 724. maddesi uyarınca taşınmazın değerinden çok daha fazla bir değere sahip inşaat yaptığından taşınmazın mülkiyetinin makul bir tazminat karşılığında kendisine bırakılmasını talep edebileceğini, ancak bu talep hakkı arsa sahibi ve fer'i Haleflerine karşı ileri sürülebileceğinden muvazaalı devirlerin iptal edilerek taşınmazın ... üzerine tescil edilmesine, tapu kaydı üzerine dava kesinleşinceye kadar tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de verilen karar tapuya gönderilmemesi sonucu dava konusu arazinin 20.06.2008 tarihinde ... üzerinden davalı ...'ye devredildiğini, davalı ...'nin ...'in yakın dostu olduğunu, bu işlemin de muvazaalı olduğunu ileri sürerek muvazaalı tapu devrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ..., davalı ...'ten araziyi bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, harç fazla gitmemesi için tapuda satış bedelini düşük gösterdiklerini, daha sonra diğer davalı ...'nın fark vererek kendisinden 4-5 gün sonra araziyi satın aldığını, satış bedelini de peşin aldığını, şu anda arazinin malikinin kendisi olmadığını, her iki satışta da muvazaa bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, muvazaa iddiasının yazılı delille ispatı gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakatlarının olmadığını, davacı arazinin şirkete sermaye olarak konulacağını iddia ettiğine göre şahsı adına bu davayı açamayacağını, şirket tarafından açılması gerektiğini, müvekkilinin davalı ...'dan araziyi bedelini ödeyerek gerçekten satın aldığını, ortada muvazaalı bir işlem olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davanın davalısı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, dava devam ederken dava konusu arazi el değiştirdiğinden davacının seçimlik hakkı bulunduğunu ve davacı yeni malike karşı kullandığını, bu nedenle eski davanın devamı ve her iki davanın birleştirilmesinin mümkün bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, muvazaa iddiası tanık dahil her türlü delil ile ıspatlanabileceği, davacı taraf tanık dahil muvazaa iddiasını ıspatlayamadığı, her ne kadar davalı ... tarafından ortak şirkete sermaye olarak para konulması taahhüt edilmiş ise de, şirketin kurulmasında ve ticari defterlerde dava konusu taşınmazı sermaye olarak konulduğunu vaad edildiğine ilişkin herhangi bir kayıt ve delil bulunmadığı, davalı ...’in dava konusu taşınmazı muvazalı bir şekilde diğer davalılara devrettiğine ilişkin yeterli delil elde edilemediği, gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ... ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... ... ile davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.