T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:15/10/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendir…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:15/10/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesini, HGK kararı gereği avans çeki niteliğinde olup temlik cirosu ve rehin cirosu durumu bulunduğunu, davalı bankaya takas aracı olarak aldığı için rehin cirosu olarak kabul edilemeyeceğini belirterek tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı T.C. ... Bankası vekili, kıymetli evrakın illetten mücerret olup mücerret kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi denilen bu ilke gereği çekte yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığını, dolayısıyla çekin arkasındaki işlemin araştırılamayacağını, senet metninden ayrıca ve açıkça anlaşılmadıkça doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız olarak takip konusu edilebildiğini, tüm bu nedenlerle çekin kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu içermesi ve illetten mücerret olması gerektiğini, davacının iddiaları arasında yer alan diğer davalı ... A.Ş. İle aralarındaki iş ve sözleşme ilişkisi gereği avans çeklerinin verildiği ve bu sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle dava konusu 19/07/2025 tarihli, ... numaralı, 1.600.000,00-TL bedelli çekten sebepli borçlu tutulamayacağı beyanının hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, şahsi defilerin nisbi defiler olduğunu, iddia ve defiler incelendiğinde geçersizlik defileri ve senet metninden anlaşılan defiler olmak üzere sınıflandırılan herhangi bir mutlak definin yer almadığını, tüm davanın diğer davalı ile aralarındaki iş ve sözleşme ilişkisine dayandığını, dolayısıyla davada öne sürülen tüm hususların şahsi / nisbi defi kapsamında kaldığını, bu nedenlerle davacının iddialarını müvekkili bankaya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığından müvekkil banka adına tedbir kararı verilmesinin de mümkün olmaması gerektiğinden tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tedbir isteyen tarafından karşı taraf aleyhine açılması muhtemel menfi tespit davası kazanılsa dahi sonuçsuz kalmasının önlenmesi amacıyla ve gecikmesinde sakınca görülmesi nedeniyle, menfaatler dengesi de göz önünde bulundurularak, ihtiyati tedbir talebinin teminat mukabilinde kabulüne karar vermek gerekmiş ve tedbir kararına yapılan itirazın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası ... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymetli evraktaki mücerretlik ilkesi gereği çekin arkasındaki işlemin araştırılamayacağını, TTK 780 ve 781.maddelerinin buna ilişkin düzenlendiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davacının iddialarının şahsi ve nispi ve defiler içerdiğini, senet metninden anlaşılan defiler niteliğinde bulunmadığından müvekkili bankaya karşı ileri sürülmesinin ve banka aleyhine tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, mesnetsiz açılan dava nedeniyle telafisi zor ve imkansız zararlara yol açacak olan tedbir kararının kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 15/10/2025 tarihli karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası ... Şirketi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası ... Şirketi vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı Türkiye ... Bankası A.Ş.'nin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...