İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/10/2025 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/10/2025 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın yönetimindeki ve diğer davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan ...'a çarpması sonucu, davalı ...'ın yaralıya bakmak için aracını sol şeride hiçbir güvenlik tedbiri almadan bıraktığını, bu esnada davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı ...'ın aracına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, kaza sonrasında davacı ...'ın aracında bulunan ...'in kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, davacılar ... ve ...'un ise yaralandığını, müteveffa ...'in davacılardan ..., ... ve ...'nın babaları, ...'in ise eşi olduğunu, davacıların kaza nedeniyle maddi ve manevi olarak büyük sıkıntılar yaşadığını beyanla davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine ekli delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ve kapsamı ile sınırlı olduğu, kusurun, zararın ve destekliğin usulünce ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yanında eşi ... ile birlikte ... plakalı aracı ile seyir halinde iken önüne birden bire çıkan ... isimli yayaya çarptığını, çarpma ile birlikte arabasının dörtlülerini yakarak çarptığı yayaya bakma ve bir an önce müdahale etmek için ve trafik ekiplerinin gelmesi ve tespitleri yapması için arabasını çarpmanın meydana geldiği ve durduğu noktada bıraktığını, ambulans ve trafik ekiplerinin arandığını, olay yerinin bir anda kalabalıklaştığını, ambulansın geldiğini ve yaralıya müdahale edildiğini, ambulans ışıkları yanmakta iken ayrıca reflektör de konulmuş olması ve birçok insanın ikaz ve uyarılarına rağmen ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın aniden ve hızla sol şeritten gelerek ...'ın kaza mahallinde duran aracının arka kısmına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi kusur raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 22/01/2019 gün ve ... esas, ... sayılı kararında özetle; davalı sürücü ...'ın ise müteveffanın öldüğü kazadan önce karıştığı kaza sonrası yaralıya yardım için dörtlü ikaz lambalarını yakarak durduğu ve olay mahaline ambulans da geldikten sonra meydana gelen ikinci kazada kusurunun bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı ...'ın davaya konu kazada kusurunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 31/01/2020 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamında özetle; davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığı için başvuru dava şartının sağlanması, diğer yandan davalı sürücünün beraat etmesine dair ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenilmesi ve vekalet ücretleri yönünden eksikliğin giderilmesi için HMK'nın 353/1-a-6 madde ve bendine göre ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama üzerine verilen 15/10/2025 gün ve ... esas, ... sayılı kararında özetle; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09/07/2018 tarihli raporunda belirtildiği üzere ölen sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, ceza dosyasında davalı ...'ın da kusuru olmadığı için verilen beraat kararının 10/07/2025 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, davalı sürücü ...'ın davaya konu kazada kusurunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'ın meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, bu durumun trafik kazası tespit tutanağı ile tespit edilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmemesi için her türlü güvenlik önlemini aldığı, elinden geleni yaptığı iddiasının da diğer tüm iddiaları gibi gerçek dışı olduğunu, tüm delil ve belgelere rağmen davalı tarafın ...'in ölümü ile kaza arasında nedensellik bağının bulunmadığını ifade etmesinin inandırıcılıktan uzak, gerçek dışı olduğunu, ceza dosyasının kesinleşmesinin davalının hukuk dosyasındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, davalının kusursuz olduğu kabul edilmiş ise de ceza dosyası ile hukuk dosyası arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, aksi yönde yapılan yargılamanın hatalı olduğunu, kararın kusur ve aktüer rapor yönlerinden kaldırılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin kusurunun olmadığının iki ayrı bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, meydana gelen kaza ile ...'in vefatı arasında illiyet bağı bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf taleplerine katılmadıklarını, ceza dosyasında alınan kusur raporu ve iş bu dosya da alınan kusur raporunun birbiri ile uyumlu olduğunu, ortada bir çelişki bulunmadığını, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun hem ceza dosyasında, hem de işbu hukuk yargılamasında ATK raporları ile tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafın yargılamayı uzatmak için sunmuş olduğu istinaf talepleri yerinde olmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeni ile destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacılar, davalı sürücünün sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu yakınları olan ...'in hayatını kaybetmesinden dolayı ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek trafik kazası sonucu oluşan maddi ve manevi zararlarının karşı aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Davalı sigorta şirketi tarafından ... No'lu poliçe ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın, ... istikametinden, Denizli istikametine giderken, ... Mah. ... girişine geldiği esnada, karşıdan karşıya geçmekte olan dava dışı ... isimli yayaya çarpması sonucu dava dışı ilk kazanın meydana geldiği, akabinde davalı ...'ın yaralıya bakmak için aracını sol şeride bıraktığı, bu esnada aynı istikamette seyir halinde olan davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'ın sol şeritte bıraktığı ... plakalı araca çarpması sonucu 11/03/2016 tarihinde ... sularında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, söz konusu kazada ...'in kullandığı araçta yolcu olan ...'in kaldırıldığı hastanede vefat ettiği anlaşılmıştır. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; ceza mahkemesinin 17/05/2018 tarihli kararı ile davalı ... ve davacı ... hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçlarından yapılan yargılama sonucunda, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora itibar edilerek kazanın oluşumunda ...'ın kusurunun bulunmamasından dolayı ... hakkında beraat, ... hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı verildiği, verilen kararın istinaf edildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamı ile kararın onandığı ve ... yönünden 10/07/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kaza sebebiyle başlatılan ceza yargılamasında temin edilen kusura ilişkin bilirkişi raporunda davacı sürücü ... asli kusurlu bulunmuş, eldeki dava dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan kusur raporunda da, olayda davacı sürücü ...'in %100 oranında tam kusurlu olduğu bildirilmiştir. Böylece bilirkişi raporlarında çelişki olmadığı gibi ceza mahkemesindeki olayın kabul ediliş şekli ve kazanın oluş şekline göre mahkemece tespit edilen kusur oranları yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin kusura yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre, davacı sürücü ...'in kullandığı araçta yolcu olarak bulunan ve kaza nedeniyle vefat ettiği anlaşılan destek yönünden, davacı ...'in tam kusurlu olduğu dikkate alındığında, davacıların olayda kusursuz olan davalılardan tazminat talep etmeleri mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin yasal koşulları bulunmadığından reddine dair karar verilmesi yerinde olup ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacılardan müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, 3-Davacılar tarafından fazla ödenen (1.683,10 TL + 1.683,10 TL + 1.683,10 TL) 5.049,30 TL istinaf kanun yoluna başvuru harçları ile yine fazla ödenen (615,40 TL + 615,40 TL + 615,40 TL) 1.846,20 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde yatıranlara iadesine, 4-Yapılan istinaf giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İİlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 10/03/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...