11. Hukuk Dairesi 2024/4151 E. , 2025/2708 K. MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/2415 Esas, 2024/907 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2023/700 E., 2023/859 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4151 E. , 2025/2708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/2415 Esas, 2024/907 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2023/700 E., 2023/859 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %20 oranında ortağı olduğunu, yokluğunda, usulsüz yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiğini, rüçhan hakkının kullanılmasına yönelik alınan genel kurul kararı ile hisselerinin diğer ortağa geçtiğini, bu kararın butlanına ilişkin ayrı bir dava açtıklarını, ancak açılan bu davada kararın icrasının durdurulmasına karar verilmediğini, şirket hesap ve ticari defterleri usule uygun tutulmadığından sermaye arttırımına dayanak gösterilen kar-zarar durumunun doğru olmadığını belirterek şirket kayıtlarında delil tespiti yapılmasını, genel kurul kararın icrasının durdurulmasını, sermaye artırımı sonucu el değiştiren hisselerin iptali ile %20 pay sahipliğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği genel kurul kararının iptali davasının davacı lehine sonuçlanması ihtimalinde davaya konu hisse iptali ve tespit talebinin de bu iptal kararının doğal sonucu olarak ortaya çıkacağı, genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının icrasının durdurulmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 390/1. maddesi gereği iptal davasına bakan asıl mahkemeden istenebileceği, yine delil tespiti talebinin kar dağıtımının yapılmamasından ziyade gerçek olmayan kayıtlara rağmen sermaye artırımı yapılamayacağının ispatına yönelik olup bu talebin de HMK'nın 401/3. maddesi uyarınca asıl davada talep edilmesi gerektiği, davacının taleplerini asıl davaya bakan mahkemede ileri sürmesi gerektiği, netice-i talebinin de mezkur dava dosyasındaki haklılığı ihtimalinde iptal kararının doğal sonucu olarak ortaya çıkacağı, eldeki davada aynı sonuca yol açacak taleplerinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yararın dava şartı olduğu, eda ve inşaî davalarda hukuki yararın bulunduğunun varsayıldığı, tespit davalarında ise her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, somut olayda, hukuki yararın öncelikle incelenmesi gerektiği, davacı tarafından paylarının sermaye artırımı yoluyla rüçhan haklarının yokluğunda alınan yönetim kurulu kararı ile diğer ortaklara kullandırılması neticesi pay oranının düştüğünün ileri sürüldüğü, davacının davalı şirkette %20 oranda paya sahip iken sermaye artırımı neticesi rüçhan hakkının diğer davalı tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin karar ortadan kaldırılmadan davacının hukuken iddia ettiği oranda paydaş olduğunun kabul edilemeyeceği, yapılması gerekenin genel kurul kararının iptali veya butlanı davası açmaktan ibaret olup, bu konuda açılan davanın devam ettiğinin anlaşıldığı, davacı vekilince üçüncü şahısların edinimlerinin engellenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; genel kurul kararı ile ilgili olarak alınacak bütün önlemlerin ancak anılan davada alınmasının mümkün olduğu, açıklanan nedenlerle, genel kurul karar iptali davasının konusunu teşkil eden talepler hakkında ayrıca pay sahipliğinin tespiti davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı,üçüncü şahısların kazanımları ile ilgili endişeler mevcut olmakla birlikte bu endişelerin ayrı bir davada ileri sürülemeyeceğinden hukuki yararın varsayılamayacağı, açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir saptama (tespit) davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı şirketin %20 oranında ortağı olduğunun tespitine, rüçhan hakkı kullandırılmadığından paylarını diğer ortaklar iktisap ettiğinden genel kurul kararının icrasının durdurulması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.