12. Hukuk Dairesi 2025/5658 E. , 2026/1089 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesin…
12. Hukuk Dairesi 2025/5658 E. , 2026/1089 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı ... vekili Av. ... , davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ...'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 gün, 2021/21353 E.-2024/2710 K. sayılı ilamında "davalıların kardeş olması sebebi ile aralarındaki tasarrufun iptale tabi olacağına ilişkin İİK'nın 278 inci maddesi yukarıda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş ise de İİK'nın 280 inci maddesi malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceği, davalı ...'ün davalı borçlunun kardeşi olması dolayısıyla İİK 280/1-3 maddesi gereğince davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA karar verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulü ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, Ada 116, Parsel 10'da kayıtlı taşınmazın 5 numaralı bağımsız bölümünün davalılar arasındaki 16.07.2014 tarih ve 997 yevmiye numaralı satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile tapuda devir yapılmasına gerek olmaksızın ... . İcra Müdürlüğünün 2017/40 12... /4932 Esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davacı alacaklıya haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereği açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nın 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nın 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Dava şartları, mahkemenin esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli şartlar olup, bu şartların var olup olmadığı davanın her aşamasında öncelikle ve re'sen incelenir. Somut olayda; davacı tarafından davalı borçlu ... aleyhine ... . İcra Müdürlüğünün 2017/4012 E. ve 2017/4932 E. sayılı dosyalar ile icra takibi yapıldığı, takiplerin de kesinleştiği anlaşılmıştır. Takip dosyalarından alınan 09.05.2018 tarihli kesin aciz vesikalarının; İstanbul Anadolu 19. İcra Hukuk Mahkemesinin 31.07.2025 gün, 2025/206 E.-2025/551 K. ve İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.08.2025 gün, 2025/543 E.-2025/860 K. sayılı ilamları ile iptaline karar verildiği anlaşılmışsa da; dosya içerisindeki bilgilerden davalı borçlunun bilinen adresinde 17.02.2017 tarihinde menkul haczi yapıldığı, adına kayıtlı dava dışı başkaca gayrimenkullerinin olduğu, bu gayrimenkullerin kaydına davacı tarafından da haciz konulduğu, bazı gayrimenkullerin kıymetinin belirlenmediği, bazılarının kıymeti belirlense de icra-i satışa konu edilmediği anlaşıldığından, öncelikle kesin aciz vesikalarının iptaline ilişkin dava dosyalarının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi sonrasında da belirtilen hususlar da araştırılarak davalı borçlunun acz halinde olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. 2- Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, HMK'nın 373/2 hükmü gereğince; dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.