11. Hukuk Dairesi 2010/7449 E. , 2012/7780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 tarih ve 2009/30-2010/40 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılardan TPE vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... ve davalılardan Anı Bisküvi
**11. Hukuk Dairesi 2010/7449 E. , 2012/7780 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 tarih ve 2009/30-2010/40 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılardan TPE vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... ve davalılardan Anı Bisküvi ve Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 30.sınıfta yer alan ürünler yönünden "Anı Kekim Brownie" ibaresinin tescili için yaptığı marka başvurusuna müvekkilinin yaptığı itirazın en son TPE YİDK tarafından reddedildiğini, oysa "Browni° ibaresinin müvekkiline ait tanınmış marka olduğunu, başvuruya konu markanın müvekkili adına tescilli markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirketin amacının müvekkilinin tanınmış!ığından haksız yararlanmak olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, tescil olunmuş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur. Davalı şirket vekili, "BROWNIE" ibaresinin tüm dünyada "ıslak kek" anlamına geldiğini ve bir cinsi tanımladığını,müvekkili markalarında baskın ve ayırt edici olan unsurun "ANI" ibaresi olduğunu, "BROVVNİE" ibaresinin markada tanımlayıcı ve ürünü tanıtıcı olduğunu, bu gerçek karşısında davacının tanınmış marka iddiasında bulunamayacağını, bu ibarenin yurt dışındaki bir çok ülkede başkaları adına tali unsur olarak tescil edildiğini ve bu ibare üzerinde, tanımlayıcı olması nedeniyle, hiç kimseye münhasır hak bahşedilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, "Browni" ibareli davacı markaları ile davalı başvurusuna konu "ANI Kekim Brownie" ibareli markanın karşılaştırılmasında ortalama tüketicinin bakış açısına göre, markalar arasında bütüncüllük ilkesi bakımından, "kek" emtiası yönünden benzerlik bulunmadığı, zira davalı markasında "Brownie" ibaresinin "kahve rengi ıslak kek" anlamında MK 2 ve KHK.nın 12.maddesi çerçevesinde satışa arz ettiği kek emtiası yönünden tanımlayıcı olarak kullanıldığı, markada ayırt edici karakterinin bulunmadığı, bu kullanımın dürüst bir ticari uygulama olduğu, ancak yine 30 sınıfta hatta bir kısmı aynı alt grupta, yer almakla birlikte "Bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, petrfürler, marsmallovvlar, pınnç patlaklı-kremalı-fındıklı-fıstıklı gofret ve bisküvin çikolata v.b. kekler... Şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt (şekerleme), çikolatalar, çikolata ürünleri, kokolinler, çikolataveya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler..." emtialar yönünden "Brownie" ibaresi tanımlayıcı nitelik arz etmediğinden, bu ibarenin başvuru konusu markaya esas unsurlar arasında görülmesi gerektiği, bu anlamda davacı markalarındaki "BROWNİ" ibaresi ile başvuru markasındaki "BROWNİE" ibaresinin, görsel, sesçil ve kavramsal açıdan, ortalama tüketici kitlesi nezdinde, markaların karıştırılmasına yol açacak ölçüde benzer oldukları, bu hususun KHK 8/1 (b) maddesi kapsamında nispî tescil engeli olarak görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılardan TPE vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen kararın iptali ile davalı şirkete ait marka tescil başvurusuna konu işaretin tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne ile kek emtiası yönünden istemin reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafa ait özellikle 2000/3884 sayılı markanın tek ve esaslı unsurunu “BROWNİ” ibaresi oluşturmaktadır. Söz konusu marka hükümsüz kılınmadığı müddetçe 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve inhisari marka hakkı bahşetmektedir. Dava konusu başvuru da “ANI KEKİM BROWNİE” ibaresinden oluşmakta olup, davacıya ait tescilli markalar açısından “BROWNİ” kelimesinin markanın temel öğesi ve ayırt edici karakteri olduğu göz önüne alındığında, taraf markalarının 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi gereğince benzer olduklarının kabulü gereklidir. Bu durumda mahkemece, taraflara ait markalarda yer alan “BROWNİ” ibaresi dikkate alınarak markaları oluşturan işaretlerin benzer olduklarının kabulü ile davanın kek emtiası yönünden dahi kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yarına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan TPE vekilinin tüm temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.