11. Hukuk Dairesi 2012/12086 E. , 2012/14999 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/08/2012 tarih ve 2012/357-2012/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2012/12086 E. , 2012/14999 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/08/2012 tarih ve 2012/357-2012/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz isteyen vekili, 26/08/2011, 21/10/2011, 23/09/2011 ve 26/08/2011 keşide tarihli dört adet bononun vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, mal kaçırıldığına ilişkin kuvvetli delil bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir. İstem, bonoya dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin koşulları sıralanmış olup, bu hükümde vadesi gelmiş alacaklar için borçlunun mal kaçırdığına ilişkin belirtilerin bulunması ya da aciliyeti gerektirir bir durumun olması gerekli koşullardan sayılmamıştır. Kararda dayanılan gerekçeler, İİK’nun 257/2. maddesinde düzenlenen henüz vadesi gelmemiş alacaklar için aranan koşullardır (Bkz. Prof. Dr. B.Kuru, İcra ve İflas Hukuku, III. C., İstanbul, 1993, sh. 2499 vd.) Bu durumda mahkemece, istemde, İİK'nun 257. maddesinde öngörülen diğer koşulların bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.