İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vedavalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin ... satış platformu üz…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2489 KARAR NO: 2026/78 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2025 ESAS NO: 2023/526 KARAR NO: 2025/831 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vedavalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin ... satış platformu üzerinde e satış yapın bir tedarikçi olduğunu, ... satış platformu üzerinden ... isimli müşterinin ... buzdolabından oluşan siparişini kargoya ayıpsız şekilde teslim ettğini, ancak ürün davalı uhdesindeyken ... kargo kodlu gönderi müvekkilline hasarlı olarak hasar tutanağı imza edilmeksizin teslim edilmeye çalışılmışsa da hasar tutanağı tutulmadığı için ürünün müvekkilce teslim alınmadığını, ... gönderi kodu ile ... de taşınırken hatalı taşıma sebebiyle ürünün hatalı olarak gönderildiğini, Ürünün ... şubesinde bekledğini, gönderinin hasara uğramış olmasında müvekkili satıcıya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, kargo görevlisince gönderi müvekkili satıcıya teslim edilirken, müvvekkilince talep edildiğini ve üründe fark edilir şekilde hasar bulunmasına rağmen hasar tespit tutanağı düzenlenmediğini, bu nedenlerden dolayı, hasarlı kargo taraflarınca teslim alınmadığını, kargo şubesinde kontrolü sağlanması üzerine görevliye iade edildiğini, hasarlı kargolar için kargo görevlileri zabıt tutmakla yükümlülükleri bulunduğunu, iş bu nedenlerden dolayı dava konusu gönderi şu anda ... şubesinde beklediğini, müvekkili satıcı kargonun kendisine hasarsız teslim edilmesi hakkına sahip olması nedeniyle kargoyu teslim almadığını, iade etme hakkını kullandığını, kabul yerine geçmemekle birlikte davalı tarafın dava konusu kargoyu kendi kusuru ile kargoya hasar verdiğini, müvekkili şirkete teslim talebi müvekkili satıcı için orantısız güçlük oluşturacak olup üründe meydana gelen hasar sebebiyle müvekkilinin zararının karşılanmasının gerektiğini, müvekkili satıcının zararının karşılanmadığını, davacı satıcının zararının tazmini için davalı taraf ile arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 17998,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini, davanın kabulüne, yargılama ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; dava konusu... barkod numaralı gönderi hakkında ... koordinasyonuyla yapılan araştırma sonucunda; ... Şube şefliğince orijinal ambalaj kutusunda adresten alım yapılarak ileri sevk edildiğini,... Merkezi tarafından geliş kaydı yapılarak ileri sevk edildiğini, kabulden sonra ...ve ...Müdürlükleri tarafından gönderi ile ilgili olarak olumsuz bir durum olmadığından herhangi bir gerçekleme ve tutanak düzenlenmediğini, ... tarafından iade gelen gönderi hakkında ambalajı hasarlı olduğundan gerçekleme düzenlendiğini, ... Başmüdürlüğü tarafından yapılan araştırmada; ...’ye gelişinde ve sevkinde bir hasar görülmediğini, ... Başmüdürlüğü tarafından yapılan araştırmada ise; söz konusu gönderinin 09.12.2022 tarihinde ... tarafından gönderi geliş kayıt işlemine müteakip 12.12.2022 tarihinde dağıtıma çıkarıldığını, 13.12.2022 tarihinde diğer adrese sevk talimatı verilen gönderinin kayıt harici olarak ...'ye sevk edildiğini, ... tarafından 13.12.2022 tarihinde işlem gören gönderinin verilen adres değişikliği talimatı gereği 15.12.2022 tarihinde ... adına düzenlenen ... nolu ...'ye kayıtlanarak ileri sevk edildiğini, ... tarafından her ne kadar postadan çıkmadığı hususunda sistem üzerinden gerçekleme bülteni düzenlenmiş ise de gönderinin 20.12.2022 tarihinde dağıtıma çıkarıldığını, alıcı ile yapılan görüşmede kendisinin sipariş vermediğini, ürünü istemediğini beyan etmesi üzerine 21.12.2022 tarihinde iade işlemine tabi tutulduğunu ve aynı tarihte ... Müdürlüğü adına düzenlenen... nolu...'ye kayden mutemet imzasına teslim edilerek ileri sevk işleminin sağlandığını,... tarafından 22.12.2022 tarihinde geliş ve sevk işlemi sağlandığı anlaşılan gönderinin ambalaj kutusunda hasar olduğu hususunda 23.12.2022 tarihinde sistem üzerinden ... numaralı gerçekleme bülteni düzenlendiğini, ...'de işlem gördüğü aşamalara ait kamera görüntülerine ise ulaşılamadığını, ... Başmüdürlüğü tarafından yapılan araştırmada; gönderinin ...'de işlem gördüğü anlara ait kamera kayıtlarında, gönderinin hasarına yol açabilecek bir duruma rastlanılmadığını, 13.12.2022 tarihinde geliş kaydı yapılan gönderinin 14.12.2022 tarihinde verilen adres değiştirme talimatına istinaden 15.12.2022 tarihinde mutemede teslim edilerek... 'e sevk edildiğini, gönderinin hasarlı olduğu yönünde ... tarafından düzenlenen gerçekleme bulunmadığını, ... Başmüdürlüğü'nün araştırmasında; iade aşamasında gönderinin hangi aşamada hasar aldığının tespitini teminen işlem gördüğü tüm aşamaların kamera kayıtlarına bakıldığını ve ilgili mutemede tam ve sağlam teslim edildiğinin tespit edildiğini, ambalajında hasar olduğundan gerçekleme düzenlendiğini, ...tarafından mutemet imzalı hasar tespit tutanağı ve gerçekleme düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle; açılan davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dosyada yer alan dava dilekçesi ve ekleri incelenmekle; "...Somut olayda, taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı taraf, ürününü sağlam bir şekilde taşıyıcıya teslim ettiği halde, hasarlı şekilde iade edilmek istendiği, bu nedenle zarara uğradığından zararının tazminini istemiştir. Davalı şirkete yazılan müzekkere cevabında, davaya konu ürünün ... gönderisi olduğundan, hasar kontrolü yapılmadan, hasarsız sıfatıyla kabul edilerek tam ve sağlam gönderi şeklinde sevk edildiği, neticede yapılan analizde ürünün ambalajında hasar olduğu, ürünün kendisinde hasar olduğunun tespit edilmediği şeklinde izahta bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesinde davanın reddini istemiş, davalının kusurunun bulunmadığı, ürünün sipariş edilmeme nedeniyle iade edildiği, aşamalardaki kamera kayıtlarına ulaşılamadığı, sorumluluğun bulunmadığı şeklinde savunmada bulunmuştur. Davalı şirket müzekkere cevabından; davaya konu ürünün davacı tarafından hasarsız ve tam şekilde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Mahallinde talimat Mahkemesi kararı marifeti ile yerinde inceleme icra edilmiş ve hazırlanan asıl ve ek rapor sonucunda eşyanın tam zayinden söz edilemeyeceği, taşıma sonucunda derin çizikler nedeniyle ürünün defolu hale geldiği, %30-40 civarında indirimli satışının mümkün olduğu tespit edilmiştir. Sonuçta anılan rapor denetime elverişli ve hakkaniyetli bulunarak hükme esas alınmıştır. Neticede davalı ...şirketinin, davacı ile arasında bulunan taşınma sözleşmesine aykırı davrandığı, sağlam ve tam şekilde teslim aldığı ürünün, taşıma sürecinde hasar almasına sebebiyet verdiği, şu halde davalının sözleşmeye aykırı bu davranışı nedeniyle, davacının uğramış olduğu zararın tazmini talebinde haklı olduğu (TTK m.875) görülmüştür. Davacının zarar, illiyet bağı ve sözleşmesel ilişkiyi HMK 190 maddesi gereğince ispat ettiği görülerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı her ne kadar tam zayi gibi tazminat istese de ürünün kısmen zarara uğradığı görülerek hasarlı ürün bedeli indirilmek sureti ile tahsile karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 6.299,30 TL nin 21/12/2022 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verilmiştir. Davacı ve davalı vekili, süresinde işbu kararı istinaf etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, taşımacılık sözleşmesi kapsamında zarar talebine ilişkindir. 17.998,00 TL alacak miktarı üzerinden dava açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 6.299,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararı verildiği görülmüştür. Davacı işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen ret karar miktarının (Talebinin kabul edilmeyen kısmının) 11.698,70 TL, davalı da işbu kararı istinaf ettiğinden istinaf edilen kabul karar miktarının 6.299,30 TL olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 341/4. Fıkrasında "(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)" hüküm altına alınmıştır. İşbu dava 30/05/2023 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 17.830,00 TL’dir. Davacı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin talebinin kabul edelmeyen kısımının/reddedilen dava değerinin ise 11.698,70 TL'ye ilişkin olduğu, Davalı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin/kabul karar miktarının ise 6.299,30 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 17.830,00 (onyedibinsekizyüzotuz) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçelerinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının ve davalının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HMK 352/1-b maddesine göre kesin olan kararların istinafı halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk dairesince ön incelemede öncelikle gerekli karar verilir. Açıklanan nedenlerle davacının ve davalının istinaf ettiği karara ilişkin reddedilen ve kabul edilen karar miktarlarının ayrı ayrı kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf dilekçelerinin HMK 341/2-4 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalı vekilinin istinafa konu ettikleri karara ilişkin reddedilen ve kabul edilen karar miktarlarının ayrı ayrı dava tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının ve davalının istinaf başvurularının/dilekçelerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacının ve davalının peşin yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa ayrı ayrı iadesine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 15/01/2026