11. Hukuk Dairesi 2011/8386 E. , 2011/8095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2009 tarih ve 2008/906-2009/49 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.04.2011 gün ve 2009/4647-2011/3923 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dos
**11. Hukuk Dairesi 2011/8386 E. , 2011/8095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2009 tarih ve 2008/906-2009/49 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.04.2011 gün ve 2009/4647-2011/3923 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilin davalılara "...hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi" yazılı bir belge karşılığında 24.220 DM yatırdığını, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği ve yüksek oranda faiz garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 23.555,87 YTL'nin davalılardan tahsilini, davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 05.04.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur. Bu kez davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.