11. Hukuk Dairesi 2022/1224 E. , 2023/4638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/350 Esas, 2021/1452 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/165 E., 2019/568 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın dava
**11. Hukuk Dairesi 2022/1224 E. , 2023/4638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/350 Esas, 2021/1452 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/165 E., 2019/568 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 99/000296, 2016/22627, 2016/18427, 2016/18267, 99/011019, 2009/42371, 2009/42372, 2009/42373, 2009/42374, 2010/46527, 2010/60282, 2011/32520, 2011/32521, 2011/32522, 2012/06560, 2013/13136, 2013/13864, 2014/43688, 2014/43693, 2014/44564, 2014/ 44575, 2014/44579, 2014/46608, 2014/46615, 2014/46630, 2014/46637, 2014/93101, 2014/93106, 2015/09794, 2015/18474, 2016/103493, 2016/53278, 99/000293, 99/000295, 99/001458, 2004/41535 sayılı "makro supercenter şekil", "macroville card", "butcher by macrocenter", "macropicks", "selection macrocenter şekil", "macrostyle", "macro banquet", "macro center banquet", "macronews şekil", "mcfinefood by macro center şekil", "macro online bir tıkla alışverişi evinize indirin! şekil", "macro atelier şekil", "macro center homemade şekil", "macro center cook book şekil", "macro station", "macrorecipes", "macro service", "macro&more macrocenter", "macroandmore", "food night out macro center", "macro trend", "macro tips", "macro moods", "macro friends", "macro cooks", "macro lifestyle", "kav by macrocenter", "mahzen by macrocenter", "fine food macrocenter", "finefood macrocenter", "macrofit", "macrophone", "makro supercenter şekil", "makro supercenter şekil", "makro şekil", "makro supercenter şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların ortalama tüketici nezdine iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, basiretli tacir gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili, dava konusu başvurunun bir tarım ilacı adı olduğunu “macro” sözcüğünün “büyük, büyük çapta” anlamına geldiğini, “gibb” ibaresinin “gibberellic asit” adlı kimyasal maddenin kısaltması olduğunu, dava konusu markalarda yer alan MACRO kelimesinin ayırt edici gücünün zayıf olduğunu, dava konusu markalar arasında bu manada ayniyet/benzerlik bulunmadığını, söz konusu mal/hizmetlerin de benzer olmadığını, tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamında bulunan 01, 05 ve 35. sınıf emtiaların tamamı bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının geçmişten bugüne, nizasız ve fasılasız olarak aktif şekilde MAKRO SUPERCENTER/MAKROCENTER şeklinde markasını kullandığı ve bu kullanım itibariyle mağazacılık sektöründe tanınmışlığa ulaştığı, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2019-M-977 sayılı kararının iptaline, 2017/79219 numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu markalar arasında ayniyet veya benzerlik olmadığını, MACRO kelimesinin markaya ayırt edici nitelik katmadığını, her iki taraf ürünleri arasında hiçbir ayniyet, benzerlik bulunmadığını, faaliyet alanlarının farklı bulunması nedeni ile iltibasın oluşmayacağını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında iltibas bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu ibarenin “MACROGİBB” olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre, dava konusu başvuruda da, "MAKRO" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "makrogibb" şeklinde yazıldığı, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların esas unsurlarının "macro" ibaresi olduğunu,markaların esas unsurları itibarı ile benzerlik ve iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiğini, dava konusu markanın markayı müvekkili şirket markalarından farklılaştıracak farklı renk, şekil ve karakterlerle stilize edilmemiş olduğunu, markalar arasında işitsel benzerlik olduğunu, davalı markasının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ortalama düzeydeki bir tüketici tarafından müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik de bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve altıncı fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.