11. Hukuk Dairesi 2022/225 E. , 2023/3632 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1728 Esas, 2021/1887 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/282 E., 2021/166 K. Taraflar arasındaki şirket hisse devrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf …
**11. Hukuk Dairesi 2022/225 E. , 2023/3632 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1728 Esas, 2021/1887 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/282 E., 2021/166 K. Taraflar arasındaki şirket hisse devrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Noterliğinin 10.05.2019 tarih ve 2400 sayılı tasdikli 08.05.2019 tarih ve 2019/01 sayılı genel kurul kararına istinaden YP Yıldırım Plastik San. Tic. Ltd. Şti.'ndeki 20.000,00 TL sermaye karşılığı 10 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile davalıya devrettiğini ve pay devri işleminin ticaret sicil gazetesinde yayımlandığını, davalının bu devir işlemleri ile ilgili nakdi ya da gayri nakdi herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi herhangi bir taahhütte de bulunmadığını, yapılan hisse devir işlemlerinin muvazaalı duruma geldiğini ileri sürerek ... Noterliğinin 10.05.2019 tarih ve 2400 sayılı tasdikli 08.05.2019 tarih ve 2019/01 sayılı genel kurul kararına istinaden YP Yıldırım Plastik San. Tic. Ltd. Şti.'ndeki 20.000,00 TL sermaye karşılığı 10 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile davalı adına devrine dair işlemin geçersizliğine, hissenin müvekkili adına pay defterine işlenmesine ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde yanıltıldığını ve yapılan hisse devir işleminin muvazaalı yapıldığını beyan ettiğini, bir kimse kendi yaptığı işlemin muvazaalı olduğu iddiasına dayanamayacağını, davacı tarafından müvekkile devredilen hisselerin bedelini müvekkilin babası ... tarafından davacıya ödendiğini, resmi sicil ve kayıtların da bunu gösterdiğini, aksi yöndeki iddianın, benzer kuvvette, yazılı belgelerle ispat dilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalıya devredilen paya ilişkin sözleşmenin geçerlilik şekline uygun olarak yapıldığı, devir işleminin geçersizliğini gerektirici herhangi bir hukuki nedenin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; YP Yıldırım Plastik Şirketi bir aile şirketi olup müvekkil söz konusu şirketin hissedarlarından biri olduğunu, davalının müvekkilinin amcasının oğlu olduğunu, müvekkilinin adı geçen şirkette hissedar olan akrabaları tarafından davalı yana hisse devri yapılması konusunda yönlendirildiğini ve iradesinin sakatlanlandğını, müvekkilinin, ... Noterliğinin 10.05.2019 tarih ve 2400 sayılı ile tasdikli 08.05.2019 tarih ve 2019/01 sayılı Genel Kurul Kararına istinaden YP Yıldırım Plastik San. Tic. Ltd. Şti.'ndeki 20.000,00 TL sermaye karşılığı 10 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile davalı adına devrettiğini, davalının babası olan ... ve amcası ... da aynı tarih ve sayılı işlemlerle şirketteki 10.000,00'er TL sermaye karşılığı 5'er adet paylarını hukuki ve mali yükümlülükleri ile davalı adına devrettiklerini davalı yan, şirket ortağı olan babası ve amcasının, müvekkili yönlendirmesi / iradesini sakatlaması ile şirkette pay sahibi olduğunu, davalı yan işbu pay devrine ilişkin olarak herhangi bir bedel ödemediğini, davalı yana işbu devirler satış olarak gösterilmekle birlikte aslında bağış niteliğinde olduğunu, ancak müvekkilin hiçbir şekilde bağış iradesi bulunmadığını, bu bakımdan görünürde satış işlemi yapılmasına rağmen herhangi bir bedel alınmadığı için ortada gerçek bir satışın varlığından söz edilemeyecek ve dolayısıyla muvazaalı işlemin varlığından bahsedileceğini, mahkemece pay devir bedelinin ödenmemesi durumunun sözleşmenin ve pay devri hükümsüzlüğü için geçerli bir hukuki neden olduğunun söylenmeyeceği şeklindeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, somut olayda yalnızca bedel ödenip ödenmediği huşunun değil ayrıca muvazaalı işlem olup olmadığının da araştırılıp değerlendirilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkemece dosya kapsamına sunulan dilekçelerde ısrarla yapılan muvazaalı devirlere müvekkilin iradesi sakatlanarak dahil edildiği, herhangi bir bedel ödenmediğinden satış işleminin muvazaalı olduğu belirtilmesine rağmen muvazaa iddiası dikkate alınmadığını ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile verilen mahkeme kararı hatalı olup kaldırılması gerektiğini, davalı söz konusu devir işlemleri ile ilgili olarak nakdi ya da gayri nakdi herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi herhangi bir taahhütte de bulunmadığını, tesis edilen hisse devir işlemi aslında gerçek bir devir işlemi olmaktan çıktığını, davalı adına hisse devirlerini yapanların birisinin kendisinin öz babası diğerinin ise amcası olması nedeni ile müvekkil genel kurul kararında yanıltıldığını, alınan karar ve tesis edilen işlem açıkça hukuka aykırı olup; bu durumdan müvekkilinin zarar gördüğünü, davalı yan dava konusu devirlerin muvazaalı olmadığını, söz konusu devirler için gereken bedellerin ödendiğini yazılı deliller ile ispat edemediğini, davalı yanın herhangi bir bedel ödemediği hususu şirket kayıtları, banka kayıtları dinlenen tanığımız ...'in beyanları ile sabit oduğunu, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ...'ın gerek davacıya gerekse de diğer ortaklara herhangi bir para ödemesi yapmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu YP Yıldırım Plastik Sanayi Ticaret Limited Şirketindeki 10 hissesini davalı tarafa 20.000,00 TL karşılığı sattığı, her ne kadar davacı tarafça hisse satış bedelinin ödenmediği iddia olunmuş ise de pay devir sözleşmesinde bedelin nakten ve tamamen alındığının belirtildiği, satış bedelinin ödenmediğine ilişkin iddianın da ancak aynı kuvvete yazılı bir delille kanıtlanabileceği, davacının dosyaya bu nitelikte bir yazılı ve kesin delil sunamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; YP Yıldırım Plastik şirketi bir aile şirketi olup paydaşlarının kardeş olduğunu, müvekkili ...'ın da paydaş olup paydaşlardan ...'ın oğlu olduğunu, davalı ... ise paydaş (vefat eden) ...'ın oğlu olduğunu, ... ve ... ile diğer paydaşların kardeş olduğunu, dolayısıyla bir aile şirketi söz konusu olup tarafların akraba olduğunu, HMK'nın 203 üncü maddesinde senetle ispat zorunluluğunun istisnalarının düzenlendiğini, akrabalar aile üyeleri arasındaki işlemlerde, senede bağlanmaması teamül olan işlemlerde, irade bozukluğu iddialarının olduğu hallerde tanık dinlenebileceğinin hüküm altına alındığını, Kanun koyucu (b) bendi ile özellikle hayatın olağan akışı çerçevesinde, senede bağlanması teamülden olmayan işlemlerde tanıkla ispatın mümkün olmasını amaçladığını, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığı, dinlenen tanık beyanları ile sabit olmasına rağmen davanın reddinin hatalı olduğunu, YP Yıldırım Plastik Şirketi bir aile şirketi olup müvekkilin söz konusu şirketin hissedarlarından biri olduğunu, davalı müvekkilin amcasının oğlu olduğunu, müvekkilinin adı geçen şirkette hissedar olan akrabaları tarafından davalı yana hisse devri yapılması konusunda yönlendirildiğini ve iradesinin sakatlandığını, müvekkil ... ... Noterliğinin 10.05.2019 tarih ve 2400 sayılı ile tasdikli 08.05.2019 tarih ve 2019/01 sayılı Genel Kurul Kararına istinaden YP Yıldırım Plastik San. Tic. Ltd. Şti.'ndeki 20.000,00 TL sermaye karşılığı 10 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile davalı adına devrettiğini, davalının babası olan ... ve amcası ... da aynı tarih ve sayılı işlemlerle şirketteki 10.000,00'er TL sermaye karşılığı 5 er adet paylarını hukuki ve mali yükümlülükleri ile davalı adına devrettiklerini, davalı yan, şirket ortağı olan babası ve amcasının, müvekkili yönlendirmesi / iradesini sakatlaması ile şirkette pay sahibi olduğunu, davalı yan işbu pay devrine ilişkin olarak herhangi bir bedel ödemediğini, davalı yana işbu devirler satış olarak gösterilmekle birlikte aslında bağış niteliğinde olduğunu, ancak müvekkilin hiçbir şekilde bağış iradesi bulunmadığını, bu bakımdan görünürde satış işlemi yapılmasına rağmen herhangi bir bedel alınmadığı için ortada gerçek bir satışın varlığından söz edilemeyecek ve dolayısıyla muvazaalı işlemin varlığından bahsedileceğini, Yerel Mahkemece pay devir bedelinin ödenmemesi durumunun sözleşmenin ve pay devri hükümsüzlüğü için geçerli bir hukuki neden olduğunun söylenmeyeceği şeklindeki değerlendirmesi hatalıdır. Somut olayda yalnızca bedel ödenip ödenmediği huşunun değil ayrıca muvazaalı işlem olup olmadığının da araştırılıp değerlendirilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkemece dosya kapsamına sunulan dilekçelerde ısrarla yapılan muvazaalı devirlere müvekkilin iradesi sakatlanarak dahil edildiği, herhangi bir bedel ödenmediğinden satış işleminin muvazaalı olduğu belirtilmesine rağmen muvazaa iddiası dikkate alınmamış ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davalı söz konusu devir işlemleri ile ilgili olarak nakdi ya da gayri nakdi herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi herhangi bir taahhütte de bulunmadığını, tesis edilen hisse devir işlemi aslında gerçek bir devir işlemi olmaktan çıktığını, davalı adına hisse devirlerini yapanların birisinin kendisinin öz babası diğerinin ise amcası olması nedeni ile müvekkil genel kurul kararında yanıltıldığını, alınan karar ve tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu; müvekkilinin zarar gördüğünü, davalı yanın dava konusu devirlerin muvazaalı olmadığını, söz konusu devirler için gereken bedellerin ödendiğini yazılı deliller ile ispat edemediğini, davalı yanın herhangi bir bedel ödemediği hususunun şirket kayıtları, banka kayıtları ve tanık ...'in beyanları ile sabit olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirket hisse devrinin iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.