11. Hukuk Dairesi 2023/5715 E. , 2024/7486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1095 Esas, 2023/949 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2017/192 E., 2019/461 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucu
**11. Hukuk Dairesi 2023/5715 E. , 2024/7486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1095 Esas, 2023/949 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2017/192 E., 2019/461 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu ve müvekkilin davalıdan mal alışı yaptığını, 2016 yılı Aralık ayı içinde davacı tarafından davalıya sipariş geçildiğini, hırdavat malzemelerinin alım-satım hususunda tarafların şifahi olarak anlaştıklarını ve davalının fatura ettiği bu malları 30.01.2017 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından bu malların bedeline ilişkin olarak üç adet çekin davalıya verildiğini, ancak sipariş edilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalının bir adet çeki bankaya ibraz edip bedelini tahsil ettiğini, davalıya ulaşılamadığını, davalının Iğdır ilini terk ettiğini ve Bakü'ye kaçtığı duyumlarının alındığını, müvekkilinin davalı tarafından dolandırıldığını ve çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek tahsil edilen çek bedelinin istirdatını ve kalan iki adet çekten dolayı da borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, çek bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tediyesine yönelik düzenlendiğinin kabulü gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 209 uncu maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda verildiği yönünde yasal karine mevcut olduğunu, bu yasal karinenin aksini ve çekleri ileride teslim edileceği iddia edilen mallara karşılık avans olarak verildiğini iddia eden davacının bu yöndeki iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispatlaması gerektiği, somut olayda davacının çeklerin avans karşılığı verildiğini, bedelsizlik iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, ayrıca davacı tarafça yemin deliline dayanmaktan vazgeçildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.