11. Hukuk Dairesi 2009/6128 E. , 2010/11814 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.03.2009 tarih ve 2009/44-2009/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruş…
**11. Hukuk Dairesi 2009/6128 E. , 2010/11814 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.03.2009 tarih ve 2009/44-2009/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... Gıda İnş.Petr. Tur.San.Ltd.Şti’nin iki ortağından biri olduğunu, Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.02.2007 tarih 2005/522 Esas 2007/27 Karar sayılı ilamı ile şirketin tasfiyesiz feshine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğini, kararın infazı için davalı ...’na müracaat edildiğinde ilamda kendilerinin taraf olmadığı ve TTK’da ilgili karardaki gibi tasfiyesiz feshe yer verilmediği gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek kesinleşmiş mahkeme ilamının infazını reddeden ...’nun işleminin iptali ve ... Gıda İnş.Petr. Tur.San.Ltd.Şti’nin kaydının silinmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilgili kararında ...’nun taraf olmadığını, kendilerine hüküm kısmında tescille ilgili bir yükümlülük yükletilmediğini, TTK'nun 549 ncu maddesinde infisah halleri sayılmış olup infisahın doğal sonucunun tasfiye olduğunu, tasfiyesiz fesih hallerinin TTK'nun 451-454 ncü maddeleri arasında sayılmış olup davaya konu şirket için bu hallerden birinin gerçekleşmediğini, tasfiyesiz fesih talebinin TTK'nun 550 nci maddesi uyarınca ancak müdür tarafından yapılacağı belirtilmişken söz konusu şirket için müdür değil şirket ortağının talepte bulunduğunu, feshe karar verildiği tarihte şirketin Ticaret Sanayi Odası’na borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 36. maddesi gereğince, sicil memurluğunca verilen kararlara karşı, ancak, “ilgililer” tarafından mahkemeye itiraz edilebileceği, maddede sözü edilen “ilgililer” tabirinden TTK'nun 30 ve Ticaret Sicili Nizamnamesi’nin 31. maddelerinde gösterilen kişilerin anlaşılması gerektiği, anılan düzenlemeye göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili uzuvları veya temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edildiği, istemde bulunma hakkının şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olduğu, davacının şirketin ortağı olmaktan öte bir sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.