12. Hukuk Dairesi 2013/30124 E. , 2013/37283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/08/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu
**12. Hukuk Dairesi 2013/30124 E. , 2013/37283 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/08/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu ... hakkında Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, İcra Mahkemesi'ne ise adı geçen şirket vekili sıfatıyla ... tarafından başvurularak imzaya itiraz ile sair itirazların ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Dava hakkı o hakkın sahibi olan kişiye aittir. Hak sahibi davayı bizzat açabileceği gibi vekil aracılığıyla da açabilir. Davaya vekâlet etmesine kanunen imkân bulunmayan bir kişi vekil sıfatıyla dava açarsa o kişinin davaya vekâlet ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekir. Avukatlık Kanununu 35/1. maddesine göre, yargı yetkisini haciz bulunan organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işleme ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir. Somut olayda icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz eden kişi, şirket yetkilisinin vekalet verdiği, ancak avukat olmayan bir şahıstır. İcra Mahkemesine başvurabilmesi için vekilin avukat sıfatını taşıması zorunludur. Bu durumda, mahkemece, açıklanan nedenlerle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, itirazın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi doğru değil ise de, temyiz edenin sıfatı nazara alınarak, aleyhe bozma yasağı nedeni ile bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle reddi ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.