7. Hukuk Dairesi 2010/2840 E. , 2011/1502 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünün
**7. Hukuk Dairesi 2010/2840 E. , 2011/1502 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması mahkemece kanıtlama yükümlülüğü kendisine ait olduğu belirlenen taraf keşif giderlerini mahkeme veznesine yöntemine uygun biçimde depo etmesi için makul ya da koşulların varlığı halinde ilgiliye kesin önel verilmesi adı geçenin kendisine verilen makul ya da kesin önel içerisinde keşif giderlerini mazeret olmaksızın mahkeme veznesine yöntemine uygun biçimde depo etmemiş olması gerekir. Somut olaya bu ilkelerin ışığı altında bakıldığında davacı tarafa 29.06.2009 günlü oturumda keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için 30 günlük kesin önel verildiği keşfin ise 11.08.2009 gününde icra edileceği dikkate alındığında yerel bilirkişi, tanıklar ile ilgililere yapılması gereken tebligatların süre darlığı nedeniyle uygun olarak yapılmayacağı açık bir deyişle keşfin yapılacağı gün ile ilgililere tebliğin yapıldığı günler arasında gerekli sürenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca yerel mahkemece 29.06.2009 günlü oturumda oluşturulan ara kararın yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle verilen ara kararı koşulları oluşmadığından geçersizdir. O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı tarafa uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümü için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olduğu gözönüne alınarak ilgiliye makul ya da kesin önel verilmeli, keşif yapılmalı, gerekli keşif giderleri davacı tarafından kendisine verilen makul ya da kesin önel içerisinde karşılandığı takdirde taşınmaz başında bozma ilamına uygun keşif yapılmalı, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz ituirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.