11. Hukuk Dairesi 2009/4198 E. , 2011/2837 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2008 tarih ve 2001/953-2008/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen ..... temsilcisi Av. ... gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde ve…
**11. Hukuk Dairesi 2009/4198 E. , 2011/2837 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2008 tarih ve 2001/953-2008/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen ..... temsilcisi Av. ... gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, müvekkilerinin murisi ...'ın davalı şirketin toplam 500.000 adet hissesinin yaklaşık yarısına tekabül eden 249.875 adet hissesine sahipken 06.01.2000 tarihinde vefat ettiğini, davalı yetkililerince murisin ölümünden önce 12.01.1998 tarihinde paylarını diğer davalı gerçek kişilere devrettiği belirtilmişse de devir mukavelesi olarak gösterilen belgeler ile yine nama yazılı muvakkat ilmuhaberler altındaki imzaların murise ait olmadığını, kaldı ki murisin 05.01.1999 tarihli genel kurul toplantısına hissedar olarak asaleten katılıp 3 yıllığına yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini bunun da sahteliği ortaya koyduğunu ileri sürerek, gerçek kişi davalılara pay devrine dair 12.01.1998 tarihli mukavele ile aynı tarihli muvakkat ilmuhaberleri iptalini, murisin davalı şirkette 249.875 adet payı bulunduğunun tespitini, murise aidiyeti anlaşılan ve vefat ile yasa gereği irsen müvekkillerine intikal eden davalı şirketteki pay karşılığı hisse senetlerinin yada yerine çıkartılacak ilmuhaberlerin taraflarına verilmesini istemiş, birleşen davasında ise, sahte senetlerle hissedar gözüken ancak gerçekte hak sahibi olmayan kişilerle yasaya ve anasözleşmeye aykırı olarak toplanan 30.07.2002 tarihli şirket genel kurulu ile buna dayalı sermaye artırımını da kapsayan ve müvekkilerinin payını küçültmeyi amaçlayan kararların iptalini, buna dayalı olarak diğer gerçek kişiler adına tescil edilen payların iptaliyle müvekkilleri adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, taraflar arasında kanuna uygun devir işlerinin tamamlandığını, belgelerin sahte olmadığını, davacıların pay sahibi olmadığından genel kurulun iptalini isteyemeyeceklerini, kaldı ki iştirak halinde pay sahipliğinde tüm mirasçıların oybirliğiyle dava açmasının zorunlu olduğunu, davacıların pay sahibi olsalar dahi sermaye artışını engelleyebilecek pay oranına ve imtiyaza sahip olmadıklarını, genel kurul iptali davasının gerçek kişilere yöneltilemeyeceğini, TTK'nun 381. maddesi uyarınca dava açma süresinin geçirildiğini, sermaye artışının şirketin varlığını devam ettirebilmek ve değerini korumak için zorunlu olarak yapıldığını belirterek asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına ve yapılan imza incelemelerine göre 12.01.1998 tarihli hisse devir mukaveleleriyle, nama yazılı hisse senetlerinin yerini tutmak üzere çıkartılmış nama yazılı muvakkat ilmuhaberlerde yer alan imzaların muris ... elinden çıkmadığının anlaşıldığı, kaldı ki murisin 05.01.1999 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katılıp, üç yıl için şirket yönetim kuruluna seçilmişken 12.01.1998 tarihli belgelerle hisse devrinde bulunduğu iddiasının hukuksal dayanaktan da yoksun olduğu, birleşen dava yönünden ise toplantı ve karar nisaplarına uyulmuş olmakla birlikte davacılara ait hisselerin ortak olmayan kişilerce kullanıldığı ve 30.07.2002 tarihli genel kurulun yoklukla malül olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 12.01.1998 tarihli hisse devir sözleşmeleriyle aynı tarihli Nama Yazılı Muvakkat İlmuhaberlerin iptaline, pay devirlerinin geçersiz olduğunun tespitine, murisin davalı şirkette 249.875 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, birleşen davanın kabulü ile davalı şirketin 30.07.2002 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline, davalı ... ve ...'ya yapılan hisse devirlerinin iptaline, mezkur hisselerin davacılar adına verasetteki hisselerine göre tesciline karar verilmiştir. Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davanın genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olmasına anılan toplantıda, ana sözleşmenin şirketin sermayesini düzenleyen 6.maddesinin değiştirilmesinin kararlaştırılmış bulunmasına, anonim şirketlerde ana sözleşme değişikliklerinde uygulanması gereken toplantı ve karar yetersayılarına ilişkin düzenlemenin TTK’nun 388.maddesinde yer almasına, bu maddede ana sözleşmenin değiştirilmesi sırasında uygulanması gereken toplanma ve karar yetersayılarının yapılacak değişiklerin önemine göre farklı olarak düzenlenmiş bulunmasına, buna göre ana sözleşmede yapılacak değişikliğin niteliğine göre maddede belirtilen yetersayıların altında toplanılamayacak ve karar alınamayacak olmasına, aksi takdirde alınan kararların hukuken geçerli olmayıp, yoklukla malul olmasına, anılan maddenin başlığı ile birlikte 16.06.1989 tarihinde kabul edilip, 04.07.1989 tarihinde yayınlanan 3585 sayılı Yasa ile değiştirilerek ana sözleşme değişikliklerinde uygulanması gereken toplantı ve karar yetersayıları hususunun yeniden belirlenmiş olmasına karşın, yasa değişikliğinin ana sözleşmenin kendiliğinden değiştirilmesi sonucunu doğurmadığından ana sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda TTK’na yollama yapıldığı takdirde bu yollamanın ana sözleşmenin tescil ve ilan edildiği tarihte yürürlükte bulunan TTK hükümlerine yapıldığının kabulü gerekmesine, somut olaya dönüldüğünde, davalı şirketin 1985 yılında kurulduğu, ana sözleşmenin 20. maddesinde "Sermayenin artırılması hakkında TTK’nun 388.maddesi hükmü saklıdır" denilmiş bulunmasına, bu durumda, davalı şirketin ana sözleşmesinin yasal değişiklikten önce tescil edildiği anlaşıldığından ana sözleşme değişikliğine ilişkin olarak aldığı kararlarda TTK’nun değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanacak bulunmasına, buna göre TTK’nun 388.maddesinin 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmesinden önceki hükmü uyarınca yapılan değerlendirme sonucu, davaya konu genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin kararların ana sözleşmenin 6. maddesinin değiştirilmesi niteliğinde bulunup, bu kararların toplantıya katılanların üçte ikisinin (2/3) çoğunluğu ile alınmasının gerekmesine, davacıların pay oranı gözetildiğinde yasal karar yeter sayısı olan 2/3 oranının altında kalan kabul oyuna bağlı olarak yapılan ana sözleşme değişikliklerinin hukuken geçerli olmayıp, yoklukla malul olduğunun kabulü gerekmesi karşısında mahkemece 30.07.2002 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacı tereke temsilcisine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 08,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalılardan alınmasına, 17.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.