11. Hukuk Dairesi 2009/2511 E. , 2011/803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2007/514-2008/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde yapılan tebligata rağmen taraflar ve avukatları duruşmaya gelmediğinden, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikte
**11. Hukuk Dairesi 2009/2511 E. , 2011/803 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2007/514-2008/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde yapılan tebligata rağmen taraflar ve avukatları duruşmaya gelmediğinden, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin toplu iş yeri (pazar yeri) yapmak amacı ile kurulduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalının pazar yerinin kendisine verilmediğini, kooperatifin 30/07/2007 tarihindeki genel kurulunda 9.madde ile ana sözleşme ve yasaya aykırı olarak birtakım kuruluşlara kooperatif bütçesinden ödenek ayrılmasına karar verildiğini, genel kurulun 12.maddesi ile kooperatif ile aynı konuda faaliyet gösteren diğer kooperatiflere para aktarılması hususunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, alınan bu kararların ana sözleşme ve yasaya aykırı olması nedeni ile mutlak butlanla batıl olduğunu ileri sürerek 30/07/2007 tarihinde genel kurulda alınan 9 ve 12. nolu kararların mutlak butlanla sakat olduğundan iptaline, müvekkili hissesine düşen pazar yerinin neresi olduğunun tespiti ile müvekkiline verilmesine ve davalı kooperatifin bu hususlar dışında kanuna aykırı işlemlerinin bulunup bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12/05/2008 tarihli dilekçesi ile taleplerini açıklamak sureti ile müvekkiline kooperatif tarafından hem çarşamba pazarın da hem de pazar pazarında ki yeri karşılığı iki yer verilmesi gerektiği bu yerlerden çarşamba pazarındaki yerine karşılık gelen yerin yargılama sırasında verildiğini, pazar pazarına karşılık gelen yerin ise verilmediğini beyan ederek bu yerin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının genel kurula katılıp muhalefetini tutanağa geçirmemiş ve bir ay içinde dava açmamış olması nedeni ile dava açma hakkının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 30.07.2007 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 9 ve 12. maddelerinde alınan kararların mutlak butlanla batıl olup, yok hükmünde olduğu kabul edilmekle, bu kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, 30/07/2007 tarihinde genel kurulda alınan 9. ve 12. nolu kararların mutlak butlanla malul olduğundan iptali, davacı hissesine düşen pazar yerinin neresi olduğunun tespiti ile davacıya verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı kooperatifin 30.07.2007 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 9 ve 12. maddelerinde alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu kabul edilmekle, bu kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kooperatif ortakları kooperatif genel kurulunca belirlenen aidat ve giderleri ödemek durumundadır. Dava konusu genel kurulda da kararlar oybirliği ile usulüne uygun olarak alınmıştır. Bu itibarla davacı tarafından batıl olduğu iddia edilen kararlar, iptali kabil kararlardır. Bu tür kararların iptaline karar verilmesini istemek için, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53.maddesindeki şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Buna göre, genel kurul toplantısında hazır bulunup da, karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçiren ortak, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde iptal davası açabilir. Bu hususlar, dava şartı olup, mahkemece re’sen dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemece, anılan yasa hükmündeki dava şartının bulunup bulunmadığı belirlenerek, dava şartının varlığı halinde işin esasına girilmesi gerekirken, genel kurul kararlarının batıl olduğu düşüncesiyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.