T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/277 Esas KARAR NO : 2025/959 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. müdisi ... tarafından offshore kaynaklı mevduat alacağının tahsili için davalı ... AŞ a…
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/277 Esas KARAR NO : 2025/959 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. müdisi ... tarafından offshore kaynaklı mevduat alacağının tahsili için davalı ... AŞ aleyhine açılan alacak davası neticesinde, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. ... K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 9.113,02 USD'nin 06.11.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/4 maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 06.04.2015 tarihinde karar verildiğini, söz konusu karara karşı ... Bank A.Ş. ve müvekkil Kurumumuz tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...E.... K, sayılı kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına 04.04.2016 tarihinde karar verildiğini, Yerel mahkeme kararının Yargıtayca onanması neticesinde, onama kararına karşı ... Bank A.Ş. ve fer'i müdahil sıfatıyla müvekkil ...tarafından karar düzeltme talebinde bulunulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı kararıyla “6502 sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince bankacılık işlemleri de tüketici işlemi sayıldığından, davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir” denilerek onama ilamının kaldırılarak, anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına 31,05.2018 tarihinde karar verildiğini, Yargıtay bozma ilamı sonrası dosya mahalli mahkemesine gelmiş, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin...E.... K. sayılı kararıyla, Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak davanın, HMK'nın m. 15/2 gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine Ol.02.2019 tarihinde karar verildiğini, görevsizlik kararı sonrası davacı vekilince ... 6. Tüketici Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından yeniden dava açılmış olup yerel mahkemece dava konusu alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. ... K sayılı kararının Yargıtay tashih-i karar incelenmesinde bozulmasından önce, alacaklı vekilince ... Bank AŞ aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığını, ... Bank AŞ tarafından dosya borcu 71.489448 TL 14.06.2016 tarihinde ödendiğini, icra dosyasına ödenen tutarın, ... ile ... arasında yapılan 09.08.2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında ... Bank AŞ tarafından ... 41. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Kurumumuzdan tazmini talep edilmiş, kurumca ... Bank AŞ'ye 06.09.2016 tarihinde 52.787,82 TL ödeme yapıldığını, Yerel mahkeme kararının Yargıtayca bozulması ve akabinde ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle, müvekkil ... tarafından “... ile ... arasında yapılan 09.08.2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında” ... Bank AŞ tarafından ...'den tazmin edilen tutarın Kurumumuza iadesi hususunda ... Bank AŞ'ye 01.04.2024 nde yazı yazılmış ancak, ... Bank AŞ tarafından Kuruma ödeme yapılmadığını, ödenen tutarın ... Bank AŞ tarafından müvekkil kuruma iade edilmemesi nedeniyle davalı ... Bank AŞ aleyhine ... 32. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi 27.03.2024 tarihinde başlatıldığını, ... Bank AŞ tarafından icra takibine 03.04.2024 tarihinde itiraz edilerek icra takibi durdurulmuş olup icra takibine yapılan itirazın iptali için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı borçlunun ... 32. İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız. ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına katar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi hükümleri ve takip tarihi itibariyle iade talebine konu davanın bulunduğu aşama nazara alındığında ...'nin iddiaları haksız ve hukuka aykırı olup kabulü mümkün olmadığını, 09.08.2001 Tarihli HDS'nin 6/13, 8/1 ve 8/2 Hükümleri uyarınca ... mudileri tarından açılan davalara ilişkin tek sorumluluk ...'ye ait olduğunu, bu nedenle müvekkil banka'nın offshore mudiinden iade almadığı bir bedeli ...'ye iade etmesi gibi bir yükümlülüğü kesinlikle söz konusu olmadığını, ... -Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla- borç henüz doğmadan icra takibi başlattığını, zira takip tarihi itibariyle, takip talebine konu edilen ... davası icranın iadesi aşamasına gelmemiş; dolayısıyla müvekkil banka icra dosyasından ödemeyi iade almadığını, Müvekkil Banka'nın -Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla- sadece icra dosyasından iade aldığı tutarı iade ile yükümlü tutulabileceği nazara alındığında ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulması hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız davanın reddine, ... aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, HMK m. 329 gereğince ... aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, icra takibi kapsamında davacının offshore ödemelerinin rücuen davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...A.Ş. müdisi ... tarafından offshore kaynaklı mevduat alacağının tahsili için davalı ... Bank AŞ aleyhine açılan alacak davası neticesinde, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ...K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 9.113,02 USD'nin 06.11.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/4 maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 06.04.2015 tarihinde karar verildiğini,kararın temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...E. ... K, sayılı kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına 04.04.2016 tarihinde karar verildiğini, karar düzeltme talebinde bulunulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E. ...K. sayılı kararıyla “6502 sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince bankacılık işlemleri de tüketici işlemi sayıldığından, davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir” denilerek onama ilamının kaldırılarak, anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına 31,05.2018 tarihinde karar verildiğini, Yargıtay bozma ilamı sonrası dosya mahalli mahkemesine gelmiş, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. ... K. sayılı kararıyla, Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak davanın, HMK'nın m. 15/2 gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine Ol.02.2019 tarihinde karar verildiğini, görevsizlik kararı sonrası davacı vekilince ... 6. Tüketici Mahkemesinin...E. sayılı dosyasından yeniden dava açılmış olup yerel mahkemece dava konusu alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. ...K sayılı kararının Yargıtay tashih-i karar incelenmesinde bozulmasından önce, alacaklı vekilince ... Bank AŞ aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığını, ... Bank AŞ tarafından dosya borcu 71.489448 TL 14.06.2016 tarihinde ödendiğini, icra dosyasına ödenen tutara ilişkin davalıya yapılan ödemeye ilişkin ... 32. İcra Dairesinin...E. sayılı dosyasına yapılan itirazının iptali amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... ve dava dışı ... arasında imzalanan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinde sözleşmenin konusunun " İş bu Sözleşmenin konusu, Bankalar Kanunu gereğince % 100 hissesi ...’na intikal eden ... A.Ş.’nin, sermayesini teşkil eden ve her biri 1000.-TL nominal değerli toplam 133.400.000.000 (yüzotuzüçmilyardörtyüzmilyon) adet hissesinin ... tarafından ...’a satışı ve devredilmesidir.” olduğu anlaşılmıştır. Madde 6 kapsamında taahhütlerin belirlendiği " ... ve BANKA, münferiden veya müteselsilen ...’a aşağıda yer alan hususları taahhüt ederler. 6.13 (bendinde) Dava, Takip, Soruşturma ve Benzeri İhtilaflar. Banka’nın Devir Tarihinden önceki döneme ait olmak kaydı ile: i. BANKA’nın ve BANKA’ya devredilen diğer bankaların ...’na devrinden önceki ortakları tarafından açılmış ve açılabilecek davalar, ii. BANKA ve BANKA’ya devredilen diğer bankaların müşterileri tarafından açılmış açılabilecek davalar, iii. BANKA ve BANKA’ya devredilen diğer bankaların yöneticilerinin ilgili eylem ve işlemlerinde mevzuata uymamaları nedeni ile BANKA’nın üçüncü kişilere karşı sorumlu olabileceği hallerden, iv. Vergi, resim ve harçlardan kanuni ödeme süresinde ödenmemiş olanlar ile vergi, resim ve harçların her türlü ceza, faiz ve zamları ile benzerlerinden, v. ...’ın ve BANKA’nın maruz kalabileceği her türlü taleplerden, doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzeri işlemlerin sonuçlarından, masraflar da dahil olmak üzere, ... sorumludur. BANKA, bu dava, takip ve talepleri ...’na beş iş günü içinde bildirecek ve bu tür davaları Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca ...’na ihbar edecektir. BANKA ihbar tarihine kadar dava ve takipleri iyi niyetle yürütecektir. Banka alacakları tarafından Devir Tarihi öncesi döneme ilişkin açılmış bulunan veya açılabilecek olan davalar ve BANKA’nın devrini ilgilendirecek şekilde, devir sonrasında çıkarılabilecek her türlü yasanın makable şamil hükümlerinden doğabilecek sorumluluklar yukarıda belirtilen hükümlere tabi olacaktır. ... bu hususlardaki sorumluluğunu peşinen kabul eder.” ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. İstanbul BAM 13. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle "...Görüldüğü gibi bu sözleşme davacı ... ile dava dışı ... arasında imzalanmış olmakla birlikte, anılan bu sözleşmenin 6.13. maddesiyle bir anonim şirket olarak hisseleri taraflar arasında satışa konu olan ancak kendisinin taraflardan ve satışa konu hisselerinden bağımsız ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... A.Ş. lehine, sözleşmenin hisse senedi satıcısı ... tarafından yerine getirilmek üzere bazı haklar tanınmıştır. Sözleşmeler, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince, kural sadece sözleşmenin tarafları hakkında hükümler içerebilirler. Ancak bunun bir istisnası olarak sözleşmelerin, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişiler lehine hükümler taşıması mümkündür. Buna başkası lehine şart veya üçüncü kişi yararına sözleşme denilir. Bu husus, sözleşmenin imzalandığı 09.08.2001 tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 111. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir: “C)BAŞKASI LEHİNE ŞART I. Umumiyet İtibariyle Madde 111. Kendi namına akit yapan bir kimse, üçüncü şahıs lehine bir borç şart etmiş ise, o borcun ifasını talebetmek hakkını haizdir. Üçüncü şahıs veya o borçta üçüncü şahsa halef olanlar dahi, iki tarafın niyetine veya örf ve âdete tevafuk ettiği takdirde, borcun ifasını şahsan talebedebilirler. Bu takdirde üçüncü şahıs veya onu istihlaf edenler bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya beyan ettiklerinden itibaren alacaklının borçluyu ibraya hakkı kalmaz.” Aynı husus daha sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 129. maddesinde de şu şekilde tekrarlanmıştır: “C. Üçüncü kişi yararına sözleşme I. Genel olarak MADDE 129- Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir. Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez.” Davacı ... ile dava dışı ... aralarında imzaladıkları 09.08.2001 tarihli bu sözleşme ile kendi aralarındaki hisse devrinin yanında hisselerin ait olduğu ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... A.Ş. isimli üçüncü kişi lehine başkası lehine şart veya üçüncü kişi yararına sözleşme denilen yolla bazı haklar oluşturmuşlardır. Bu üçüncü kişi, daha sonra ayrı bir tüzel kişi olan ... A.Ş.’ne bütün hak ve borçlarıyla birlikte iltihak ederek birleştiğinden, bu sözleşmedeki hakkın halefi de ... A.Ş. olmuştur. ... A.Ş. daha sonra ticari unvanını değiştirerek ... Bank A.Ş. ismini almışsa da ticari unvan değişikliği haklarda ve borçlarda hiçbir değişiklik meydana getirmeyeceğinden, anılan sözleşmedeki üçüncü kişi artık davalı ... Bank A.Ş. olmaktadır. Somut olayda ... ile ... arasında imzalanan 09.08.2001 tarihli sözleşmedeki üçüncü kişi olan ... Bank A.Ş., bu sözleşmede kendisine tanınan bu hakkı kullanmak istemiş ve kullanmıştır. Üçüncü kişinin bu hakkını kullanmasından sonra, davacı ...’nin bu sözleşmenin diğer tarafı ... ile yeni bir sözleşme yaparak bile sorumluluktan kurtulabilmesi mümkün değildir. Bu hususta 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 111/2 maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 129. maddesinin son cümlesi çok açıktır. Davacı ... davasını 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 18. maddesine dayandırmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi metni şöyledir: “D)AKİTLERİN TEFSİRİ MUVAZAA Madde 18 – Bir aktin şekil ve şartlarını tayininde, iki tarafın gerek sehven gerek akitteki hakiki maksatlarını gizlemek için kullandıkları tabirlere ve isimlere bakılmayarak, onların hakiki ve müşterek maksatlarını aramak lazımdır. Tahriri borç ikrarına istinat ile alacaklı sıfatını iktisabeden başkasına karşı, borçlu tarafından muvazaa iddiası dermeyan olunamaz.” Aynı husus daha sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinde de şu şekilde tekrarlanmıştır: “D. Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler MADDE 19- Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.” Görüldüğü gibi bu madde metinlerinin ikinci fıkraları, davacı ...’nin davasını dayandırdığı iddiasını, sözleşmeyle hak sahibi olan üçüncü kişi olan davalıya karşı ileri sürmesini engellemektedir. Bu kanuni düzenlemeler ve davalı üçüncü kişinin yararlandığı davacı ... ile dava dışı ... arasında imzalanmış 08.09.2001 tarihli sözleşme içeriğine göre yerel mahkemece verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmış ve Asıl ve birleşen dosya Davacı vekilinin, esasa ilişkin istinaf sebepleri bu nedenle yerinde görülmemiştir." ... hesapları sahipleri tarafından ... Bank A.Ş. aleyhine açılan davaların banka aleyhine sonuçlanması üzerine banka tarafından hesap sahiplerine ödenen paraların, davacı ... ve dava dışı ... arasında imzalanan 09.08.2001 tarihli sözleşmede yer alan üçüncü kişi lehine şart gereğince, ... tarafından ihtirazi kayıtla ödenmesinden sonra, bu paraların ... tarafından geri alınıp alınamayacağı hususunda yukarıda izah olunan hisse devri sözleşmesi de dikkate alındığında hisse devir sözleşmesinin 6.5, 6.13 ve 8.1 maddeleri de dikkate alındığında banka ve bankaya devir edilen diğer bankaların müşterileri tarafından açılmış ve açılacak davalar kapsamındaki tüm sorumluluk ...'ye aittir. Hisse devir sözleşmesinin 6.13. maddesi çerçevesinde açıkça ...'nin devrolunan bankaların off shore mevduat hesaplarına ilişkin uygulamaları nedeniyle sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, banka müşterileri tarafından açılmış davalardan doğacak yükümlülüğün ... tarafından üstlenileceğinin kabul edildiği ve bu çerçevede ...'nin hareket ettiği ve fiili uygulamasının bu yönde olduğu, ödeme yapılırken ihtirazi kayıt koyulmasının sözleşmeden doğan yükümlülüklerine ortadan kaldırmayacağı açıktır. ... mevduat hesaplarının ...'a devredilmemesi ve bu yönde ...'ın bir yükümlülüğünün bulunmayıp tüm sorumluluğun ... tarafından üstlenilmesi nedeniyle davaya konu edilen ve ...hesaplarından dolayı açılan davalar nedeniyle müşterilere (... davalarındaki davacılara) ödenen veya ödenecek olan bedelden davalının sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının ödediği bu bedeli rücuen davalıdan tahsili yönünde yaptığı icra takibinin yerinde olmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın reddine karar verildiğinden davacı tarafça icra inkar tazminatının da talep edilemeyeceği anlaşılmıştır.Davalı her ne kadar kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de 5411 Sayılı Yasanın 138. maddesindeki "Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz." amir hüküm gereği davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 41.039,31TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/12/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır