11. Hukuk Dairesi 2023/6577 E. , 2024/7843 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1389 Esas, 2023/1352 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1257 E., 2023/482 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafı…
**11. Hukuk Dairesi 2023/6577 E. , 2024/7843 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1389 Esas, 2023/1352 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1257 E., 2023/482 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 1989 yılında müteveffa ... tarafından kurulduğunu, şirketin %96,7'lik payını kendinde tutan müteveffanın, kalan %3,3’lük sermaye payının %2’lik kısmını eşi davalı ...’na, %0,6’şar iki adet hissesini çocukları ... ile ...'na ve %0,1 hisseyi babası Hasan Kuruoğlu'na dağıtarak anonim şirketin kuruluşunu gerçekleştirdiğini, müvekkili ... ve annesi ...’nun ...'nun 1998 yılında vefatı nedeniyle müteveffadan miras payı oranlarında hisse alarak şirkete ortak olduklarını, davalı ... müvekkilinin babaannesi olup, müvekkili ile beraber muris ...'nun müşterek mirasçısılarından olduğunu, davalı şirketin kuruluş tarihinden itibaren belirli zamanlarda sermaye artırımı yaptığını, şirketin sermayesi son olarak 05.06.2010 tarihinde yapılan Genel Kurul ile 1.500.000,00 TL iken; bu tarihte 5.000.000,00 TL çıkarıldığını, şirketteki pay adedi ise, 150.000.000 (Yüzellimilyon) adet olup, her bir hissenin değeri ise, 33 kuruşa tekabül ettiğini, bu tarihten sonra yapılmış herhangi bir sermaye artırımı ve şirket hisselerinin itibari değerleriyle ilgili TTK’na göre yapılmış bir hukuki bir şlem söz konusu olmadığını, şirketin kurucusu ve hâkim hissedarı muris ..., 2011 ile vefat tarihi olan 30.03.2014 tarihine kadar demans hastası olduğunu, murisin son katıldığı 17.06.2011 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde ortakların sermaye paylarının ... 4.991.694,67 TL (%99,84), ... 4.237,42 TL, ... 1.949,21 TL, ... 487,30 TL, ... 1.461,91 TL ve ... 169,49 TL olarak gösterilerek şirket sermayesinin 150.000.000 adet hisseye ayrıldığını, halböyleyken davalı şirketin kanuni olarak tutması gereken kuruluşta onaylanmış eski pay defterini gizleyerek Bursa 15. Noterliğince 28.12.2012 tarih ve 36818 yevmiye numarası ile 2013 Hesap Dönemi için açılış onayı yaptırdığı bu davanın konusu olan pay defterini düzenlediğini, ancak pay defterindeki kayıtların gerçek dışı, usulsüz ve dayanaksız olarak pay defterine kaydedildiğini, buna göre; pay defterinde şirketin kurucusu ve hâkim hissedarı olan muris ...' na ait olan kayıtlarda murise ait 4.991.694,67 TL tutarlı hisselerin pay defterine kaydedilmeyerek murisin ortaklıktan çıkarıldığının görüldüğünü, öncelikle murisin kuruluştan itibaren hissedarlık durumunu kronolojik olarak ve her bir sermaye artırımındaki durum itibariyle bu deftere yazılmamış olmasının başlı başına bir usulsüzlük olduğunu, ayrıca pay defterinden murise ait bir adet hissenin 30.03.2014 tarihinde vefatından sonra yine davalı ... üzerine usulsüz olarak kaydedildiğinin davalı ...'na ait pay sahifesinden anlaşıldığını, bununla birlikte şirketteki pay adedini yasaya aykırı olarak ve keyfi bir işleme hukuki hiçbir işleme dayanmadan toplam 150.000.000 adet olan ve beheri 0,033 TL olan şirket hisselerini beher hisse 25,00 TL üzerinden hisse miktarını da 200.000 adet olarak gösterdiklerini, zira şirketin paylarının itibari değeri konusunda herhangi bir genel kurul kararı olmadığı gibi pay sahiplerinin de onayının söz konusu olmadığını, pay defterinde “...'ndan Devir Alınan” yazması da başlı başına yanıltıcı olduğunu, murisin toplam sermaye payı 4.991.694,67 TL iken, bu sermaye payı yerine 4.995.900,00 TL kaydedilmesinin de usulsüz olduğunu, aradaki farkın nereden kaynaklandığının defter kaydında belli olmadığını, dolayısıyla olmayan bir payın devralındığının kaydedildiğinin ortada olduğunu, davalının murise ait olan fakat sahte kayıtla kendi üzerinde gösterilen hisselerin 74.922 adet hisseyi 1.873.050,00 TL’ye 10.04.2014 tarihinde ...'na "hisse devir sözleşmesi" ile devrettiğinin yazıldığını, aynı şekilde aynı miktar hisseyi de aynı bedelle müvekkili ...'na 10.04.2014 tarihinde devrettiğinin belirtildiğini, ancak bu hisseler zaten murise ait olup, uygulanması gereken miras hukukuna göre kayıtların düzeltilmesi gerektiğini, bu satışlardan sonraki işlem olarak da, şirket kurucusu ...'na ait kalan bir adet hisseyi 25,00 TL olarak ...'ndan devraldığı şeklinde kaydedildiğini, bu kaydın da usulsüz olduğunu, halihazırda davalının davalı şirkette kaç pay sahibi olduğunun defterde yazılı olmadığından bunun da usulsüz bir kayıt olup; terkini gerektiğini, şirket ortağı ... hakkında; bu ortağın şirkette nasıl ortak olduğunun dayanaklarının gösterilmediğini, bu ortağın hisse edinimi açıklaması da usulsüz ve gerçek dışı yazıldığını, şirkette kurucu ortakmış gibi gösterildiğini, şirket ortağı ...'nün hissesi olarak 175,00 TL değerinde 7 hisse kaydı yapıldığını, oysa ki gerçek sermaye payının sadece 169,49 TL olduğunu, dolayısıyla şirketin gerçek hisse değerleri 150.000.000 adet paya göre hesaplandığında ...'nün sermaye payının hukuki dayanağı olmadan arttırılarak kaydedildiğinden bu usulsüzlüğün tespiti ile terkini gerektiğini, şirket ortağı ... hakkında;bu ortağın şirket kuruluşundaki payı, müvekkili ...'nun müteveffa babası ...'nunki ile eşit olup bu miktar vefat tarihi sonrasında müyekkili ve annesi ... için 17.06.2011 tarihli hazurun listesinde yazılı bulunan 1.949,21 TL’ye eşit olduğunu, ancak pay defterinde doğrudan doğruya 75.000 hisse karşılığı toplam tutar 1.850.000,00 TL olarak kaydedildiğini, burada yazılı 75.000 hisse beheri 25,00 TL'den kabul edilse bile toplamda 1.875.000,00 TL tutarken, 25.000,00 TL eksik olarak bu rakamın yanlış yazıldığını, yazılmayan fark beher hisse 25,00 TL kabul edilse bile 1000 adet hisseye tekabül ettiğinden bu usulsüz kaydın terkini gerektiğini, keza açıklama kısmımda yazılı “78 adet ortaklığa girişten” açıklamasının gerçek dışı olduğunu, davalı ...'nun devir ve temlikinin hukuki dayanağı olmadığından batıl olan bu sözde devre dayanan pay defteri kaydının da terkini gerektiğini; pay defterinde ... hakkındaki kayıtlarda ise, müvekkili ...'nun annesi olup, ortaklığa müteveffa eşinden veraseten aldığı pay ile hissedar olduğu halde, bu açıklamanın pay defterinde yer almadığını, güncel adres bilgilerinin de gösterilmediğini, müvekkili ... hakkında ise, pay defterindeki müvekkili imzasının sahte olduğunu, müvekkilinin babasının vefatından sonra 1998’den bu yana veraseten hissedar olduğu halde bu hususun pay deferinde yazılı olmadığını, 20 adet hisseyi de annesi ...'ndan 10.04.2014 tarihinde devraldığının belirtildiğini, ayrıca 10.04.2014 tarihinde davalı ...'ndan "hisse devir sözleşmesi" ile devir edildiği yazılmış olan 1.873.000,00 TL bedelli 74.922 hisse devraldığının, sonuçta 75.000 toplam hisse sahibi olduğunun belirtildiğini, öncelikle bu hisse karşılığının dayanağı olmayan beher hisse değeri olarak 25,00 TL'den hesaplandığında neticede 1.875.000,00 TL olduğu halde, 25.000,00 TL eksiğiyle 1.850.000,00 TL yazılmasının usulsüz olduğunu, buna göre müvekkilinin defterde yazılan sermaye payına göre hisse miktarının 1.000 adet hisse eksik olduğunu, ayrıca müvekkilin hisse miktarının 161,91 TL azaltıldığını dolayısıyla müvekkilinin sermaye payının, bu usulsüz kayıtlarla 25.161,91 TL düşük gösterildiğini, bunun yanında müvekkilinin pay açıklamasında yer alan “20 Adet Hisse 10.04.2014 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile ...'ndan devir alınmıştır” şeklindeki beyan esas alındığında, öncelikle hissedar ...'na ait sayfadaki pay durumuna bakıldığında orada sermaye payı 500,00 TL olarak usulsüz kaydedildiğinin görüldüğünü, çünkü ...'nun sermaye payının 17.06.2011 tarihli genel kurul hazır bulunanlar listesinde 487,30 TL olarak belirtildiğini, yine müvekkile ait Pay Sayfasında “açıklama” bölümünde yer alan “74.922 adet hisse 10.04.2014 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile ...’ndan devir alınmıştır.” şeklindeki açıklamanın da gerçeğe aykırı olduğunu, davalı ...'nun devir ve temlikinin hukuki dayanağı olmadığından batıl olan bu sözde devre dayanan pay defteri kaydının usulsüz olduğunu, dolayısıyla muris ...’nun vefatıyla şirkette bulunan 4.991.694,67 TL'lik sermaye payından miraşçılık belgesine göre müvekkili payına düşen sermaye payının deftere kaydedilmesinin zorunlu olduğunu, pay defterinde müvekkili adresinin de güncel olmadığını ileri sürerek davalı şirketin pay defterindeki usulsüz kayıtların tespit ile terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde ise, muris ...’nun terekesine ait olan davalı şirketin 4.995.900,00 TL'lik sermaye payının davalı ...’na devrinin hukuken geçersiz olduğunu, dolayısıyla geçerli bir hisse devir olmadığından murisin terekesine ait sermaye payının tümünün elbirliği ortaklığına ait olduğunu, davalının bu sermaye payının tümü konusunda tasarruf yetkisinin olmadığını, ancak sadece davalı şirket sermaye payından kendisine ait olan payı üzerinde tasarruf hak ve yetkisinin olduğunu, bu nedenle davalının 11.09.2015 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ...’na yapmış olduğu hisse devrinin de geçersiz olduğunu, bu kişinin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek ...'nun davalı olarak davada yer almasına karar verilmesine ve ...’nun davalı şirkette hiçbir sermaye payı olmadığından bu kişi adına açıldığı düşünülen pay defteri kayıtlarının terkinine, davalı ...' nun davalı şirkette dava tarihi itibariyle hiçbir sermaye payı kalmadığından bu kişiye ait pay defteri kayıtlarının terkinine, muris ...’na ait sayfadaki -1,25 TL olarak yazılan kaydın terkini ile 30.03.2014 tarihi itibariyle 4.995.900,00 TL sermaye payının kaydına, bu sayfada davalı ...'na miras yoluyla intikal eden 1.253.212,42 TL sermaye payının hisse devir sözleşmesiyle ...'na devredildiğinin kaydına, davalı ...'nun devri sonrası kalan 3.746.925,00 TL'nin ... ve ... Elbirliği ortaklığına ait olmak üzere pay defterine yazılmasına, ... sayfasına sadece 1.949,21 TL ilk sermaye payının yazılarak mevcut kayıtların terkinine, müvekkili ... sayfasına da, davalı ...'nun kendisine ait olan tüm payları sözleşmeyle devredildiğinden yapılan bu devir sözleşmesi esas alınarak eski hissesi yanında 1.253.212,42 ...’ndan hisse devri açıklamasının yazılarak düzeltilmesine, Lütfi Güleryüz'le ilgili pay durumunun da aynı şekilde terkinine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; pay defterine kayıtların kurucu değil, bildirici mahiyette olduğunu, pay sahipliği sıfatının kazanılması ya da kaybedilmesi açısından kurucu bir işlevinin olmadığını, pay devirlerin usulsüz olduğu iddiasının müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, dolayısıyla davacının bu iddiasını o ortak aleyhine açacağı eda davasıyla ispat edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirketteki payının daha fazla olduğunun iddiası yönünden fazla olduğunu iddia ettiği pay miktarı halen hangi ortağa aitse ona karşı eda davası açması gerektiğini, dava sonucunda verilecek ilam doğrultusunda davalı şirkete ibraz ederek pay defterindeki kayıtların mahkeme ilamı doğrultusunda değiştirilmesini talep edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 25.01.2023 tarihli oturumda, Harçlar Kanunu 28-30 maddeleri ve HMK 150 nci maddeleri uyarınca 85.317,50 TL eksik harç yatırılıncaya kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafça gerekli harcın yatırılmadığı, davanın işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hisse devir sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle murise ait hissenin muris terekesi adına pay defterine kaydı ve pay defterindeki usulsüz kayıtlarının terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 120 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.