TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/652 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında 19/11/2025 tarihli ara karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İht…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/194 Esas 2026/195 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/194 KARAR NO : 2026/195 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/652 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında 19/11/2025 tarihli ara karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ... İnşaat Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin kurucu ortağı ... ...’ın 08.12.2021 tarihinde vefat etmesi üzerine hisselerinin miras yoluyla intikal etmesiyle; ... ... %12,50, ... ... %18,75 ve ... ... (vesayeten ... ...) %18,75 olmak üzere toplamda %50 pay sahibi olduklarını, geri kalan %50 payın ... ...'a ait olduğu, davacılar ile ... ... arasında çıkan ihtilaf nedeniyli şirkete müdür seçilememesi üzerine Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/421 E. Sayılı dosyasında kayyum atandığını, davacı ... ...'ın oğlu olan ... ...'ın %98 engelli olması nedeniyle annesinin velayeti altında bıraklıdığı, mahkemece atanan kayyumun davetiyle yapılan 14/08/2025 tarihli genel kurulda davacı ... ...'ın velayeti altında bulunan ... ...'a davacı ... ...'a ildirim yapılmaksızın Eskişehir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin2025/1850 E.-2025/2070 K. Sayılı ilamı ile ... ...'ın talebi üzerine ... ... tarafından belirlenen şirket muhasebecisi ...'in kayyum olarak atandığını, 14/08/2025 tarihinde yapılan genel kurulda ...'in kayyum olarak kullanmış olduğu oyla ... ...'ın şirkete tek başına yetkili müdür olarak atandığını, davacı ...'ın genel kurul kararına muhalefet ederek muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığını ileri sürerek 14/08/2025 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, usule aykırı bir şekilde atanan kayyum ve sonrasında diğer ortak ... ...'ın şahsi menfaatleri ile alınan usule aykırı karar sonrası diğer ortak ... ...'ın müdür olarak atanması tamamıyla hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ... ...'ın, müvekkillerinin haberi olmaksızın yapacağı birçok iş ve işlemler sonucu müvekkillerin mağduriyetinin artmaması için, telafisi güç zararlar doğurulabileceğinden Mahkemenizce iş bu dava kesinleşinceye kadar 14.08.2025 tarihli genel kurul kararı toplantısı ile alınan kararların ve diğer ortak ... ...'ın müdürlük yetkilerinin askıya alınmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 07/10/2025 tarihli ara karar ile; TTK'nın 449. Maddesine göre genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılması için yönetim kurulu üyelerinin/müdürün dinlenilmesi gerekmekte olup, yönetim kurulu üyelerinin/müdürün beyanı alınmadan bu hususta bir karar verilmesi mümkün olmadığından davalı şirket müdürünün TTK 449. Maddesi uyarınca görüşlerinin alınması gerektiği, henüz şirket müdürünün beyanlarının da alınamadığı anlaşıldığından davalı şirket müdürüne 14/08/2025 tarihli genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına yönelik beyanlarını ya duruşma günü olan 19/11/2025 tarihine kadar yazılı olarak bildirmesi ya da duruşmada hazır olarak sözlü olarak bildirmesi hususunda ihtarlı davetiye çıkarılmasına, diğer taraftar davalı şirket müdürü tarafından davacıların birlikte yaşadıkları kısıtlı ... ... için geniş imkanları sunun şirkete ait taşınmazın tahliyesine ve satışına yönelik müdürler kurulu kararı alınmış olması nedeniyle münhasıran müdür seçimine ilişkin davaya konu genel kurul kararı ile müdür olarak seçilen Müdür ... ... tarafından alınan tahliye ve satış kararının, ihtarname de tahliye için 15 gün gibi kısa bir süre verildiği gözetildiğinde davacılar bakımından telafisi imkansız zararlara neden olabileceği değerlendirildiğinden, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi durumunda ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olduğu gerekçeleriyle davalı şirket tarafından muhataplar ... ..., ... ... ve ... ...'a Eskişehir 1. Noterliğince çıkarılan 11/09/2025 tarih 15624 yevmiye nolu ihtarnamesine konu ... parselde kayıtlı ... adresindeki taşınmazın tahliyesine ve satışına ilişkin işlemlerin 19/11/2025 duruşma tarihine kadar tedbiren geçici olarak durdurulmasına, geçici olarak satışın durdurulduğuna dair Odunpazarı Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 19/11/2025 tarihli ara karar ile; davalı şirket tarafından muhataplar ... ..., ... ... ve ... ...'a Eskişehir 1. Noterliğince çıkarılan 11/09/2025 tarih 15624 yevmiye nolu ihtarnamesine konu ... parselde kayıtlı ... adresindeki taşınmazın tahliyesine ve satışına ilişkin işlemlerin tedbiren geçici olarak durdurulmasına yönelik 07.10.2025 tarihli ara kararın devamına; davacıların yürütmesinin durdurulmasını talep ettikleri genel kurul kararının şirkete müdür atanmasına yönelik toplanan genel kurul kararı olup, davalı şirket ortakları arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle müdür seçiminin yapılmaması ve şirketin ticari hayatının bu nedenle zarara uğradığı, nihayetinde mahkemece atanan kayyım eliyle yapılan genel kurulda şirkete müdür atandığı, yürütmenin durdurulması kararı verilmesinin şirket yönetimi yönünden genel kurul öncesi döneme dönülmesini ve şirkette yönetim sorunlarının çıkmasına neden olacağı gözetilerek Eskişehir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/1850 Esas 2025/2070 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf incelemesinin devam ettiği gerekçeleriyle davacıların yürütmenin durdurulmasına yönelik istemlerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili 19/11/2025 tarihli ara karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yanıltıcı şekilde "telafisi güç zarar yoktur" algısıyla karar verildiğini, müdür seçimine esas genel kurulun, hukuka aykırı temsil kayyımı ile oluştuğunu, Sulh Hukuk Mahkemesinin kayyım atama kararına karşı istinaf aşaması devam ederken bu karara dayalı genel kurul işleminin korunması hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin takdir ilkesini yanlış kullandığını, şirket yönetiminin bozulmaması gerekçesinin yerinde olmadığını bildirerek 19/11/2025 tarihli ara kararının yürütmesinin durdurulmasının reddine dair kısmın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı şirket vekili 19/11/2025 tarihli ara karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasına dahi girilemeyecek iken davalı şirketin mülkiyetinde ve davacıların kullanımında olan ... Parselde kayıtlı taşınmazın tahliyesi ve satışına ilişkin 07/10/2025 tarihli ara kararın devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tedbir koşullarının oluşmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin 19/11/2025 tarihli davalı şirketin mülkiyetinde olup davacıların kullanımında bulunan taşınmazın satışının durdurulmasına dair tedbir kararının devamına ilişkin ara kararın kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; 19/11/2025 tarihli ara karara karşı istinaf istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinafı, 19/11/2025 tarihli ara karar ile dava konusu genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasının reddine dair karara ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede ise, HMK'nun 389/1. maddesinde öngörülen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Somut olayda ihtiyati tedbir talep eden davacı yan, davalı şirketin14/08/2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul ve aynı tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararlarının yürütmesinin tedbiren durdurulmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince, yönetim kurulu üyelerinin TTK 449 maddesi kapsamında görüşleri alınması sonrası yazılı gerekçeyle davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin incelemeye konu 19/11/2025 tarihli ara karar verilmiş olup, somut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre dosya kapsamı uyarınca ilk derece mahkemesince, davacıların yürütmesinin durdurulmasını talep ettikleri genel kurul kararının şirkete müdür atanmasına yönelik toplanan genel kurul kararı olup, davalı şirket ortakları arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle müdür seçiminin yapılmaması ve şirketin ticari hayatının bu nedenle zarara uğradığı, nihayetinde mahkemece atanan kayyım eliyle yapılan genel kurulda şirkete müdür atandığı, yürütmenin durdurulması kararı verilmesinin şirket yönetimi yönünden genel kurul öncesi döneme dönülmesini ve şirkette yönetim sorunlarının çıkmasına neden olacağı gözetilerek Eskişehir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/1850 Esas 2025/2070 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf incelemesinin devam ettiği gerekçeleriyle davacı yanın dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı şirket vekilinin istinaf itirazı ise, davalı şirketin mülkiyetinde ve davacıların kullanımında olan ... Parselde kayıtlı taşınmazın tahliyesi ve satışına ilişkin 07/10/2025 tarihli ara kararın devamına dair 19/11/2025 tarihli ara karara yöneliktir. HMK'nın İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrasında; "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar, b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, ilk derece mahkemesinin davalı şirketin mülkiyetinde ve davacıların kullanımında olan ... Parselde kayıtlı taşınmazın tahliyesi ve satışına ilişkin 07/10/2025 tarihli ara kararın devamına dair 19/11/2025 tarihli ara kararı 07.10.2025 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin itiraz süreci işletilmemesi nedeniyle artık HMK 395-396 maddeleri kapsamında talep niteliğinde bulunduğundan ve HMK'nın 341/1 maddesi gereğince istinaf yoluna başvurulabilen kararlardan olmadığından davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin 19/11/2025 tarihli ara kararı HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcı ve 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.734,00 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, B) 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan 615,40 TL peşin alındığından bakiye 116,60 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -