T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/111 Esas KARAR NO : 2026/70 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2025/1392 D. İş - 2025/1429 Karar EK KARAR TARİHİ : 14/11/2025 KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava do…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/111 Esas KARAR NO : 2026/70 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2025/1392 D. İş - 2025/1429 Karar EK KARAR TARİHİ : 14/11/2025 KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz isteyen tarafından mahkememize verilen 15/10/2025 tarihli dilekçe ile toplam 464.929,15 TL alacaklı olduğunu vadesinde borçluların borçlarını ödemediğini, borçluların borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KARARI verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/10/2025 tarih ve 2025/1392 D.İş-2025/1429 karar sayılı kararında;"....İİK nın 257. ve sonraki ilgili maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği ve bu istemin yerinde bulunduğu belirlendiğinden, davacının iddia ettiği 464.929,15 TL. alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçluların, Taşınır mallarının, Taşınmaz mallarının, Üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, İHTİYATEN HACZİNE, İhtiyati haciz isteyen tarafından %20 nakdi veya kati süresiz banka teminat mektubunun mahkeme veznesine yatırıldığı takdirde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz isteyene verilmesine, takibin kesinleşmesi ve borçlunun muvafakatı halinde teminatın ihtiyati haciz isteyene iadesine,..." karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından itiraz yasa yoluna başvuruda bulunulmuştur. İhtiyati hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle; İhtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından 30/10/2025 tarihli dilekçe ile Öncelikle hem karşı tarafın İhtiyati Haciz Başvuru dilekçesinde hem de icra takibinde yer alan takip talebi ve ödeme emirlerinde açıkça görüleceği üzere her iki müvekkilinin de ikamet adresi İstanbul Adliyesi yargı sınırları içerisinde bulunmakta olduğunu, İİK m. 257/2 uyarınca, ihtiyati haciz talebi esas itibariyle borçlunun ikametgâhı mahkemesinden veya borcun ifa edileceği yer mahkemesinden istenebileceğini, müvekkillerinin yerleşim yeri İstanbul ili sınırları içerisinde olduğunu, Bu nedenle, İstanbul Mahkemeleri yetkili olup, ihtiyati haciz talebinin farklı bir yargı çevresinde değerlendirilmesi yetki yönünden hukuka aykırı olduğunu, başlatılan icra takibinin de yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, Başvurucu taraf dahi müvekkillerinin ikamet adresinin İstanbul Adliyesi yetki sınırları içerisinde olduğunu açıkça ikrar etmekte olduğunu, dolayısıyla, yetki itirazlarının özellikle ileri sürüyor ve bu yönden kararın kaldırılmasını, Alacaklı tarafın, muacceliyetin gerçekleştiğini gösterir herhangi bir belge ya da hesap dökümünü dosyaya sunmadığını, Müvekkilleri aleyhine ileri sürülen borç, vadesi gelmemiş veya koşula bağlı bir borç olduğunu, Ayrıca, alacağın muaccel hale geldiğini gösteren ihtarnameye ilişkin tebliğ kayıtları, muhatabın eline geçtiğini ispatlar nitelikte olmadığını, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, muacceliyetin gerçekleştiği tereddütsüz biçimde ispatlanmadıkça ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, Alacağın likid olmadığını, miktarı, varlığı ve tahakkuk şartları ihtilaflı olduğunu, Alacaklı tarafın sunduğu belgeler, müvekkillerinin borcu kabul ettiğini gösterir nitelikte olmadığını, Hesap mutabakatı yapılmamış, faiz tahakkukları ve borç kalemleri tartışmalı olduğunu, Dolayısıyla alacağın likid olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, alacağın kefalet limiti ile teminat altına alındığını, müvekkilleri aleyhine verilmiş olan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, Aksi kanaatte olunması halinde, alacaklı tarafından yatırılan teminatın artırılmasına, Yetki itirazlarının kabulüne ve dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/11/2025 tarih ve 2025/1392 D.İş-2025/1429 karar sayılı kararında; "...İhtiyati hacizde yetki resen nazara alınamaz, itiraz sebepleri içinde sayılmış olup ancak ileriye sürülürse mahkemece incelenebilir. Süresinde yapılan itirazlarla bu husus ileriye sürüldüğünden yapılan incelemede; alacaklı banka ile borçlu itiraz eden şirket arasında Genel Kredi sözleşmesinin bulunduğu, ... ...'nin ise bu sözleşmede müşterek kefil borçlu sıfatıyla imzasının bulunduğu, sözleşmeye göre ihtiyati haciz talep eden banka tarafından borcun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiği ve alacağın yaklaşık ispat ile ispatlandığı, yine sözleşmenin 6.2 md uyarınca İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili kılındığı anlaşıldığından itiraz edenlerin itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-İhtiyati hacze itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemece verildiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, alacağın muaccel olmadığını, alacağın kefalet ile güvence altına alındığını ve bu sebeple de hukuki yarar bulunmadığını, ihtiyati haciz talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; banka ile aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket arasında akdedilen ve gerçek kişinin müteselsil kefili olduğu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece 23/10/2025 tarihli değişik iş kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine 14/11/2025 tarihli ek kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve karara karşı ihtiyati haciz kararına itiraz edilenler vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257/1. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1. maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut talepte, banka ile aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket arasında akdedilen ve gerçek kişinin müteselsil kefili olduğu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiği, kat ihtarnamelerinin asıl borçluya tebliğ edildiği, kefile çıkarılan tebliğin iade edildiği, bununla birlikte hesabın kat edilerek asıl borçluya kat ihtarının tebliğ edilmesi ile alacağın muacceliyet kazandığı, kefile tebligat yapılmaması halinde kefilin temerrüte düşmeyeceği, ancak muaccel olan borç nedeniyle kefil hakkında ihtiyati haciz talep edilebileceği, alacağın genel kredi sözleşmeleri, kat ihtarnameleri ve tebligat şerhleri ile yaklaşık olarak ispat edildiği ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, borca kefalet verilmesinin maddede belirtilen rehin niteliğinde olmadığı, muaccel ve ödenmeyen alacak için ihtiyati haciz kararı talep edilmesinin kötü niyet göstergesi olmadığı ve alacağın tahsilinin temini için hukuki yararın bulunduğu, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.2 maddesi ile İstanbul Anadolu Mahkemelerinin ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğu düzenlendiği ve yetki şartının müteselsil kefiller tacir olmasalar bile TTK 7/2 gereği teselsül karinesi gereği kefili de bağlayacağı gözetildiğinde yetki itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz edenlerin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden ihtiyati hacze itiraz edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden ihtiyati hacze itiraz edenler tarafından peşin olarak yatırılan 615,40'ar TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60'ar TL'nin ihtiyati hacze itiraz edenlerden ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden ihtiyati hacze itiraz edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.