11. Hukuk Dairesi 2009/13780 E. , 2012/1687 K. MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi 2005/472 Esas Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 14/05/2009 tarih ve 2006/26-2009/171 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl dava davacısı ... Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2012 günü başkaca gelen olm…
**11. Hukuk Dairesi 2009/13780 E. , 2012/1687 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi 2005/472 Esas Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 14/05/2009 tarih ve 2006/26-2009/171 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl dava davacısı ... Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı ... A.Ş. vekili, müvekkilinin ABD’den satın aldığı mısır emtiasının davalıya ait gemi ile taşındığını, geminin Bandırma Limanı’na yükte herhangi bir hasar olmadan yanaşarak tahliyeye başladığını ancak yağan yağmurda geminin ambar kapaklarını kapatamaması nedeniyle yaklaşık 512 metrik/ton mısırın ıslanarak hasarlandığını, ortaya çıkan zarardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 167.250,00 USD zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş olup, yargılama sırasında davacıya ait emtiayı taşıma rizikolarına karşı sigortalayan sigorta şirketleri davacı sigortalıya yaptıkları ödeme miktarlarına dayanarak halefiyete dayalı olarak davalıdan istemde bulunmuşlar, birleşen davada ise davacı ...Ş. vekili, ... Tekstil San.A.Ş.’ye ait mısır emtiasının taşıma rizikolarına karşı sigortasının müvekkili tarafından temin edilmiş olduğunu, davalı tarafından taşınan emtianın varma limanında hasara uğradığının tespit edilmesi sonucu müvekkili tarafından sigortalıya 13.947.353.000 TL ödemede bulunulduğunu ileri sürerek, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca ödenen sözkonusu miktarın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl ve birleşen davalara verdiği yanıtında, taşıma mukavelesi uyarınca uyuşmazlığın Londra’da tahkim yoluyla görülmesi gerektiğini, davanın sözkonusu tahkim şartı nedeniyle reddinin gerektiğini, taşımanın yapıldığı geminin denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, iddia olunan kapakların kapatılmamasının gemi adamlarının kusuru olması nedeniyle taşıyanın sorumlu bulunmadığını, hasar tutarının haksız, yersiz ve fahiş olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tahkim itirazının reddine karar verilerek yapılan yargılama sonunda davaya konu yük zararının geminin yükü tahliye esnasında ambar kapaklarının açık olduğu sırada yağmur yağması ve geminin ambar kapaklarının kapatılmasının uzun zaman alması nedeniyle yükün ıslanması sonucu meydana geldiği, bu durumda davalının TTK’nun 1061. maddesi uyarınca oluşan zarardan sorumlu olduğu, yükün varma limanındaki piyasa değeri nazara alındığında zarar tutarının 89.613 USD olduğu, asıl ve birleşen davadaki sigorta şirketlerinin davacı şirkete ödedikleri miktardan kar marjı dışında kalan kısmını, davacı sigortalının da sigorta şirketlerinden tahsil edemediği tutarı talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalarda davacıların istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, asıl dava davacısı ... Tekstil San.ve Tic.A.Ş. vekili ile davalı vekili temyiz etmişlerdir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile yasal bir zorunluluktan kaynaklanmayıp hukuki ilişkinin taraflarınca kararlaştırılan tahkim şartının uyuşmazlığın salt bir biçimde her halükarda hakem yolu ile çözülmesini zorunlu kılmaması nedeniyle böyle bir sözleşmenin veya tahkim şartının varlığına rağmen taraflardan birinin hakem yoluna gitmeyerek genel hükümler uyarınca mahkemede dava açması ve karşı tarafın savunma yoluyla mahkemenin işi inceleyemeyeceğini bildirmemesi halinde mahkemece uyuşmazlığın çözümlenmesinin mümkün bulunmasına, zira tahkim şartı ne göreve ilişkin bir dava şartı, ne bir ilk itiraz, ne de usul hukuku yönünden teknik anlamda bir itiraz olmayıp, buna dayanılmasının bir savunma (def’i) nedeni olması ve savunma nedenlerinin de kural olarak esasa cevap süresi içinde bildirilmesinin gerektiği, esasa cevap süresi içinde bildirilmeyen savunma nedenine karşı tarafça savunmanın genişletildiği yönünde bir karşı koymada bulunulmazsa mahkemece tahkim itirazının kabulünün gerektiği, ancak yasal cevap süresinden sonra yapılan tahkim itirazına yönelik olarak karşı tarafın savunmanın genişletildiği yönünde bir karşı koymada bulunması halinde tahkim itirazının bu nedenle reddinin gerektiği, somut olayda asıl davada davalının yasal süreden sonra yaptığı tahkim itirazına davacı ve alacağı kısmen temellük eden müdahiller vekilleri tarafından süresi içinde yapılmadığından karşı konulmuş olduğu anlaşıldığından mahkemece asıl davadaki tahkim itirazının bu nedenle reddi gerekirken, tahkim itirazının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi yerinde değilse de bu yönden verilen kararın sonucu itibariyle doğru olması karşısında davalı vekilinin asıl davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Asıl dava davacısı ... Tekstil A.Ş.’nin asıl davada verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davacı ... A.Ş. tarafından yurt dışından satın alınan mısır emtiasının davalıya ait gemi ile taşınarak varma limanında tahliyeye başlandığı sırada yağan yağmurda geminin ambar kapaklarının kısa sürede kapanmaması nedeniyle taşınan emtianın bir kısmında meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK’nun 1061. maddesi uyarınca taşıyanın sorumluluğu halinde aynı Kanun’un 1112. maddesi uyarınca tazminat istenmesi halinde taşıyan malın piyasa değerini ödemekle yükümlüdür.Anılan maddede taşıyanın malların adi piyasa değeri veya aynı cins ve mahiyetteki malın varma yerinde boşaltmanın başladığı tarihte haiz olduğu değer ile sorumlu olacağı belirtilmiştir. Bu durumda ziya olan emtia için anılan madde uyarınca varma yerinde boşaltmanın başladığı tarihteki değerinin tespit edilmesi, ziya sebebiyle tasarruf edilen gümrük ve sair masraflarla navlun varsa bunların indirilmesi sonucu bulunacak miktara hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda, ziya olan emtia için fatura değerine sadece navlun bedelinin eklenmesi suretiyle bulunan 89.613 USD’nin ziyaya uğrayan emtianın varma yerindeki piyasa değeri olarak kabulü suretiyle bu miktara hükmedilmiş ise de piyasa değeri araştırılmadan fatura bedeline navlun eklenerek bulunan miktarın piyasa değeri olarak kabulü yerinde görülmemiştir. Bu durumda anılan madde hükmü de nazara alınarak sözkonusu emtianın varma yerinde boşaltmanın başladığı tarihteki piyasa değeri tespit edilerek sonucuna göre davalı taşıyanın sorumluluğunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak bulunan miktara hükmedilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; birleşen davada davalının yasal cevap süresi içinde yaptığı tahkim itirazı mahkemece konşimentoda tahkim şartının Newyork ve Londra olarak belirtildiği halde birisi çizilmeden her ikisinin birlikte yer alması nedeniyle usulüne uygun bir tahkim şartının varlığından sözedilemeyeceği gerekçesiyle birleşen davada yapılan tahkim itirazının reddine karar verilmiş ise de kararlaştırılan tahkim şartının usulüne uygun olup olmadığının incelenmesi mahkemenin görevine girmeyip, tahkim şartının varlığının ve davalı tarafça bu hususun yasal sürede ileri sürüldüğünün anlaşılmasına göre mahkemece bu aşamada tahkim şartı uyarınca birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tahkim itirazının reddine karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, birleşen davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın davacı ... Tekstil A.Ş. yararına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen davada verilen karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen davanın davacısı Teb Sigorta A.Ş.'den alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıya iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.