İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 12/02/2026 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 09/01/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, da…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 09/01/2026 NUMARASI : ... Esas İSTİNAF EDEN VE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI: ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF DAVALI: ...... VEKİLİ : Av... TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 12/02/2026 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 09/01/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava ve takip konusu çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, çekteki imzaya itiraz ettiklerini, imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, Ereğli/Konya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin işbu dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız, aksi takdirde uygun teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, ".. taraflar arasında görülmekte olan davanın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olduğu, dava konusu senede istinaden davalı tarafından T.C. Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davacı hakkında icra takibine geçildiği, 2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesi gereğince İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği noktasında amir kanun hükmü olduğu, her ne kadar davacı tarafından imza inkarında bulunulmuş ise de T.C. Ereğli(Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sayılı soruşturma dosyasında bu yönde alınmış bir rapor ya da uzman görüşü olmadığı gibi davacı tarafından da bu yönde Mahkememizde kanaat oluşturacak nitelikte bir rapor ibraz edilmediği, yukarıda detayı verilen T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 30/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında alacaklı ve borçlu arasındaki hak ve menfaat dengesini gözetmek, kötüniyetli borçluların icra takibine dayanak senetteki imzaya veya yazıya itiraz suretiyle menfi tespit davası açarak takibin durdurulmasını sağlayarak, alacaklıların zarara uğramasını önlemek bakımından İİK'nın 72. ve HMK'nun 209. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde yaklaşık ispat hususunun somut olayda gerçekleşmediğine kanaat edilmekle davacının icra takibinin durdurulması yönündeki talebinin reddine..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerin toplanmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğin ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 72/2 maddesinde ''İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. İcra İflas Kanunu'nun 72/3.maddesinde “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” hükmü düzenlenmiştir. HMK'nın 208. maddesi de ''(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır. (2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır. (3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir. (4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 209. maddesi de ''1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir (karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2)Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3)Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir.'' hükmünü içermektedir. Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de, icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden, HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür. Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK'nın hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp, HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK'da özel olarak düzenlenmiş ise de, borçlu olunmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında, ödeme, borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir. Talebe dayanak senetteki itiraz hususu HMK'da da özel olarak düzenlendiğinden yazı veya imza inkarına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya ve yazıya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK’nın uygulanması gerekmektedir. Ayrıca HMK'nın 392/1.maddesindeki '' İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.'' şeklindeki düzenleme de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafça imza inkarında bulunulduğundan ve anılan yasal maddeler uyarınca tedbir talebinin kabulü için gerekli şartların oluştuğu ve yaklaşık ispatın sağlandığı kanaatine varıldığından, ihtiyati tedbir talebinin, talep edenin adli yardımdan yararlandığı da anlaşılmakla, teminatsız olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2026 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı adli yardımdan yararlandığından harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince esasa ilişkin hüküm kurulurken değerlendirilmesine, B)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden davacının talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-İhtiyati tedbir talep eden davacının talebinin KABULÜ ile; Ereğli/Konya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin talep eden davacı yönünden TEDBİREN DURDURULMASINA, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı adli yardımdan yararlandığından teminat alınmasına yer olmadığına, 3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393/1. maddesi gereğince kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde kararın infazının talep edilmesi gerektiği, aksi halde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacıya HATIRLATILMASINA, 4-Kararın infaz işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ...