TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 13/12/2021 NUMARASI : 2021/243 Esas 2021/815 Karar DAVA : Tazminat ( Kasko Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki kasko tazminatının tahsili istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, dava…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1664 Esas 2025/1797 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1664 KARAR NO : 2025/1797 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 13/12/2021 NUMARASI : 2021/243 Esas 2021/815 Karar DAVA : Tazminat ( Kasko Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki kasko tazminatının tahsili istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalının genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlediği ... plaka sayılı römorkta yüklü olan aracın üst geçide çarparak üst geçidin ve sigortalı aracın hasar görmesine neden olduğunu, bu hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiği halde ödenmemesi nedeni ile dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün trafik sigortasından tahsil ettiği tutar dışında kalan 114.326,70-TL tutarın davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak davalının sigortalı araçta oluşan hasar bedelini ödemediğini belirtip şimdilik 1.000,00-TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; Kendilerinin ... plaka sayılı araç için genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlediğini, sigortalı araç sürücüsünün C sınıfı sürücü belgesine sahip olduğunu, C sınıfı sürücü belgesi ile ancak dorse ekli olmayan çekicinin kullanılmasının mümkün olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün sahip olması gereken sürücü belgesinin CE sınıfı ( eski D sınıfı) olması gerektiği için talebin poliçe kapsamı içerisinde yer almadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; sigortalı araç sürücüsünün C sınıfı sürücü belgesine sahip olup bu belge ile ancak Kamyon tipi araçları kullanmasının mümkün olduğu, sigortalı aracın çekici ve ekinde yarı römork ile birlikte seyir halinde olup bu haldeki aracın ise ancak CE ( eski D ) sınıfı sürücü belgesine sahip olan sürücüler tarafından kullanılmasının mümkün olduğu, sigorta genel şartlarının A.5 Teminat dışı kalan haller başlığı altında yer alan düzenlemeye göre sigortalı aracın yeterli sürücü belgesi olmayan kişi tarafından kullanılması halinde oluşan hasar poliçe kapsamı dışında kaldığı için davacının, sigortalı aracında oluşan hasarı poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edemeyeceği gerekçesiyle;" davanın reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalının tüm yasal koşulların varlığına, ihbara rağmen kasko tazminatı ödememesinin hatalı olduğunu, söz konusu üst geçidin bulunduğu yerde hiçbir trafik levhası, uyarı bulunmadığını, yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko poliçesine dayalı olarak sigortadan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan kasko sigortalı Tır( çekici) ile dorsesinde (yarı römork) yüklü olan iş makinesinin olay mahalli üst yaya geçidine çarpması suretiyle yaya geçidini yıkarak çekiciyle birlikte hasara uğradığını, davalının hasar bedelini ödemediğini, araçta oluşan zarardan kasko sigorta poliçesi kapsamında davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise sigortalı aracın yeterli sürücü belgesine sahip olmayan sürücü kullanımında iken kazanın meydana geldiğini, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu hasar oluştuğu, hasara ilişkin davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu uğradığı hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, kaza sırasında sigortalı aracın yeterli sürücü belgesine sahip sürücü tarafından kullanılıp kullanılmadığı, sigortalı araçta oluşan hasar teminat kapsamında ise hasar miktarı, davacının sigortalı araçta oluşan hasarın giderilmesini davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Davalı yan cevap dilekçesinde ve aşamalarda sigortalı aracın yeterli sürücü belgesi CE sınıfı (eski D) bulunan sürücü tarafından kullanılmaması nedeniyle hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını ileri sürmüştür. Çankırı İl Emniyet Müdürlüğü'nün 09/07/2021 tarihli yazı cevabı kapsamından sigortalı araç sürücüsü ...'nun C sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu bildirilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda; " Kara yolunda seyreden araçların gabari dışında yüklenmemeleri ve yine araç sürücülerinin kullanacakları araç için yeterli ve gerekli sürücü belgesine sahip olmaları gerektiği, kazaya karışan çekiciyi kullanan sürücü ...'nun C sınıfı sürücü belgesine sahip olup bu belgenin kamyon kullanımı için alınan ehliyet türü olduğu, oysa sürücü ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... Çekici (Tır) ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorku kullanırken söz konusu kazanın meydana geldiği, öyle olunca sürücünün CE sınıfı sürücü belgesine sahip olması gerektiği, CE sınıfı sürücü belgesinin Tır ve Çekici kullanımı için alınan ehliyet türü olduğu, CE sınıfı sürücü belgesi alabilmek için öncelikle C sınıfı sürücü belgesine sahip olunması gerektiği, CE sınıfı sürücü belgesinin eskiden D sınıfı sürücü belgesi olarak bilinen 5 yıl süreyle geçerli bir ehliyet türü olduğu, sonuç olarak sigortalı araç sürücüsünün CE sınıfı sürücü belgesi olmaksızın TIR ve bağlı yarı römorku kullanırken rizikonun gerçekleşmesi yine sigortalı araca gabari dışında araç yüklenmiş olmasından dolayı meydana gelen hasarın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın 36. Ve 65/d-g-i maddeleri kural ihlalleri ile tamamen etken oldukları, sigortalı aracın pert total durumunda olması nedeniyle hasar tutarının 184.800,00 TL olarak hesaplandığı, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları hükümleri uyarınca gerçekleşen rizikonun poliçe teminatı dışında kaldığı " hususları bildirilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Rapor kapsamında yer verilen hususlar dikkate alındığında davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, sigortalı araç sürücüsünün C sınıfı sürücü belgesine sahip olup bu belge ile ancak Kamyon tipi araçları kullanmasının mümkün olduğu, sigortalı aracın çekici ve ekinde yarı römork ile birlikte seyir halinde olup bu haldeki aracın ise ancak CE ( eski D ) sınıfı sürücü belgesine sahip olan sürücüler tarafından kullanılmasının mümkün olduğu, sigorta genel şartlarının A.5 Teminat dışı kalan haller başlığı altında yer alan düzenlemeye göre sigortalı aracın yeterli sürücü belgesi olmayan kişi tarafından kullanılması halinde oluşan hasar poliçe kapsamı dışında kaldığı ve bu hususun davalı tarafından ispatlandığı gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın reddine yönelik hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -