11. Hukuk Dairesi 2016/3383 E. , 2017/5688 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2015/634-2015/1060 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2016/3383 E. , 2017/5688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2015/634-2015/1060 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilleri ile davalılar arasında “şirket harici devir ön sözleşmesi” imzalandığını, müvekkillerinin sözleşme ile yüklenmiş oldukları edimleri yerine getirmelerine rağmen davalıların edimlerini ifa etmediklerini, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı olmakla birlikte sözleşme ile belirlenen hakemlerin tarafsız olmadıklarını ileri sürerek sözleşmeden doğan alacakların ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; tarafların arasındaki sözleşmede doğmuş ve doğacak olan sorunların hakem tayini ile çözüleceği hükmünün bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davaya konu sözleşmeye dayalı uyuşmazlıkların çözümünün tahkim yolu ile yapılacağının taraflarca kararlaştırılmış olduğu, davacılar vekilinin hakemlerin tarafsız olmadıklarını ileri sürmüş olmasının tahkim sözleşmesinin hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız olması sonucunu doğurmadığı, uyuşmazlığın öncelikle tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1- HMK m. 408 uyarınca, tahkim iradesi tahkim sözleşmesinin kurucu unsuru olup, tahkim iradesinin bulunmadığı uyuşmazlıkların tahkime elverişli olduğunu kabul edebilmek mümkün değildir. Dairemizin yerleşik uygulamalarında da “tahkim iradesinin mutlak ve kesin olması ve hiçbir duraksamaya yer vermemesi” gerektiği, özellikle tahkim şartından sonra bazı ihtilafların çözümü hakkında mahkemelerin yetkisi konusunda anlaşma yapılması, tahkim iradesinin mutlak ve kesin olmadığı şeklinde yorumlanmaktadır. (11 HD. 15.02.2011 T. 2009/3257-2011/1675)