7. Hukuk Dairesi 2025/1376 E. , 2025/2266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/768 E., 2022/870 K. Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar dâhili davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAV
**7. Hukuk Dairesi 2025/1376 E. , 2025/2266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/768 E., 2022/870 K. Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar dâhili davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti Hazineye ait 2, 11, 1174, 1175, 3803 ve 4279 numaralı kadastral parsellerin ............. Belediyesince imar uygulamasına tabi tutulduğunu, uygulama sonucu oluşan 1534 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dop olarak ihdasen ..........Belediyesi adına tescilinin yapıldığını, İmar Kanunu uyarınca DOP payının satılamayacağını, buna rağmen DOP paylarının belediyece kooperatiflere satıldığını, bunun üzerine idari yargıda imar planının iptali, adli yargıda da tapu malikine karşı tapu iptali ve tescil davası açıldığını belirterek 1534 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptalini, davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu taşınmazı üye oldukları kooperatiften satın alan 3. kişi konumunda olduklarını, bu işlemler sırasında tapuda herhangi bir şerhin mevcut olmadığını, taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldıklarını, iyiniyetlerinin korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Dâhili davalı ... Belediyesi vekili; aynı taşınmazla ilgili 2009/113 Esas sayılı davanın kesinleştiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca protokol kapsamında devredilen taşınmazların mülga ......... Belediyesi tarafından rant amaçlı kurulan paravan kooperatiflere tahsis edildiğini, ancak yapılan tahsis ve satış işlemlerinin usulsüz olduğunu, tahsis işleminin belediye meclis kararı ile yapılması gerekirken encümen kararı ile yapılması ve bu encümen kararının yolsuz olmasının belediyenin protokole aykırı davrandığını göstermediğini belirtmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkeme 23.03.2017 tarihli kararında, davalı gerçek kişilerin mülkiyet hakkının Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/113 Esas sayılı kararıyla son bulduğu, mülkiyetin dava dışı Belediye üzerine geçtiği gerekçesiyle pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar vermiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma İlâmı Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.03.2021 tarihli ve 2017/4990 Esas, 2021/1826 Karar sayılı ilâmında özetle; taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile....... Belediyesi adına tesciline karar verildiği, 22.11.2016 tarihinde kesinleştiği, taşınmazların dava tarihi itibariyle davalılar adına kayıtlı olduğu, Mahkemece dava dışı ..... Belediyesini davaya dâhil etmesi için davacıya süre verilmesi ayrıca imar uygulamasının iptal edilmesi hâlinde dava konusu imar parsellerinin sicil kayıtlarının dayanaksız kalıp yolsuz tescil durumuna düşeceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi gereği kayıt malikinin iyiniyetli olduğundan söz edilerek imar parselinin varlığı korunamayacağından dava konusu imar parsellerinin dayanağı olan imar uygulamasının iptal edilip edilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Mahkemece Bozma İlâmı Üzerine Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 1534 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bölgedeki birçok taşınmazla birlikte belediye meclis kararı olmaksızın usulsüz alınan encümen kararı uyarınca kooperatiflere satıldığını, kısa süre içerisinde üçüncü şahıslara devredildiğini, Antalya 1. İdare Mahkemesinin 1998/595 Esas sayılı kesinleşen kararı ile bölgede yapılan imar uygulamasının iptaline hükmedildiğini, dava dışı kooperatif adına yapılan tescil ve sonrasında kooperatif üyesi olan davalılara intikal eden mülkiyet yönünden yolsuz tescilin mevcut olduğunu, yolsuz tescil nedeniyle en baştan beri yok hükmünde olan tescil öncesindeki hukuki duruma dönülmesi gerektiğini, taşınmazın ...... Belediyesi adına tescilinin devamını haklı kılacak herhangi bir hukuki nedenin mevcut olmadığını, yolsuz tescil öncesinde taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davalılar adına kayıtlı olan tapunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dâhili davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu taşınmazın mülga Çalkaya Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması neticesinde ihdastan tescil edilen bir parsel olduğunu, ihdaslar nedeniyle oluşan Hazine zararlarının karşılanması amacıyla ..., Antalya Büyükşehir Belediyesi ve müvekkil ..... Belediyesi arasında 21.02.2018 tarihli "Sulhname" imzalandığını, Maliye Hazinesinin tüm zararları karşılanmasına rağmen bu davadan vazgeçmediğini, Mahkemenin işbu evrakları dosya içerisine alıp dava konusu taşınmazın sulhname kapsamında olup olmadığını tespit etmesi gerektiğini, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait 1174, 1175 ve 3803 sayılı kadastral parseller kamulaştırıldığı için imar planı iptal edilse dahi mülkiyetinin Maliye Hazinesine değil müvekkili Belediyeye döneceğini, ihdastan gelen dava konusu parsel için mülkiyeti Maliye Hazinesine ait parselden gelmiş gibi belediyenin fazladan bedel ödeyerek Hazineden taşınmazı devraldığını, dava konusu taşınmazın DOP kesintisinden belediye adına tescil edilmediğini, kadastro yolu, imar yolu veya dere yatağı gibi tescili tâbi olmayan bir alandan ihdasen tescil edildiği için imar planının iptali sonucu yolsuz tescil durumuna düşen bu parselin ... adına tescilinin planlama tekniği açısından da mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1 hükmü gereğince karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 28.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.